Mahv Ve İsbat

Mahv Ve İsbat Ne Demektir

Mahv, alışılan adet ve davranışları mahvedip ortadan kaldırmak, isbat ise ibadetlere ait kural ve hükümleri kamil manada eda edip ortaya koymaktır. Bir insan kötü özelliklerini terk edip onlara bedel, güzel niteliklerle kendini donatabilirse o insan artık mahv ve isbat sahibidir.

Hayat her anı ile ibaret olmalı insan hiçbir vaktini zayi etmeden bir kötü özelliğinden sürülüp bir güzel hasret’i hayatına geçirmenin mücadelesi içerisinde olmalıdır böyle olmadığı takdirde Hayat boşa geçiriliyor fırsatlar kaçırılıyor demektir.

Söz ve davranış bozuklukları mahvedildiğinde söz ve davranış; gaflet mahve edildiğinde Hakk katında yüksek dereceler; Hakk’a ulaşmaya mani engeller mahvedildiğinde ise Hakka vuslat isbat edilmiş olur.

Mahv bir şeyin izi kalmayacak şekilde kaybolmasıdır. İzi kaldığında ise ona “tams” denir. Nuri şöyle der: “Avam ve havas ubudiyet gömleği içindedirler. Ancak onların üstün olanlarını Hakk cezbederek fiillerinden de nefislerinden de mahvedip kendi zatında var eder.  Allah Şöyle buyurmuştur: “Allah dilediğini mahv ve İsbat eder” Bu ayetin manası hak onları cezbeder huzurunda toplar ve kendi nefislerinden ikna eder demektir. Yani onlar hareketlerinden nefislerini etken görmekten vazgeçerler. Fiillerinde ve hareketlerinde Allah onlara olan kıyamını (mutlak fail olduğunu) gösterir ve kendi onları zatında İsbat eder.

Cüneyd-i Bağdadi ye sordular: Kul adı gidip hükmü ilahi sabit kalınca ne olur? Cüneyd-i Bağdadi şu karşılığı verdi. Allah sana merhamet etsin bilesin ki marifet-i ilahiyeye büyüyünce kulluk eserleri kaybolur ve suret de yok (mahv) olur. Hal böyle olunca da ilmi hak zahir olur ve hükm-i ilahi adı sabit kalır.

İbn Ata demiştir ki: “Allah Teala, onların (nefsani) vasıflarını mahvedip sırlarını yerinde tutmuştur.”

Kuşeyri’ye göre: “Mahv, adet  sıfatlarının kaldırılması; isbat ise ibadet hükümlerinin yerine getirilmesidir. Hallerinden kötü huyları kaldıran ve onun yerine güzel fiillere ve hallere sahip olan kimse mahv ve isbat sahibidir. 

Sühreverdi: “Mahv,  nefsin kötü vasıflarını kaldırmakla; isbat, sunulan sevgi kadehlerini içmekle olur. 

Meşayıhtan biri bir adama sordu: Neyi mahvediyorsun ve neyi isbat ediyorsun? Adam sustu. O zat dedi ki bilmez misin ki vakit mahv ve isbattır. Kimin mahvu isbatı yoksa o emirleri yapmıyor, ihmal ediyor demektir.

Allah’ın mahv ve isbatı herkesin haline göre değişir. Allah kimi müşahededen mahvederse, Hakkın hakkıyla onu İsbat eder. Allah kimi kendisiyle isbattan mahvederse, onu başkasını görmeğe atar, tefrika vadilerinde İsbat eder.

Kaynak: Avarifül Maarif-Kuşeyri er-risale- Luma-İslam tasavvufu- vb. eserlerden istifade edilmiştir.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir