La ilahe illallah Zikir Telkini

Bismillahirrahmanirrahim

Mürid ve Cemaate Zikir Telkini

Tarikatı okulunda suluk yolunu seçmiş olan kişiye ve cemaatte bulunanlara zikir telkin edilir bunun delili olduğu gibi müridin ilerlemesi içinde bu zikrin ehemmiyeti söz konusudur. Zikir telkininde öncelikle “la ilahe illallah” zikrinin müride verilmesinin delili nedir ile başlayalım.

Allah Rasulu (Sav) “La ilahe illallah” zikrini cemaat olarak ve tek tek olarak ashabına telkin etmiştir. Ve her biri de bu telkini cemaatlere yaymış ve silsile oluşmuştur.

Ahmet b. Hanbel, Bezzar, Taberani ve diğerleri hasen bir isnadla rivayet etmişlerdir ki: Resulullah (Sav) bir gün ashabı ile beraber toplanmıştı. Ashabına sordu: “Aranızda garip (yabancı, yani ehl-i kitab) var mı?” Dediler ki: “Hayır ya Rasulallah.” Rasulullah (Sav) kapıyı kilitlemelerini emretti ve şöyle buyurdu: “Ellerinizi kaldırın ve ‘La ilahe illallah’ deyin.” Şeddad b. Evs (Ra.Anh) diyor ki: “Ellerimizi bir müddet kaldırdık ve “La ilahe illallah” dedik.

Sonra Resulullah (Sav) şöyle buyurdu: “Ya Rabbi. Beni bu kelimeyle gönderdin ve bana bunu emrettin. Onunla bana cenneti va’d ettin. Sen sözüne muhalefet etmezsin.” Sonra Rasulullah (Sav): “Dikkat edin, sizi müjdeliyorum ki Allah (CC) sizi mağfiret etmiştir” buyurdu.”  Ahmed b. Hanbel (Müsned): 17162, Hakim (Müstedrek): 1844

Bu hadise, Rasulullah’ın (Sav) bu zikri cemaate telkin etmesinin delilidir.

Zikir ehlinin yolu gizlilikler ile doludur. Sırrı aşikar etmek bu yola giren kişi için uygun bir iş değildir. Öyleyse tarikat ehlinin yanında bu yola gönül vermemiş veya gönlü bu yola ısınmamış olan kişiler olabilir. Bu gibi konuları bu gibi kişiler yanında konuşulmaması gerekir. Tarıkatı aliye’de zikir telkini eskilerin yapa geldiği bir iştir ve telkin sadece müride yapılacaksa birebir özel olarak yapılır. Cemaate has bir telkin olacaksa genele hitap edilerek tedbirli olarak telkin yapılır.

Seyyid Yusuf Acemi Risale adlı eserinde Hz. Ali (Radiyallahu Anh)’a ulaşan bir hadis rivayet etmiştir. Bu hadis-i şerifte Hz. Ali (Radiyallahu Anh), Rasulullah’a (Sav): “Ya Rasulallah, kulları Allah’a ulaştıran en yakın, en kolay ve en faziletli yolu bana öğret” dediğinde Efendimiz (Sav): “-Ey Ali, gizlice ve açıktan devamlı Allah’ı (CC) zikre devam etmelisin” buyurdu. Hz Ali: “-Herkes zikrediyor Ya Rasulallah. Oysa ben, bana hususi bir şey tavsiye etmeni istiyorum” dediğinde Rasulullah (Sav): “Tamam, Ya Ali. Benim ve benden önceki peygamberlerin dediği en efdal söz ‘La ilahe illallah’tır. Şayet bir kefeye yedi kat sema ve yedi kat yer konsa, diğer kefeye de ‘La ilahe illallah’ konsa ‘La ilahe illallah’ ağır basar,” buyurdu.

İbni Hibban, Hakim ve diğerlerinin merfu olarak rivayet ettikleri şu hadis de bu hadisi te’yid eder (destekler): Musa (Aleyhisselam): “-Ya Rabbi, bana bir şey öğret ki ben seni onunla zikredeyim ve onunla sana dua edeyim.” Cenab-ı Mevla (CC) buyurdu ki: Ey Musa, ‘La ilahe illallah’ de.” Musa (As): “-Ya Rabbi bunu herkes söylüyor.” Buyurdu ki: Hakim Müstedrek’de 1893 ve Heysemi Mecmaiz Zavaid’de 16867 no’lu hadislerde

“La ilahe illallah” de. Musa (Aleyhisselam): “Ya Rabbi ben istiyorum ki bana mahsus bir şey olsun.” Allah (Celle Celaluhu): “Ey Musa. Sayet yedi kat gök ve yedi kat yer bir kefeye ve diğerine de ‘La ilahe illallah’ konsa ‘La ilahe illallah’ ağır basar.”

Bu aynı Hz. Ali’nin Rasulullah’a (Sav) sorduğunun benzeridir.

Yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem) Hz. Ali’ye: 

یا على لا تقوم الساعة وعلى وجه الأرض من يقول الله

“Ya Ali, Yeryüzünde Allah diyen bulunduğu müddetçe kıyamet kopmaz” buyurdu.Müslim, Ahmed/Müsned.

Yusuf (Rahimehullah) der ki: Sonra Ali (Radiyallahu Anh), Rasulullah’tan (Sav) zikir telkinini isteyerek şöyle dedi: “Ya Rasulallah, ne şekilde zikredeyim.” Rasulullah (Sav): “Gözlerini yum. Beni dinle. Üç kez ben söyleyeceğim. Sonra sen üç kez La ilahe illallah de, ben dinleyeceğim.”

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gözleri kapalı ve sesli bir şekilde üç kez La ilahe illallah dedi. Sonra da aynı şekilde Hz. Ali gözleri kapalı ve yüksek sesle üç kez La ilahe illallah zikrini tekrar etti.

Kaynak. İmam Şarani

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir