KIYAMETİN YAKINLIĞI

Rasulullah sav kıyamet vaktini kesin bir şekilde bilmediğini, ancak vaktin de yaklaştığını biliyordu. Allah cc. muhammed ümmetinin çoğalması  için ümmetin ömrünü bereketlendirmiştir.  

Ä°lgili resimTaberani, her üç Mu’cen’inde de. İbni İmran (r.aydan rivayet etmiştir: “Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:
“Sizin, diğer ümmetlere göre varlığını sürdüreceği süre, bir günün ikindi vaktinden akşam güneşinin batmasına kadar olan süre kadardır.”

Ebu Davud, Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a)’tan rivayet etmiştir: Resulullah (a.s) söyle buyurdu:
“Ben yüce Allah ‘ın ümmetimi yarım gün geciktirmekle Rabbleri katında (yani kendi ilahi huzurunda) zor durumda bırakmayacağını umuyorum.”
“Sa’d (ra)’a: “Yarım gün ne kadardır?” diye soruldu. O da: “Beş yüz yıl” cevabını verdi.”

Resulullah (a.s)’ın kıyamet öncesinde gerçekleşeceğini bildirmiş olduğu olayların bir çoğu henüz gerçekleşmemiştir. Kıyamet yaklaşmakta lakin insanlar ise ondan kaçarak uzaklaşma yolunu aramakta bunun için birçok yollar denenmekte. Bu bir gaflettir.

Taberani, Abdullah bin Mes’ud (r.a)’dan rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:
“Kıyametin kopacağı vakit yaklaştı. Ancak bu sadece insanların uzaklaşmada ileri gitmelerini sağlamaktadır.”

Ahmed, Bureyde (r.a)’den rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s) söyle buyurdu:
“Ben kıyamet saatine çok yakın bir zamanda gönderildim. Öyle ki, neredeyse kıyamet benim gönderilmemden önce gelecek gibiydi.”

Ä°lgili resimBuhari, Abdullah bin Ömer (r.a)in şöyle söylediğini rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s)’n minberin üstünde durarak şöyle buyurduğunu duydum:
Geçmiş ümmetlerin yaşamış oldukları süreye nispetle sizin dünyada kalacağınız süre, (günün tamamına nispetle) ikindi namazından sonra güneşin batış vaktine kadar olan süre kadardır. Tevrat ehline, Tevrat verildi. Bunlar günün öğle vaktine kadar onunla amel ettiler.Sonra acze düştüler ve karşılıkları birer kırat (birer ölçek) olarak verildi. Daha sonra İncil ehline, İncil verildi. Bunlar da ikindi namazı vaktine kadar emel ettiler. Bunlara da karşılıkları birer kırat (birer ölçek) olarak verildi. Daha sonra bize Kuran-i Kerim verildi. Biz de güneşin batışı vaktine kadar bununla amel ederiz. Bize de karşılığımız iki şer kırat (ikişer ölçek) olarak verilir. Bunun üzerine önceki iki kitap ehli:

“Ey Rabbimiz! Şunlara karşılıklarını ikişer kırat (ikişer ölçek) olarak verdin, bize ise birer kırat (birer ölçek) olarak verdin. Oysa biz daha çok amel etmiştik” derler.

Yüce Allah da şöyle buyurur:
“Size verdiğim karşılık konusunda herhangi bir haksızlık yaptım mu?” Onlar “Hayır” derler. Yüce Allah da
İşte bu benim ihsanımdır, istediğime veririm” diye buyurur.”

Alimler Dünyanın ömrü ile ilgili farklı görüşler beyan etmişlerdir. Sa’id b. Cübeyr’ in İbn Abbas (R.a.)’tan rivayetine göre o, bütün zamanın.(dünyanın ömrünün) yedi bin yıl olduğunu söylemiştir.”

Vehb b. Münebbin ise, dünyanın ömrünün altı bin yıl olduğunu ileri sürmüştür.

Ebu Cafer’in ifadesine göre, Yahudiler ellerinde bulunan Tevrat’a dayanarak Hz. Adem (as)’in yaratılmasından Hz. Peygamber (S.a.)’in hicretine kadar geçen sürenin dört bin altı yüz kırk iki sene olduğunu ileri sürmüşlerdir·

Hıristiyan olan Yunanlılar ise Hz. Adem’in yaratılmasından hicrete kadar geçen sürenin beş bin dokuz yüz doksan iki yıl bir ay olduğunu söylerler.

Allahu alem…….