Makbul İnsanla Yol Almak

Makbul İnsanla Yol Almak

Makbul insan Allah katında az da olsa ihlasla, takvayla amel eden insandır. Bu insanların çoklukla veya azlıkla ilgili beklentileri olmaz. Onlar için önemli olan Allah’ın isminin anılması ve Resulullah’ın sünnetinin bedende ve yaşamlarında ihyasıdır. Onlar Allah’ın gelinleri olan velilerinin aşk üzere hallerini yaşama arzusunda olanlardır.  

 

Bu hallerin olabilmesi için ancak duyulan bir iştiyak, şevk ve muhabbet yani aşkın olması gerekir. Bilmek iddia etmek gibidir. O yüzden ben bilmem deriz. Biz bildiklerimizle değil sağlam bir kaynaktan öğrendiklerimizle yol alır, amel ederiz. Bizden yolu sorana yolu tarif eder, ettiğimiz yolunda bileni olduğumuzu söylemeyiz. Sadece anlatılan ve öğretilen bize budur deriz. 

 

Aşk bize dikkatli olmamızı öğretir. Maddi ve cismani aşkın örtüşen çok noktası vardır. Bu incelikleri öğrenmemiz bizim sır’a ve gönülde yer bulmaya yakınlaştırır sonunda sırrın sırrına adım attırır. Bir sözün bir amelin gönüllerde yer almanı sağlar. Hedefin dış güzellik olmamalıdır. Önemli olan içteki cevherin işlenmiş güzelliğidir. Madenden çıkarılmış bir elmas işlenmemiş olduğu için şekilsiz ve sanattan (kaba’dır) yoksundur. Mahir bir ustanın elinin ona değmesi, aşkını, sanatını, nzarını, himmetini ve emeğini ona aktarması onunla zaman geçirmesi ile o kaba elmas değerli bir sanat eserine dönüşür.

 

Kardeşler bir kadın resulullaha gelerek Ey Allah’ın Resulu beni kocamdan boşayın o bana hiç önem ve özen göstermiyor. Benimle ilgilenmiyor ve kendine bakmıyor, dünyaya değer vermiyor bunun gibi sözlerle şikayette bulundu. Resulullah kadının kocasını sahabelerine getirtir ve saçı başı karışık ve üzeri kirli olduğunu görür. Hemen onun temizlenmesi söyler sahabeyi kiram efendilerimiz hemen harekete geçer ve adamı temizleyip saçını güzelce tarayıp huzura getirirler. Kadın da huzura getirilir ve kadına tekrar sorar bu kocandan boşanmak istiyor musun? Kadın orada bulunan adamı tanıyamaz ve bu benim kocam değil ki der. 

 

Kardeşler biz zühdü dervişin yakasındaki bit olarak görürsek yanlış anlarız tabakatta yer alan bazı büyükler kendi nefislerine karşı uyguladıkları aşırı metotlar bugünün insanı tarafından farklı okunmasını sağlamaktadır. Bakın mürşidlerden birinin koku ve bastonu ve yüzükleri varmış sormuşlar bunlar kaç tanedir demiş ki her güne bir asa ve yüzük kullanırım. 

 

O zaman konunun iyi anlaşılması için evrelerin aşılmasını bilmek gerekir. Birinci evrede olan çilededir. O yanar hatalarının kendisinde açmış olduğu yaraları sarmanın derdindedir. Nefsin verdiği zararları kapatmanın uğraşındadır. İşte bu evrede yapılacak metodlar nefsin terbiye ve tevbe dönemidir. Bakınız tasavvufta çeşitli haller ve makamlar vardır. Her makam aynı değildir. Hal’de öyle, kişinin uyguladığı metod ve mücahede ayrı ayrıdır. Kimi dağda mağaraya çekilir, kimi halkın arasında yine onlardan uzak kendini pişirir. 

 

Allah korkusunun kazanılmasında bu safha da devreye girer. Yolun başında alacağınız korku ve ümid Rahmanın gönlünüze yerleştireceği huzur ileride sizin karşılaştığınız durumlarda sendelemeden geçişlerinizi sağlayacaktır. O yüzden sağlıklı bir mürşid bulmak gereklidir. Evet kitaplar bilgi kaynaklarıdır. Ama biz nazara, himmete, nefese ve huzurda bulunmaya ihtiyacımız vardır ki olgunlaşalım. 

 

Allah halimizi güzelleştirsin ve kendisine yaklaştıracak amelleri gönül dünyamızda ve cismaniyetimizde olgunlaştırsın. Bu olgunluk yanınızda bulunanlar için taddır. Olgunlaşmayan ağacın meyvesi ağzı buruşturur ve ham meyve yenmez. 

Kendisi ulaştıran güzel bir yolu Allah tüm kardeşlerimize nasip etsin inş.

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın