Levh-i Mahfûz

Levh-i Mahfûz

Hangi işi yaparsan yap, Kur’ân’dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! Ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadır. Yunus: 61

Levh-i mahfûz’un genel muhtevası kainatta meydana gelecek bütün varlıklar ve olaylar bu kitapta yazılmıştır. Gökte ve yerde küçük büyük ne varsa, insanların ecelleri, fertlerin ve milletlerin başına gelecek musibetlerin tamamı Allah’ın ilminde yer almış ve levh-i mahfûz denilen bir kütüğe kaydedilmiştir.

Gayb alemine ilişkin bir konu olmasından dolayı levh-i mahfûz hakkında en makul durum ve görüş ayetlere ve sahih hadislere dayanandır. Levh-i mahfûzun, mahiyeti bilinmeyen ve ilahi ilmi ihtiva eden bir kitap olduğu görüşü isabetlidir. Kıyamete kadar Olmuş ve olacakların, akıp gitmekte olan zamanın bütün anlarını ve zamanın olduğu tüm mekanların içindeki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir “levha”dır.

Orada yazan kaleme ve yazılanların tamamına iman ederiz.Yaratılmış ve yaratılacak olan mahlukatın tümü Allah’ın Levh-i Mahfuzun da yazılıdır. Orada yazılanların değiştirilemeyeceği gibi tüm varlık alemi bir araya gelse de bu değişikliği sağlayamayacak şekilde muhafaza edilmiş bir kader kitabıdır. Artık kalemin mürekkebi kurumuştur. Kıyamet gününe kadar orada bir değişiklik olması söz konusu değilidir. Size isabet etmeyecek olan şeylerin size ne zararı nede yazılandan fazlasının gelmesi mümkün değildir. Bilinmesi gereken Allah mahlukatından meydana gelecek her şeyi önceden ezeli ilmi ile bilmektedir.

İmam-ı A’zam Ebu Hanife ise, “el-Vasiyye” adlı eserinde Levh-i Mahfûz’un mahiyetini, Kamer suresindeki 52 ve 53. ayetlerden iktibas edilmiş gibi gözüken şu hadisle açıklamıştır: “Allah Tealâ kaleme yazmasını emretti yahut “Yaz!”, dedi. Kalem: ‘Neyi yazayım?’ dedi. Allah Teâlâ: ‘Kıyamete kadar olacak şeyleri yaz,’ buyurdu. Çünkü Cenab-ı Hakk da şöyle demişti: “İşledikleri her şey defterlerdedir; her küçük ve büyük mutlaka yazılmıştır.”  

Kuranda Levh-i Mahfuz

ALLAH dilediğini siler, dilediğini bırakır. Ana Kitap O’nun yanındadır.” Rad: 39

“Gerçekten o bizim nezdimizde bulunan ana kitapta mevcut yüce ve hikmet dolu bir kitaptır.” Zuhruf:4

“Fakat biz toprağın onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda her şeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.” Kaf:4

“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah’a göre kolaydır.” Hadid:22

“O, değerli sahifelerdedir. Allah katındaki değeri yüce ve tertemiz sahifelerde. Kâtiplerin elleriyle yazılmıştır, taşınmıştır” Abese:13-14-15

“Levhi Mahfuz’dadır.” Buruc:22

“Yaş ve kuru, her şey Kitab-ı Mübin’de kayıtlıdır.” (En’am, 6/59)

Onun aslı çok iyi korunmuş bir kitaptadır.” Vakıa:78

“Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. Onun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah’ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.” Ahzab:6

Bazı zayıf hadislerde Levh-i Mahfuz’un yaratılışına ilişkin bilgiler vardır. İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Allah Levh-i Mahfuz’u beyaz inciden, kenarlarını da kırmızı yakuttan yarattı, kalemi de, yazısı da nurdur. Aynı konuda Enes bin Malik’ten yapılan bir rivayete göre de Levh-i Mahfuz’un bir yüzü yakut bir yüzü yeşil zümrüt ve kalemi de nurdur. Allah buraya yaratacağı, rızıklandıracağı, yaşatacağı, öldüreceği, izzetlendireceği ve dilediği şeylerden yapacağı her şeyi o nurdan kalemle yazdırmıştır. Bu yazma işlemi her gün ve gece sürmektedir. İbn Abbas’tan gelen zayıf bir rivayete göre Allah Levh-i Mahfuz’a ilk olarak şu sözü yazdırmıştır:

“Muhakkak ki ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. Rahmetim gazabımı geçmiştir. Kim ki Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammedin Onun kulu ve resulü olduğuna şehadet ederse, ona cennet vardır” Yine İbn Abbas’tan gelen diğer bir rivayete göre ise Levh-i Mahfuz’a ilk olarak “Bismillahirrahmanirrahim, kazama teslim olan ve hükmüme ram olan ve belama da sabredeni kıyamet gününde Sıddıklarla birlikte diriltirim” sözü yazılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir