Kalem Suresi

Kalem Suresi Hakkında

Kur’an-ı Kerim’deki sıralamaya göre altmış sekizinci süredir. Bu Mufassal kısmı Beşinci süreler grubunun Beşinci ve son suresidir. 52 ayettir Mekke’de nazil olmuştur. Kalem suresi Mekke’de inen, iman ve inanç esasları üzerinde duran surelerdendir. Bu sure, şu üç ana konuyu ele alır:

a- Peygamberlik ve Mekke kâfirlerinin, Hz. Muhammed (a.s.)’in da­veti konusunda yaymaya çalıştıkları şüpheler.

b- Allah’ın nimetlerine karşı nankörlüğün neticesini açıklamak gaye­siyle anlatılan “Bahçe sahiplerinin kıssası

c- Ahiretin sıkıntılı ve dehşetli halleri Allah’ın, müslüman ve kâfirler için hazırladığı şeyler.

Fakat bu mübarek sûrenin üzerinde durduğu ana konu, Hz. Mu­hammed (a.s.)’in peygamberliğini ispat konusudur.

Bu sûre-i celîle, Rasulullah (s.a.v)’m kadrinin yüceliğine, şerefine ve müşriklerin ona yapıştırmak istedikleri -haşa- delilik ithamından uzak olduğuna dair yeminle başlar. Onun yüce ahlâk ve menkıbelerini anlatır.

Sonra sûre, kâfirlerin, Rasulullah (s.a.v)’m daveti karşısındaki durum­larını ve Allah’ın onlar için hazırlamış olduğu hesap ve cezayı ele alır.

Bundan sonra sûre, Mekke kâfirlerinin Yüce Allah’ın kendilerine pey­gamberlerinin sonuncusunu göndermek suretiyle ihsan ettiği en büyük ni­mete nankörlük etmeleri ve onu yalanlamaları hususunda, ağaçlı, ekinli ve meyveli bahçe sahiplerinin kıssasını misal getirir. Şöyle ki, bahçe sahipleri Allah’ın nimetine nankörlük etmişler, fakir ve düşkünlerin haklarını verme­mişlerdi. Allah da bahçelerini yaktı ve onların kıssasını ibret alacaklar için bir ibret yaptı.

Bundan sonra sûre, Kur’ân’ın kullandığı korkutma ve teşvik etmeyi birlikte yapma üslubuna göre, mü’minlerle kâfirleri beraber anlatarak mu­kayese eder.

Bu mübarek sûre, kıyameti onun sıkıntılı ve dehşetli hallerini ve kâfirlerin bu zor günde durumlarını ele alır. Bu öyle bir gündür ki, kâfirler o gün, Âlemlerin Rabbine secde etmeleri kâfirlerden istenir, fakat bunu yapa­mazlar:

Bu mübarek sûre, Rasulullah (s.a.v)’a, müşriklerin yaptıkları eziyet­lere sabretmesini, Yunus (a.s)’un yaptığı gibi sabırsızlık göstermemesini emrederek sona erer. 

Bismillâhirrahmânirrahîm

1, 2. Nûn, Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıkla­rına andolsun ki (Resûl’üm), sen Rabbinin nimeti saye­sinde- mecnun değilsin.

3.Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.

4.Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

5, 6. Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da.

7. Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir, hidayete erenleri de en iyi bilen O’dur.

8. O halde, yalanlayanlara boyun eğme!

9. Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10, 11, 12, 13, 14. (Resulüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, dâima kusur arayıp çekiştiren, durma­dan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, müteca­viz, günaha dalmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan son­ra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbi­rine mal ve oğulları vardır diye sakın uyma.

15. Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, o “Önceki­lerin masalları!” demiştir.

16. Biz yakında onun burnuna damga vuracağız.

17. Biz, vaktiyle “bahçe sahiplerine belâ verdiği­miz gibi, bunlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sa­hipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (n mah­sullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi.

18. Onlar istisna da etmiyorlardı.

19, 20. Fakat onlar daha uykudayken Rablerinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi

21, 22. (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken, “Ma­dem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsûlünüzün ba­şına gidin!” diye birbirlerine seslendiler.

23, 24. Derken, “Aman, bugün orada hiçbir fakir yanınıza sokulmasın!” diye birbirlerine seslendiler.

25. Güçleri yettiği halde, onları yardımdan mah­rum etmek gayesiyle erkenden yola düştüler.

26. Fakat bahçeyi gördüklerinde, “Mutlaka yolu­muzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.

27. “Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!”

28. Ortancaları, “Ben size, Rabbinizi teşbih etme­niz gerekmez mi, diye söylemedim mi?” dedi.

29. “Rabbimizi teşbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz.” dediler.

30. Ardından, birbirlerini kınamaya başladılar.

31. (Nihayet) şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.

32. Belki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz (artık) Rabbimizi arzuluyoruz.”

33. İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

34. Şu da muhakkak ki, takva sahipleri için Rabbleri katında nimetleri bol cennetler vardır.

35. Öyle ya, (Allah’a) itaat edenleri, (o) asiler gibi tutar mıyız hiç?

36. Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsu­nuz?

37. Yoksa size ait bir kitap varda, ondan mı oku­yorsunuz?

38. Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi okuyorsunuz)?!

39. Yoksa, “Ne hükmederseniz mutlaka sizindir” diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş kıya­met gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

40. Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savuna­cak?

41. Yoksa ortakları mı var onların? Sözlerinde doğru iseler, hadi, getirsinler ortaklarını!

42. O günün şiddetine dayanılamaz ve secdeye davet edilirler; fakat güç yetiremezler.

43. Gözleri düşük bir halde kendilerini zillet bürür. Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.

44. Sen bu sözü yalan sayanı bana bırak. Yakında biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırırız.

45. Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim in­tikamım çok çetindir!

46. Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

47. Yahut gaybin bilgisi onların nezdinde de, on­lar bunu oradan mı yazıyorlar?

48. Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi gibi olma. Hani o, dertli dertli Rabbine niyaz etmişti.

49. Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş ol­saydı o, mutlaka, kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.

50. Fakat ardından, Rabbi onu seçti ve onu Salihlerden kıldı.

51. O inkâr edenler Kur’an’ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâlâ da “Hiç şüphe yok o bir delidir” derler.

52. Oysa o Kur’an âlemler için ancak bir öğüttür. “Tefsirlerin Özü”

Kalem Suresi Nüzul Sebebi

2 – Sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin. 

İbn Cureyc’den rivayet olunmuştur. O der ki: “Müşrikler. Hz. Peygamber (sav) hakkında, onun mecnun olduğunu, içinde şeytan bulunduğunu söylüyorlardı. Allah, onların bu iddialarını reddetmek onları yalanlamak için bu ayet-i kerimeyi inzal buyurdu.” Bu haberi İbnu’l Munzir rivayet etmiştir.

4-Ve sen büyük bir ahlak üzeresin!

Hz. Aişe (ra)’den rivayet olunmuştur. O der ki: “Hiç kimse Hz. Peygamber (Sav)’den daha güzel ahlâklı değildir. Ashabından ve Ehli Beytinden her kim O’nu bir şey için çağırmışsa, hep “olur” demiştir. İşte bu yüzden Allah O’na'”. “Ve sen büyük bir ahlak üzeresin!”, ayeti kerimesini inzal buyurmuştur.” Bu haberi ibn Merdeveyh ile Ebu Nuaym rivayet etmiştir.

Yine Hz. Aişe (ra)’den rivayet edilmiştir. Ona Hz. Peygamber (sav)’in ahlakı soruldu. O.

– Onun ahlakı Kur’an idi. Kur’an’ın razı olduğuna rıza gösterir, Kızdığına kızardı. Ne doğuştan ne de sonradan kötü biri değildi. Pazarlarda

bağırmazdı. Kötülüğe kötülükle mukabele etmez, fakat affeder, görmezlikten gelirdi.” Tirmizi Sünen K. el – Bir B. 69

10-14-Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, iki yüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye – mal ve evlat sahibi oldu diye boyun eğme.

15-Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman; “‘eskilerin masalları” dedi.

16-Yakında onun burnunu damgalayacağız.

Bu ayeti kerimeler, Ahnes b. Şurayk hakkında nazil olmuştur. Ancak Esved b. Abd Yağuş hakkında nazil olduğu söylendiği gibi, Velid b. Muğire hakkında nazil olduğu da söylenmiştir. Bu haberi İbn Ebi Hatim rivayet etmiştir.

Kalem Suresi Hakkında Abdulkadir Geylani:

Ey tevhid yolunu arayan ve isteyen kimse! Allah seni doğru yola iletsin. Yapman gereken şudur: Allah’ın emirlerini yerine getirme yolundaki sıkıntılara ve mahbubumuzun yolunda yürürken karşılaştığın zorluklara, özellikle de doğru yoldan ve ilahî adalet caddesinden sapıp ayrılan sahtekarların eziyetlerine sabretmeli, onlara aldırış etmemeli ve onlardan intikam alınması konusunda acele etmemelisin. Çünkü onların şerrini senden uzaklaştırmaya Allah yeter. Bu yüzden sabretmeli ve vakarını korumalısın. Emir; hakîm, cebbar, kadir ve kahhâr olan Allah’ın elindedir. O azgın inkarcılardan en layık vech ile intikam alacaktır. Geylani Tefsiri

Kalem Suresi’nin Fazileti Ve Yararları:

Kim Kalem suresini okursa, Allah’u teâlâ ona ahlâkını güzelleştirdiklerinin sevabını verir. (Hadis-i şerif-Kadı Beydavi Tefsiri)

Bir çok Alimler bu ayetleri nazar değmemesi için okumuşlar ve tavsiye etmişlerdir.

  • Kalem suresi sınava girecek öğrencinin kalemine 1-3 veya 7 defa okunduğu takdirde Allah’ın izni ile öğrenci başarılı olur.
  • Zihin açıklığı için okunur.
  • Zalimin zulmünden korunmak ve her muradın halli için her gün okunmaya devam edilmelidir.
  • Kaza ve belalardan emin olmak ve kabul olunması istenilen hayırlı murat için 10 defa okunur ve dua edilir. Allah’ın izni ile hayırlı muradı hasıl olacaktır.
  • Şerden korunmak ve her murada nail olmak okunmalıdır.
  • Bir şeyi öğrenmek isteyip de bir türlü öğrenemeyenlerin zihnini açmak için ilk 5 ayeti okunur.
  • Vücutta oluşan yara ve çıbanlara karşı kalem suresinin 16-19 ayetleri bir defa okunmalı 20. ayeti ise 7 defa tekrar edilmelidir. Allah şifa verecektir.
  • Alimler nazardan korunmak ve kurtulmak için 51-52. ayetlerini okumuşlar ve okunmasını da tavsiye etmişlerdir. Bu ayetler nazar isabet etmiş kimseye 7 defa okunursa Allah’ın izni ile şifaya kavuşacaktır. Eğer nazar isabet eden kişinin durumu ağır ise 10-40 veya 100 defa hastanın üzerine ve suya okunur. Hasta bu sudan içer ve hastanın vücuduna bu sudan sürülür. Allah’ın izni ile şifa bulacaktır.
  • Haset edenlerin hasedinden ve aç gözlü insanların kötü bakışlarından zarar görmemek için temiz bir kağıt üzerine besmele yazdıktan sonra Kalem suresinin 51-52. ayetlerini 25 defa yazıp, o kağıdı da 7 kat bir naylon ile sarıp üzerinde taşımalıdır.  

Kalem Suresini Dinle

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir