Kaza Namazları

Bismillahirrahmanirrahim

Kaza namazları:

Akıl ve dini acıdan yükümlü olan Müslümanların vaktinde namazlarını kılmaları güzel bir davranıştır. Özürsüz olarak namazların vaktinden sonraya bırakılması kişinin günahkar  olmasına sebep olur. Özürsüz namazları terk etmek büyük günahtır. 

Meşru Özürlerden Dolayı Namaz Tehir Edilir:

Meşru olan özürlüler den dolayı namazı terk etmek de bir günah yoktur. Bu özürler den bazıları şunlardır; Düşmandan  korkmak, doğum esnasında vaktin geçmesi, anne ve çocuğun ölüm tehlikesiden dolayı namaz tehir edilebilir. Peygamber (sav) Hendek Savaşında namazlarını tehir etmiştir. Uyku sebebiyle, unutarak yahut şüphelenerek namazı terk etmekten ötürü namazın kaza edilmesi vacip olur.

Malikilere göre bayılmak, kafir olmak, hayız ve Nifas halinde bulunmak Yahut  temizleyici su veya Toprak bulamamak gibi sebeplerden ötürü kılınamayan namazların kazası vacip değildir demişlerdir. Uyku yahut unutma sebebiyle kılınamayan namazlardan dolayı kişi günahkar olmaz namazını kaza etmesi gerekir.

Alimler  Hayız ve Nifas hallerinde  kadınlardan namaz borcunun düştüğü konusunda ittifak etmişlerdir. Bu namazların kaza edilmesi gerekmez.

Hanefilerde beş vakit namaz suresi içinde ve daha fazla devam eden delilik yahut bayılma halinden ötürü namaz borcu düşer demişlerdir. Hanefiler de Malikiler gibi aynı görüştedirler. Hz. Ali (ra); bir gün bir geceden daha az baygın kalmış, ayılınca geçen namazlarını kaza etmiştir. Hz. Ammar b. Yasir (ra)’de bir gün, bir gece baygın kalmış, ayıldıktan sonra geçmiş namazlarını kaza etmiştir. Yine Abdullah b. Abbas (ra) bir gün, bir geceden daha fazla baygın kalmış ayıldıktan sonra geçmiş olan namazlarını kaza etmemiştir. Sahih olan kavle göre; bir gün, bir geceden fazla baygın kalan kimse, ayılınca geçen namazlarını kaza etmez. Daha az olursa kaza eder.

Kazaya Kalan Namazlar Nasıl Kılınmalı:

Vaktinde kılınmayan namazların kazasının Hanefilere göre ister seferde olsun ister mukim olsun kazaya bıraktığı namazın vasfına göre kazasını yapar. Seferdeyken seferi olarak kazaya kalmışsa namaz seferi olarak kılınır. Mukim olarak oturduğu yerde kazaya kalmışsa ise vaktin rekat adedince kazasını yerine getirir. Namaz sesli okunup kılınan namaz ise veya sessiz okunarak kılınan namazlardan ise namazın keyfiyetine göre hareket edilir. Yani öğle namazı ise sessiz akşam kaçırılmışsa sesli olarak okunmalıdır. Bu namazları tek başına kılan kişi ister açıktan isterse gizli olarak okumakta serbesttir cemaatle kılacak sa kıraatin açıklığına ve kapalılığına göre hareket eder.

Kazaya Kalmış Namazlar Hemen Kılınmalıdır:

Kazaya kalmış olan namazların hemen  kaza edilmesi vaciptir. İster özürlü kazaya bırakılsın isterse özürsüz bırakılmamış olsun hüküm değişmez. Kaza namazlarını kılarken tertibe riayet etmek vaciptir. Sadece Şafiilerde riayet etmek sünnettir.

Hanefi mezhebine göre vitir dahil kılınamayan beş vakit namaz ile vakit namaz arasındaki tertibe riayet etmek gerekmektedir. Ancak vaktin kaçmasından endişe duyuluyorsa ilk önce vakit namazı kılınır sonra kazaya kalmış olan namazlar kılınır.  Bir kişinin birçok kazaya kalmış namazı var ise bunları kaza ederken bir tertibe sokarak kılmalıdır. Eğer altı vakitten fazla kazaya kalmış olan kaza namazları var ise burada tertip düşer. 

Miktarı Belli Olmayan Kaza Namazları:

Bir kimsenin çok miktarda kaza namazı mevcut ise kanaat itibariyle bu borçtan kurtuluncaya kadar Kaza namazları kılması üzerine vaciptir. Hanefi mezhebi, Maliki, Şafii ve hanbeli mezhebi bunda hemfikirdir. Hanefiler sadece kaza namazı kılacak olan kişi en son Öğle namazına diye veya ilk öğle namazına diye niyet etmesi süreci kolaylaştırır demişlerdir. Diğer üç mezhepte ise zaman belirtmeye gerek yoktur. Sadece Namazın hangi vakit olduğunu belirtmesi yeterlidir demişlerdir.

Mekruh Vakitlerde Kaza Namazı:

Üç vakitte farz veya vacip namaz kılmak caiz değildir. Bunlar;  Güneş doğması, güneşin istiva vakti, gün batımında güneşin kızarma vaktidir. Hanefilerin görüşü bu şekildedir. Şafii, Maliki ve Hanbelilere göre ise mekruh olsun veya olmasın bütün vakitlerde  kazaya kalan namazların farzını kılmak caizdir görüşünü ortaya koymuşlardır.

Bir örnek verilecekse güneş sabah namazı esnasında doğduğunda Hanefilere göre namaz bozulur. Çünkü; namaz mekruh vakitte kılınmış olur demişlerdir. Diğer mezhep fakihlerin görüşlerine göre; Bir kimse sabah namazı kılarken Güneş üzerine doğmuş olsa bu namazı tamamlamalıdır. Çünkü Ebu Hureyre’den rivayet edilen hadis-i şerifte peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Her kim güneş batmadan önce ikindi namazının  bir secdesine yetişirse namazını tamamlasın, güneş doğmadan önce sabah namazının bir secdesine ulaşan kişi yine namazı tamam tamamlasın.” Buhari ve Müslim

Kaza Namazları Hakkında Sonuç Olarak:

Müctehid imamlar; kaza namazı bulunan mükelleflerin, bunları acilen kılmaları gerektiği hususunda müttefiktirler. Bu hususta hiçbir ihtilaf yoktur. Ancak üzerinde kaza namazı bulunan kimseler, “Nafile namaz kılabilir mi, kılamaz mı?” konusunda farklı içtihatlar mevcuttur. İmam-ı Şafii (rha)’den rivayet edilen zahir kavle göre; üzerinde kaza namazı bulunan kimse, beş vakit namazın sünnetleri de dahil olmak üzere, hiçbir nafile namazla meşgul olamaz. Kaza namazlarını kılmak zorundadır. 

İmam-ı Ahmed (rha) ve İmam-ı Malik (rha)’ten de aynı kavil rivayet edilmiştir. İbn-i abidin bu konuyu izah ederken: “Nafile namazlara gelince; bu babta Muzmirat’ta şöyle denilmiştir: “Geçmiş namazların kazasıyle meşgul olmak nafilelerden daha evlâ ve mühimdir. Bundan yalnız farz namazların sünnetleriyle kuşluk ve tesbih namazları, bir de hakkında hadis rivayet edilen namazlar müstesnadır”buyurmaktadır. 

Feteva-ı Hindiyye’de: “Hüccet’de: “Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namazları kılmaktan çok daha ehemmiyetli ve çok daha münasiptir. Yalnız ma’ruf sünnetler bu hükümden müstesnadır. Bunlar nafile niyeti ile kılınır. Başkaları ise kaza niyetiyle kılınır. Muzmirat’ta da böyledir”hükmü kayıtlıdır.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın