Kulu Allaha Yöneltmek 

Kulu Allaha Yöneltmek 

İnsan dünya hayatında bir kere düşünmeli neden rahat edemiyorum neden huzurlu bir yaşamın olmuyor. Bu dünyada Hayatın da tam rahata erecek iken bir bakmışım ki kapıda yine bir huzursuzluk, mutsuzluk peyda olmuş…

İnsan dünya hayatında rahat etmemeli yoksa ahireti bir kenara koyar ve sırf dünya için çırpınır, sadece dünya için yaşar. Hayatımızda sıkıntılar olmalı ki, ahirette tadılacak olan sonsuz huzur ortamına hazırlanıp ulaşabilelim…

İnsan gurbetteyken aslı vatanına dönmek, evine, hizmetçisine, yarenine kavuşmak istemez mi? Neden dönmek istemezsin ki neden gurbetin dertleriyle, hasretiyle, özlemiyle, acılarıyla dolu bir şekilde yaşasın. Bazen yalnızlığı vermiş olduğu hüzünle ağlasın, akıllı kimse gurbette kalmak için ayak diretmez.

Mayası toprak olan şu insan bedeni toprağın altından ayaklarına bağlanmış bir zincirle yaşamaktadır.  Bir şekilde dünyada çalışıp çabalayarak o zincirleri kırmak parçalamak için didinmektedir. Kurtulmaya imkan yok, ölüm ecel ile birleştiğinde seni toprak altına çekip alacaktır.

Seni alınca artık bu gurbet bitecek,  aslında senin gurbetteyken bıktık usandık demen senin yararınadır. Bulunduğun yerde niyetlen ve ilk adımını atarak asli vatanına doğru sefere çık. Evine, barkına geri dönme koyul, kolay olmayacak zorlanacaksın ama her şey  sevgiyle bir adım atmaya bakar durma o adımı at.

Dünya  kokuşmuş bir lahaşe, Dişleri dökülmemiş bir iskelet, Virane olmuş harabe yerler bundan önce yurt edinmeye çalışanların diyarı. Onlarında ayaklarına bağlı olan zincirlerin vakti geline çekilmesi ile toprak oldular. İstemeyerek gittiler bu dünyadan işlerini yarım bırakarak, tamamlayamadan ebedi aleme geçiş yaptılar.

Cennetin bir damla kokusu dünyaya düşse veya Cennetten bir hurinin teri yerdeki tuzlu sulara karışsa dünyanın lezzetsel ve kokusal dengesi bozulur. Sen ise ekşimiş, bozulmuş ve hakimiyetin altına alamayacağın menfaatler için zahmet çekerken, asli vatanında arzu ettiğini düşündüğünde hemen o senin yanında var olacak. Sense hali daha zahmetler içerisinde bu dünyada kalabilmenin gayretindesin.

Allah sana iki kanat vermiş biri gayret diğeri çabalama biri Aşk diğeri şevk. Ölü değil canlısın yaşamaktasın, öyleyse ölmeden önce ölmenin adımını atmalısın…

Tembellikle Ümidin kolu kanadı pörsür, çürür kolunu kanadını kırma şevkini ve aşkını dünya için satma, bulandırma. Kırıp döktüklerin bil ki senin için İleride lazım olacak olan şeylerdir. Bunlar sana boşuna verilmemiştir. Değerini bilmen anlayıp onunla ona yönelmen için gereklidir. Bir kere düşün gayret sarf ederek çalış, çabala bu gurbetin sıkıntısından kurtulmak size neden zor geliyor. Sıkılıyor musun? huzurda durmak sana sanki dünyanın kaçmasına vesile olacak bir zaman dilimini boşa geçirmek gibi mi geliyor?

Sen bir kuyunun dibindesin, o kuyunun dibinden çıkmamak için neden oyalanıyorsun.. Kolun kanadını kullan, kırılmış mı yoksa  sana lazım olacak değerini bil demişlerdi. Değer bilmedin kanatlar ve kollar artık işe yaramıyorlar kaybedince mi anladın gerçeği ,iş işten geçti artık. Öyle ise kalın o dipsiz kuyunun dibinde…

Gönül bir gün seni gönlünü alana ulaştırır 

Can Bir gün seni Canan’a ulaştırır 

Sen içindeki derdin eteğini elinden bırakma 

o dert bir gün seni dermana ulaştırır 

(Mevlana’nın mesnevisinden yorumlanmıştır.)  

Gönül gözün hep aydın olsun. Gönlün bu vesileyle nurlu Pak ve güzel olsun hüznün orada sadece vuslat olsun…

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın