Kulların Fiilleri

Bismillahirrahmanirrahim

Kulların Fiilleri:

Kur’an-ı Kerim’de Allah Azze ve Celle her şeyin yaratıcısı olduğunu belirtmiştir Ne insan ne de insanın filleri Allah’ın takdirinin dışına çıkamaz. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:

“Allah, her şeyin yaratıcısıdır; 0, her şeye vekildir.” (Zùmer, 62)

Şeyh Abdülkadir el-Geylani bu konuda akidesini zikretmiş ve kulların fiillerinin Allah’ın yaratmasıyla olduğunu, işte o zaman bu fiillerin kulların kazancı olduğunu ikrar etmiştir:

“İtikadımız odur ki; kulların fiillerini Allah yaratmıştır. Onların hayrı ve şerri de o kulların kazancıdır, iyisi ve kötüsü kulların çalışmasına göre olur. Her ne olursa olsun; ister masiyet isterse taat. Bu, “Allah masiyet emrini vermiştir” anlamına gelmez. Ama Allah onu takdir ve hüküm etmiştir. Kulun niyetine göre, kastına göre meydana getirmiştir. Allah rızıkları pay etmiştir; takdirini kullanmıştır. Onların gelmesini tutmak isteyen hiç kimse tutamaz. Onların gelmesine engel olmak isteyen hiç kimse engel olmaz. Gelecek rızkın ne ziyadesi eksik olur; ne de noksanı artar. Ne yumuşağı sert olur; ne de serti yumuşak olur. Yarının rızkı bugünden yenmez. Zeyd’in kısmeti Amr’a gitmeyeceği gibi; Amrın kısmeti dahi Zeyd’e gitmez.

Allah Teâlâ, helali nasıl rızık olarak vermiş ise, haramı da öyle nak olarak verir. Ama bunun manası şu demektir; Helal rızık bedenin gelişmesi için nasıl gıda olur ise, haram da öyle olur.

Bedeni durulur, kuvvet olur. Bu, Allah’ın haramı mubah kıldı anlamına gelmez. Katilin durumu da anlatıldığı gibidir. 0, ölenin kendisine takdir edilen ömrünü yarıda kesmez. Elbette o kendi eceli ile ölür. Suda boğulanın, üzerine duvar çökenin uçurumdan atılanın, aslanın parçaladığı kimsenin, durumu da üstte anlatıldığı gibidir. Yani; Bütün bu ölenler, kendilerine takdir edilen ecelleri ile ölürler. Müslümanların ve müminlerin hidayeti, Yüce Allah’a karşı küfre girenlerin dalaleti de tümden Yüce Allah’ın fiili ve sanatı ile olmaktadır. Kendi mülkünde onun ortağı yoktur.” 

Yüce Allah’ın kainatta yarattığı fiiller iki kısma ayrılır;

Birincisi: Yüce Allah’ın mahlukatın fillerini, onların istek, irade ve seçme hakları dışında yönlendirmesi, kendi isteğine göre şekillendirmesidir. Çünkü Yüce Allah sadece kendi dilediğini yapar. Öldürmek, diriltmek, hastalık ve şifa vermek gibi filler bu kabildendir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Allah sizi ve sizin yaptıklarınızı da yaratmıştır.” (Saffat Suresi 96. ayet) Ve şöyle buyurmuştur:

“0 ki; hanginizin daha güzel amel işleyeceğini sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.” (Mülk Suresi 2. ayet)

İkincisi: İrade ve isteği olan her türlü mahlukatın kendi istek ve arzuları doğrultusunda yapmış oldukları fiillerdir.

Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmuştur:

“İçinizden doğruyu, dosdoğru olmayı dileyen kimse için.” (Tekvir Suresi, 28. ayet) Ve şöyle buyurmuştur:

“Kim dilerse iman etsin ve kim de dilerse küfretsin inkar etsin.” (Kehf Suresi, 29. ayet)  393 El-Gunye (1/64)

Kul yapmış olduğu güzel işlerle övgü, kötü işlerle de zem ve kınama duyar. Şüphesiz ki Allah kimseye kendi elinde olmayan bir şey yüzünden azap edecek değildir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Ben kullarıma zulmedici değilim.” (Kaf Suresi, 29.

Kişi bir işin, bir olayın kendi isteği dışında cereyan etmesi ile kendi arzuları doğrultusunda vuku bulması arasındaki farkı anlayabilir. Şöyle ki bir kişinin binanın çatısından merdivenle aşağıya inmesi ile birinin onu çatıdan aşağıya zorla itmesi buna bir örnektir. Sonuç olarak ikisi de aşağıya inmiştir. Ama birincisi kendi arzusu, diğeri ise zorunlu olarak inmiştir.

Yüce Allah kulu ve onun fiiliyatını da yaratmıştır. Ve ona o fili yapabilme gücü ve isteğini de vermiştir. Kul o fiili gerçekte yapan, fiil ile temas halinde bulunandır. Kişi eğer iman ederse bu onun kendi gücü ve isteği ile yapmış olduğu bir şeydir.

Şayet küfür ve inkar ederse buda yine Onun isteği doğrultusunda meydana gelmiştir. Bu aynı bu meyve şu ağaçtandır, şu mahsul bu topraktandır dememiz gibidir. Yani ondan meydana gelmiş demektir.

Yüce Allah her şey için bir başlangıç noktası ve buna bağlı olarak yaşamını, devamını bu noktalardan sağlayan mahlukatı yaratmıştır. Ağacı yaratan Allah’tır, meyve ağaçtan Allah’ın

dilemesi ile türemiştir. Meyve ağaçtandır ama onu yaratan Allah’tır. Bunun gibi daha birçok örnek gösterilebilir. İşte bu şekilde bağlantı vardır, aralarında herhangi bir çelişki yoktur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın yaratması ile kulun fiili işlemesi arasında bir Allah sizi ve sizin yaptıklarınızı da yaratmıştır.” (Saffat Suresi, 96. ayet) ve şöyle buyurmuştur:

“Kim (malından) verir ve (Allah’ın azabından) sakınırsa, en güzeli tasdik ederse Bizde onu en kolaya (hesaptaki kolaylık) hazırlarız. Kimde cimrilik edip (malından) vermezse, kendisini zengin sayıp, en güzel olanı da yalanlarsa bizde onu en zor olana yöneltiriz.” leyle Suresi, 5-10 ayetleri

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın