Kalp gözünüz açılır mı?

Kalp gözünüz açılır mı?

Allah’ın kalp gözü açık olan veli kulları vardır. Bu zatlar kabirde yatmakta ehli kuburun hallerine vakıf olabilirler. Bu kişiler hayattaki insanların manevi hallerini ve görebilme gibi keşif halleri kendilerine verilmiştir. Kalp Gözü, maneviyat gözü anlamında kullanılmaktadır. Yani insanın maddi alemden başka manevi alemlere nüfus edebilmesidir. Bu hem bir ihsan’ı ilahi hem de insanın gayret ve çalışmasına bağlı olan bir mertebedir. Dolayısıyla Kalp gözü açık olan insanlar normal insanların görmediği birçok şeyi görürler. 

Bildiğiniz üzere İslam’a göre insanlar ve hayvanlar dışında bizim göremediğimiz varlıklar de mevcuttur. İşte bunun için göz perdesi denilen şeyinin kalkması gerekiyor. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki kalp gözünün açılması demek madde ile soyut varlıkların ayrıştırılması demektir. Öncelikle her kim kalp gözünü açmak istiyorsa, İslam’ın kurallarına tam uyum içinde olması gerekmektedir. Dünyevi işlerden uzak durması gerekiyor, harama helale dikkat etmesi gerekiyor, harama bakmayan birisi olması gerekiyor, her hareketiyle Allah’a yönelmiş birisi olması gerekiyor. Yani kısaca Salihlerin ve velilerin hayatını yaşıyor olması gerekiyor ki kalp gözünü açabilirsin.

İnsanoğlunun kalp gözünün, her ibadet eden kişinin açılır demek doğru olmaz. Bunun açılabilmesi için kişi dünyadan soyutlanmış olmalı. Takva sahibi olmak gerekir, takva hayatı Allah korkusu ile hayatının her alanından haramların arındırılması ve İslam’ın gerekliliklerini tam anlamıyla yerine getirilmesi ile oluşur. Harici yollarla kalp gözünü açmaya çalışan bazı kişiler sonradan büyük sıkıntılar yaşamışlardır.

İnsanoğlunun fani alem ve ruhi alem olmak üzere iki ayrı boyut vardır. Bu boyutlardan geçiş yapmanın yolları diğer kutsal kitaplarda zikredilmiştir. Hepsi incelendiğinde görüleceği üzere sistem veya yolları benzerlikler göstermektedir. Kalp gözü açılmasını istemek arkasını görmeden bir hevesin peşine koşmak gibidir. Kalp gözü açılınca görülenler karşısında sıkıntı yaşayanlarda çoktur. Ejderhalar, çeşitli çirkinlikte yaratıklar, şekilleri değişmiş insanlar vb. daha birçok durumla karşılaşırsınız. Hastanelerde sonra size yardımcı olacak kimseyi bulamaya bilirsiniz. Ruh ve sinir hastalıkları bölümleri bu tür olaylara maruz kalmış kişilerle doldur. O yüzden karanlıklar sizi cezbetmesin siz Allah’a için ibadetlerinizi eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye, her gün devamlı olarak günde beş vakit namazı kılmaya devam etmeniz kalp gözünüzün açılmasına vesile olacaktır.

“(Ona) “Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir” (denir.)” Kaf:22 Allah kalp gözünü açacak olandır. Hiçbir beşer kimsenin kalp gözünü açamaz Allah’ın kendisine yaklaştırdığı ve yakın kıldığı kullar makamına yükseltir. İnsanın bizzat görüp idrak etmesi, işitip bellemesi kadar eğitici ve terbiye edici bir yol yoktur. Kalp gözü açılınca ibadet ve taatte lezzet, cennetin bahçelerini, cehennemin alevlerini, görevlilerini, kanattaki zenginliği fark edebilir, zorluktaki kolaylığı Hak yolunda cefa ve safayı temaşa edebilir.

insanın görüyormuş gibi ibadet etmesi her şeyi değiştirir. Öyle ki kulağın iman hakikatlerini duyuşu, huyları değiştirir. Gözün mana alemlerini apaçık görüşüyle öz değişir. Her göz görmüyorsa kusur hakikat de değil gaflet perdesi ile örtülü gözdedir. Hz Mevlana: “Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ve Hz Peygamberin hadis-i şeriflerini okumadan evvel kendini gül bahçelerindeki güzel kokularını duyuyormuş gibi olmalısın. Duymuyorsan kusuru bahçede değil gönlünde ve burnunda ara.” 

Hz Mevlana aklın hududunu şöyle ifade eder akıl zaruridir ama insan da ancak aklın sınırlı olduğunu anlayacak kadar akıl olmalıdır. Çünkü akıl ancak doğru kullanıldığında insana insani değeri kazandırır. İnsan aklını ve kalbini kullanması ile değer kazanır. Görmek için göz yetmez Ayrıca görmeye etki edecek derecede ışığa ihtiyaç vardır ki, Basiret gözü içinde Cenabı Hakk’ın hidayet nuru şarttır. 

Şimdi her hal tamam benim gönül gözüm açılması için ne gibi katkılarda bulunabilirsiniz derseniz size anlattıklarımı iyice teffekkür etmemiş olabilirsiniz! Lakin biz yinede bir yol tarif edelim: 

1- Kendinize bir güvenli alan “Halvet yeri” edinin.

2- Koruma dairesini Ayetel kürsi ile Çevirin bunu sonuncu daire olacak şekilde sağ,sol,ön,arka,alt,üst,iç,külliye dokuz ayetel kürsi okuyunuz

3- 101 defa yasin suresi 1-3 ayetlerini okuyunuz

4- 101 defa “Selamun Kavlen Mir Rabbi Rahim” okuyunuz

5- 25 kere Kaf:22 ayetini okuyunuz

6- 101 kere çekilmek üzere şu esmaları zikir edeniz:

a- Ya Semi – Ya Basir

b- Ya Zahir – Ya Batın

c- Ya Fettah – Ya Latif

d- Ya Kayyum – Ya Rahman

7- 101 kere Fetih Suresi 1.ayet “inna fetehna…”

Bu dediklerimizi huşu içinde Allaha yakınlık niyeti ile yapınız aklınız ve gönlünüz gül bahçesinde olsun hatırlatması ile bir sıkıntınız olursa bize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz. Aşk başkadır. Menfaatler başka neyi niçin arzuladığınız çok önemlidir. Kalın sağlıcakla 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir