Kudüs’ün İngilizler Tarafından İşgali

Kudüs’ü 100 yıl önce İngilizler işgal etti

Kudüs 9-11 Aralık 1917 yılında İngilizler tarafından işgal edildi. 

Kudüs tarihteki en eski şehirlerdendir. Tarihçiler Kudüs’ün Mescid-i Haram’dan 40 yıl sonra kurulduğunu belirtirler. Milattan 3000 yıl önce, Şehre ilk hicreti Arap Kenâniler yaptı. Kudüs şehri göçler sonucunda genişledi ve Akdeniz’e kadar uzandı. 

Hz. Ömer Devrinde Kudüs’ün Alınması

İslam Ordusu Ubeyde Bin Cerrah önderliğinde şehri kuşattılar. Patrik Safronyus şehrin anahtarını Hz. Ömer’in kendisine vermek istedi ve Hz. Ömer şehre geldi. Maddi olarak bağlantı Hz. Ömer (r.a)’ın şehre gelmesiyle gerçekleşti (636). Şehri aldıktan sonra bir emanname (güven fermanı) yazıldı ve Hz Ömer (r.a) şehrin ismini İlya’dan Kudüs’e çevirdi.

Hz. Ömer (r.a) devrinden sonra Emeviler şehri kontrol altına aldılar ve çok önem verdiler. 661 ile 750 yılları arasında hüküm sürdüler. Abbasiler 750 ile 878 yılları arasında Kudüs şehrine hâkim oldular. Abbasiler, Fatimiler ve Karmatiler arasında olan askeri darbelerden dolayı şehirde istikrarsızlık yaşandı. 1071 tarihinde Selçuklular şehre hâkim oldu. Daha sonra Fatimilerle yaptıkları çatışmalardan dolayı haçlılar 88 yıl Kudüs’ü işgal ettiler. Toloni, İhsidi ve Fatimiler (Mısırlılar) zamanında Kudüs ve Filistin Mısıra tabi oldu.

Selahattin Eyyubi’nin Kudüs’ü Alması

1187 yılında Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü Hittin Savaşında haçlıların elinden geri almayı başardı. Kudüs halkına en iyi şekilde muamele yaptı. Kübbetü’s Sahra’nın üstündeki haç işaretini kaldırttı. Şehrin restore, mimari ve yenilenmesine çok önem verdi. Mübarek Mescid-i Selahattin Eyyübi’nin vefatından sonra Fransızlar kral Federik zamanında Kudüs’ü tekrar ele geçirdiler. İngilizlerin elinde 11 yıl boyunca kaldı. 1244 yılında Salih Kral Necmettin Eyyüp tarafından tekrar Müslümanlar tarafından geri alındı. 1243 ile 1244 yılları arasında Moğollar saldırıda bulundular ve şehri aldılar. Fakat Memlüklüler 1259 yılında Ayn Calut savaşında Seyfettin Kutz ve Zahir Bibars önderliğinde Moğolları yendiler. Ve 1517 yılına kadar Filistin Kudüs dâhil Mısır ve Şam’a hâkim olan Memluklerin hâkimiyetinde kaldı.

Osmanlının Kudüs’ü Alması

Osmanlılar 28 Aralık 1516’da Sinan Paşa önderliğinde, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferinde Kudüs’e girdiler. Kudüs’ün Fethinden sonra Yavuz Sultan Selim Mukaddes Kudüs şehrini 31 Aralık 1516 tarihinde ziyaret etti ve şehrin ismini Kudüs-ü Şerif olarak değiştirdi. Osmanlı Devleti Kudüs’e 400 yıl hâkim olmuştur. Osmanlı için Kudüs her zaman büyük önem taşımıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4.Murad, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve 2.Abdülhamid han Kudüs Şehri için pek çok hizmette bulunmuştur.

Yavuz’un şehre gelişi sırasında Kudüs’ün tüm ruhanîleri padişahı şehrin dışında büyük bir tâzimle karşıladılar. Yavuz, ruhanîlere gerekli ilgiyi gösterdikten sonra, şehrin tam karşısında otağını kurdurdu. Bu sıralar ikindi vaktiydi. Padişah akşam namazını Mescid-i Aksa’da kılacağını söyledi. Bunun üzerine görevlilere haber gönderildi. Kur’an’ın sitayişle bahsettiği bu kutsal mabed 12.000 kandille aydınlatılır. Padişah bu kutsal kente namaz vaktinden önce girer.

Önce Kubbetü’s Sahra’da Rummân Davud (a.s.) ile Nahl-i Hamza (r.a.) ziyaret eder. Sonra Hacer-i Sahra’y tavaf eder. Daha sonra Kubbe-i Sahra’nın altına iner ve burada iki rekât hacet namaz kılar. Buradan akşam namazının edası için Mescid-i Aksa’ya geçer. Görevliler, padişahı kokulu mumlarla karşılarlar. Sultan burada akşam namazını edâ ettikten sonra, biraz dinlenir. Daha sonra burada iki rekât hacet namazı kılar, dualar eder. Yatsıyı da eda ettikten sonra otağına döner. Sultan, ertesi sabah binlerce koyun ve deve kurban ettirir. Kubbe-i Sahra’yı ziyaret eder ve Mescid-i Aksa’da iki rekât hâcet namaz kılar. Daha sonra şehri gezer, Kudüs halkına ihsanlarda bulunur. 1 Ocak 1517’de Kudüs Şehrinden ayrılır.

Yavuz Sultan Selim, 1516’da Kudüs’e, şenlik alayı ile girdiği bu kutsal toprakları tam dört asır adaletle hükmetmiş ve sonunda 9 Aralık 1917’de geride yüzlerce eser ve kahramanlık öyküleri bırakarak terk etmişti.

Osmanlı’nın Son Mücadelesi 

1.Dünya savaşında Filistin’de de bir cephe açılmış, İngilizlerin önderliğindeki İtilaf Devletleri ile Osmanlılar kanlı bir savaşa başlamışlardı. 1917 Ekim’inde General Allenby komutasındaki 130 bin  kişilik işgalci İngiliz ordusu Gazze’yi kuşattığında Kudüs’ün akıbeti de belli olmuştu. Alman subaylarının da yer aldığı Türk Ordusunun hali içler acısıydı. Siperdeki askerin üzerinde neredeyse üniforma bile yoktu. Cephaneleri tükenmişti, Kumanyaları yoktu ve cephede yarı aç yarı tok savaşmak zorundaydılar. Bu durumdaki kahraman Türk askerleri kuşatmaya ancak üç ay direnebildi ve sonunda İngiliz 20. Kolordusu karşısında çekilmek zorunda kaldı. 

Türk Birlikleri geriye çekilirken amaçları Yarmuk Nehrini geçip orada direnmekti. Bunu sezen İngiliz Albay Lawrence, Şerif Hüseyin liderliğindeki hain Arap gruplarla işbirliği yaparak, demiryolu ve köprülere sabotajlar yaptılar, erzak depolarına saldırdılar. Türk Ordusu içerden hain Araplardan, dışarıdan İngilizlerden büyük bir kuşatma altındaydı; ancak buna rağmen teslim olmuyorlardı.

General Allenby anılarında bu tabloyu şöyle çiziyor: “Türkler ürküten, delice bir mücadele gücüne sahip. Savaş kabiliyetlerini tamamen yitirdiler ama hala çarpışmaya devam ediyorlar. Bir avuç Türk’ün siperlerde mahpus olduklarını bile bile ateşi kesmemeleri ve mücadele etmeleri yüzünden zaman kaybediyoruz.”

İngiliz birlikleri 16 Kasım’da Kudüs’ün liman şehri Yafa’ya çıktılar. Türk askerleri burada üç hafta boyunca göğüs göğüsse savaşıyor ve kahramanca direniyordu. Sadece Kudüs savunmasında 30.000 vatan evladı şehit düştü. Osmanlı Ordusunun Zeytin Dağı eteklerinde haftalarca süren savunmasından sonra Kudüs düşmüştü. 9 Aralık 1917’de Osmanlı Askerleri Kudüs’ü ağlayarak terk ediyordu. 11 Aralık 1917’de İngiliz General Edmund Allenby, Yafa Kapısı’ndan muzaffer bir edayla Kudüs’e girerek kenti işgal etti. 

Kaynak: Kudüs’ü 100 yıl önce İngilizler işgal etti, Mirasımız Kudüs 

 

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir