Malezya

Malezya 

Güneydoğu Asya’da yer alan, doğu ve batı olarak iki kara parçasına ayrılmış, 13 eyaletten oluşan, “parlamenter monarşi” ile yönetilen federal bir devlettir. Malezya 18.000’den fazla adanın birleşmesiyle oluşmuştur. Malezya, toplamda 329.847 km2 yüz ölçümüne sahiptir.

Etnik Yapı:

2018 yılı itibari ile 32.412.000 nüfusa sahiptir. Resmi başkenti Kuala Lumpur’dur. Resmi Para birimi  Malezya Ringgiti RM dir. Malezya’da halkın % 55’i Malay, % 25’i Çinli, % 10’u Hint ve geriye kalan % 10’luk kesimse diğer etnik kökene sahiptir. Nüfusun 5.440.000’i Doğu Malezya ve 21.200.000’u Batı Malezya’da yaşamaktadır. Resmi dil Malayca’dır. Halkın hemen hemen hepsi kusursuz İngilizce konuşabilmekte, bunun yanı sıra Arapça da geçerli diller arasında yer almaktadır. 

Malezya’da Dini Yapı:

Ülkede resmi din İslam’dır ve Müslüman olan halkın çoğu Malay kökene sahip, az bir kısmı ise Hint’tir. Budizm, Çinli halk tarafından benimsenen din iken Hindu dinide Müslüman olmayan Hintlerin inancıdır. Hristiyanlık da yaygın olan dinler arasındadır. 

Yönetim Şekli:

Malezya federal anayasal monarşiye dayalı parlamenter demokrasi sistemiyle yönetilmektedir. On biri Batı Malezya, İkisi Doğu Malezya’da olmak üzere toplam on üç eyaletten oluşur bunlar; Johor, Kedah, Kelantan, Labuan, Melaka, Negeri Sembilan, Pahang, Perak, Perlis, Pulau Pinang, Sabah, Sarawak, Selangor, Terengganu, Persekutuan bu eyaletlerden 9’u Sultanlar, 4’ü valiler tarafından yönetilir ve her beş yılda bir dönüşümlü olarak 9 eyaletin sultanından biri kral olarak seçilir.

Devlet başkanı, kraldır. Her eyaletin kendi anayasası, kendi meclisi ve senatosu vardır. Meclisi oluşturan üyeler halk tarafından seçim yoluyla belirlenir. Senatoyu ise sultanlar belirler. Bunların dışında ülkede üç federal bölge vardır ve bu bölgelerin anayasası eyalet yasalarının üstündedir. Federal bölgeleri yöneten ise kraldır.

Her ne kadar devletin başı “sultan” olsa da, siyasi partiler Malezya’da sultandan daha önemli kuruluşlardır. En önemli siyasi parti, Malezya’nın bağımsızlığından bile önce kurulan, halkın geneline hitap edip desteğini alan, İslamın önemini vurgulayan fakat yine de Batı etkisinden kurtulamayan Birleşik Malay Ulusal Organizasyonu’dur.

Muhalefette ise 1980 yılında kurulan, İslamın siyasetin dar bir çerçevesine sığdırılamayacağını, bütün hayata homojen bir şekilde yayılması gerektiğini savunan, kamusal ve toplumsal her alanda İslamileştirme çalışmaları başlatan ve azımsanamayacak kadar çok destekçisi olan parti, Malezya İslam Partisidir. Bu partinin galip geldiği eyaletler ise şeriat yasalarıyla yönetilir.

Malezya Tarihi

Malezya yaklaşık beş yüz yıl Budistlerin daha sonra Portekizlilerin, Hollandalıların ve İngilizlerin işgali altında sömürüldü. 1956’da yapılan İngiltere-Malezya konferansından sonra 1957’de Malezya’nın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalması şartı ile bağımsızlığı kabul edildi. 1961’de Malezya başbakanı Abdurrahman, Güneydoğu Asya’daki İngiliz kolonilerinin bir federasyon halinde birleşmesi çalışmaları 16 Eylül 1963’te meyvesini yeni federasyon kurularak verdi. Singapur 1965 yılında federasyondan ayrılmıştır.

Malezya’nın Coğrafyası

Güneydoğu Asya ülkelerinden biri olan Malezya, kuzeyden Tayland, Güney Çin Denizi ve Brunei, doğudan Celebes Denizi, güneyden Endonezya, Singapur ve Malakka Boğazı, batıdan ise Hint Okyanusu’na kavuşan Andaman Denizi ile çevrilidir.

Akarsu bakımından oldukça zengindir. En önemli akarsuları Rejang, Kelantan, Sai Perak ve Sai Rompın ırmaklarıdır. Malezya toprakları iki büyük kara parçasıyla bunların arasındaki Güney Çin Denizi içinde yer alan adalardan meydana gelir.

İki büyük kara parçası Batı Malezya ve Doğu Malezya’dır:

Batı Malezya bir yarımada şeklindedir ve ince bir kara bağlantısıyla şimdiki adı Tayland olan Siyam’a bağlıdır.

Doğu Malezya, büyük bir kısmı Endonezya hakimiyetinde olan Borneo adasının içindedir. Malezya topraklarının % 30’u tarım alanı, % 61’i ormandır.

Malezya’da İklim:

Malezya’nın iklimi ekvatoral iklimdir. Muson rüzgarlarının etkisiyle de özellikle Ocak ve Mayıs ayları arasındaki sürekli yağışlar, ülkenin nem miktarının % 80 civarına kadar yükselmesine neden olur.

Rutubet ve nem olan iklimi sebebiyle, ülkenin % 70’ini kaplayan tropikal ormanları vardır. Ormanlardaki mevcut 15.000 tür bitkinin 6000 türünü çeşitli ağaç cinsleri meydana getirir. Bu ağaçlardan bazıları 45 m yüksekliğe kadar büyüyebilir. Bambu gibi kerestesi makbul ağaçlar ve kauçuk ağaçları ve daha 800’ü aşkın tür orkide yetişir.

Malezya’da Sanayi Ve Ekonomik Hayat

Ülkenin önemli bir geçim kaynaklarından biri Kauçuk tur, ayrıca çay tarlaları bolca bulunmaktadır. Malezya ekonomisi iyi durumda olan ve kalkınma oranı yüksektir. İşsizlik oranı çok düşük seviyelerdedir. Kişi başına düşen milli gelir 8617 dolardır. Yıllık milli hasılanın % 18’ini imalatçılık, % 23’ünü tarım, % 4’ünü de madencilik teşkil eder.

En önemli ürünleri kauçuk, Hindistan cevizi, pirinç, muz, patates, ananas, hurma, mısır, çay, tütün’dür. Orman ürünleri bakımından oldukça zengin olup, özellikle kerestesi çok makbuldür.

Maden bakımından da zengin bir ülke olan Malezya, kalay üretiminde dünya birincisi olup, dünya kalay üretiminin % 70’ini karşılar. Diğer önemli madenleri demir, boksit, petrol, manganez, altın, tungsten ve titandır.

Sanayide Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ileri bir seviyededir. Petrol arıtma tesisleri, otomobil, tekstil, mobilya, elektronik, inşaat malzemeleri, uçak vb bir çok sanayi kuruluşları mevcuttur.

Başlıca ihracatı kalay, kauçuk, demir filizi, boksit, kereste, teneke kutu ve palmiye yağıdır. Dışarıdan makine, kimyevi maddeler, teknik araç ve gereçler almaktadır. Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır.(1)

Malezya’daki İslami Hareketler:

Malezya’da İslami gruplar hac ve umre ibadetlerini yaparken birçok müslümanla tanışıp konuşma imkanını bulmaları yeni fikirlerin kendilerini etkilemesi neticesinde ülkelerine döndüklerinde geleneksel dini, siyasi otoriteyi tenkit ettikleri belirtilmektedir.

Ayrıca Şeyh Tahir Celaleddin ve Şeyh Ahmed El- Hadi, Malezya’da Cemaleddin Efgani ve Muhammed Abduh’un görüşlerini çıkardıkları dergiler vasıtasıyla yaydıkları bilinmektedir. Son olarak Malezya’da İslami Hareketlerin davet yönünün çok daha baskın olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Angkatan Belia İslam (ABİM)

Türkçesi “Malezya İslami Gençlik Hareketi” ABİM, Malezya Müslüman Öğrenciler Birliğinin (PKPIM) Ağustos 1969’da yapılan yıllık toplantısında alınan kararına binaen 1971 yılında kurulan bir davet teşkilatıdır.

İslami ideolojiyi savunan ABİM, ülkenin en büyük gençlik teşkilatı olarak öne çıkmaktadır. ABİM’in temel mesajı İslamiyet’in bir din olarak insanlığın bütün problemlerine çözüm getireceğidir.

1.İslamiyet’i, hayatın tüm alanlarında Allah tarafından ilahi olarak emredilen bir hayat nizamı olarak kurulmasını sağlamak.
2.İslamı fert, aile, ümmet, İslam devleti, İslam dünyası ve İslam halifeliği fikirlerinin geliştirilmesini ve hayata geçirilmesini kapsayan muhtevalı bir İslamlaşma sürecini başlatmak.
3.İslam ümmetinin içine düştüğü tefrika problemine çözüm aramak.
4.Allah’tan korkan bir gençlik yetiştirmek ve davet faaliyetiyle ilgili olarak doğru ve yeni metotlar ve temel stratejiler belirlemek. vb.

Laik gelişmeyi ve eğilimi İslami eğilim ve gelişmeyle değiştirme ihtiyacını vurgulayıp İslamın Parça parça değil tam bir İslamlaşmaya ulaşılması gerektiğini belirtirler. Ne Batı’ya ne de Doğu’ya fakat İslam’a dönüşü, yani Kur’an ve Sünnet’e dönüşe olan ihtiyacı desteklemek.” 

ABİM kısa sürede büyük bir taraftar kitlesine sahip oldu. Bunda lider Enver İbrahim’in önemli bir rolü bulunur. Enver İbrahim, 1982 yılında UMNO lideri Dr. Mahathir Muhammed’in teklifiyle UMNO saflarına katılınca ABİM daha çok sistem içi bir davet teşkilatı hüviyetine bürünmüştür.

2. Parti İslam Se-Malaysia (PAS)

Bağımsızlık sonrası kurulacak devletin idari yapısı hakkında UMNO’ya muhalefet edenler tarafından 1951 yılında Perang’da kurulmuştur. PAS’ı “Birleşik Malezya İslam Partisi” olarak isimlendirebiliriz. PAS kuruluşu itibariyle dinin hayatın tüm yönlerini kuşatması gerektiği söylemiyle ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda da UMNO’nun kurmak istediği laik devlet modeline karşı çıkmıştır. Partinin önemle üzerinde durduğu sorunlar ise “Malaya Hakları” ve “İslam’ın Kurumsallaşması” başlıkları altında ifade edilebilir. PAS liderlerinin geleneksel dini eğitim almış kişilerden oluştuğunu ve kırsal kesime mensup olduklarını da eklemiş olalım. Özellikle Kelantan ve Trengganu eyaletlerinde etkili olan PAS, Federal Hükümetin tepkisine rağmen Kelantan eyaletinde şer’i had cezalarını uygulamaktadır. Kendini Malay geleneklerinin ve gerçek İslam’ın savunucusu olarak tanıtan PAS, rasyonel ve pragmatik olmayan politikaları nedeniyle eleştirilebilmektedir.

3. Dar’ul Erkam

1969 yılında Eşari Muhammed tarafından kurulan Dar’ul Erkam modern hayatın izlerinin tamamen silindiği bir ortamda ancak İslami bir hayatın yaşanabileceği iddiasıyla ortaya çıkmıştır. Lider Eşari Muhammed’in birçok İslami yapıya eleştirilerde bulunmuş olması Dar’ul Erkam’ın ilk göze çarpan hususlarından biridir. Dar’ul Erkam genellikle kırsal kesimde ikamet eden
Müslümanlar arasında taraftar bulmuştur. Mehdilik inancının baskın bir şekilde etkisini gösterdiği bu cemaatin zamanla etkisini yitirdiği söylenmektedir.

4. Tebliğ Cemaati

Hindistan merkezli bir cemaat olan Tebliğ’in Malezya’ya gelişi 1950’lere kadar dayanmaktadır. Kendi mensuplarına seyahatleri vasıtasıyla dini yayma öğüdünde bulunan Tebliğ Cemaati siyasetten uzak durma hassasiyetiyle tanınmaktadır. Herhangi bir yayın faaliyetinde bulunmayan cemaatin, söz konusu seyahatlerde masrafları, gönüllülerin kendi bütçelerinden karşıladığı belirtilmektedir.Bu faaliyetlerin tamamen erkekler tarafından gerçekleştirilir.

5. Perkim

Malezya hükumetinin kurmuş olduğu bir davet teşkilatı olan Perkim, gayrimüslimlerin İslam’la tanışması adına faaliyet gösteriyor. Perkim’i diğer davet teşkilatlarından ayıran en önemli hususun da bu oluğunu söylememiz gerekiyor. Nitekim Malezya’da kurulmuş olan cemaatlerin belirgin bir özelliği olarak göze çarpan davet(tebliğ), Müslümanlara güzel ahlaklı olmalarını tavsiye etme cihetinden kendisini gösteriyor.(2)

Osmanlı döneminde başlayan dostluk

Tarih kaynaklarına göre, Türk-Malay ilişkileri, Malay Yarımadasında 1400’de kurulan Malakka Sultanlığının 1511’de Portekizli sömürgecilerce işgal edilmesinin ardından Malay Sultanı Ahmed Şah’ın, Osmanlı Devlet’inden askeri yardım istemesiyle başladı.

Osmanlı Devletinin askeri desteğiyle Malaylar, yarımadayı Portekiz İmparatorluğunun elinden kısa süreliğine almayı başardı fakat yarımadada Malay hakimiyeti sağlanamadı.

Malaka Sultanlığının yıkılmasının ardından Osmanlı döneminde Türk-Malay ilişkileri, yarımadanın güneyinde 1528’de kurulan Johor Sultanlığı üzerinden devam etti. Johor Sultanı Ebu Bekir’in 19. yüzyılda İstanbul’a yaptığı ziyaretler, Osmanlı’nın Malaylarla yakın ilişki kurması yönünde önemli adım teşkil etti.

Hükümdarlığı döneminde uzak bölgelerdeki Müslüman topluluklarda Osmanlı’nın etkisini artırma politikası güden Sultan II. Abdülhamid, o dönemde İstanbul’u iki defa ziyaret eden Johor Sultanı Ebu Bekir ile dostluk kurdu.

Johor Sultanının ziyaretleri sonrasında II. Abdülhamid, Türklerle Malaylar arasında akrabalık bağları kurulması için sarayında iyi eğitim görmüş cariyelerden Rukiye ve Hatice Hanım’ı Johor Sultanlığı’na gönderdi. Rukiye ve Hatice Hanım’ın soyundan gelen Johor hanedanı mensupları, Malezya’nın kuruluşunda önemli rol oynadı.(3)

Kaynak: 1- Vikipedi 2-SDAM, Strateji Düşünce ve Analiz Merkezi 3-Anadolu Ajansı 

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın