Mâric ve Semûm

Mâric ve Semûm Ne Demektir?

Allahü Teâlâ Hazretleri, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmuşlardır: “Cinne gelince onu da insandan) daha önce (vücudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.” (Hicr Sûresi, âyet: 27)

“Cinni de halis ateşten yarattı.” (Rahmân Sûresi, âyet: 15) 

İblisin ağzından hikâye ederek bir diğer ayette şöyle buyurulur: “Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.” (A’râf Sûresi, âyet: 12)

İmam-ı Müslim, Sahih-i Müslim’de Urve ve Hazreti Aişe (r.anhâ)’dan şöyle bir rivayette bulunur: “Hazreti Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Melekler nurdan yaratıldılar, cinler de halis ateşten. Adem ise topraktan yaratılmıştır.”

Kur’ân-Kerîm ve sünnet-i seniyye cinlerin yaratılmış olduğu temel maddenin ateş” olduğunu beyan etmektedirler. Kur’ân-ı Kerîm bu temel maddeyi “Mâric” ve “Semûm” terimleriyle nitelemektedir. Acaba bu iki terim birbirinden farklılık arz ediyor mu? Yoksa ikisi de aynı şey midir? 

Önce Mâric teriminin ifade ettiği manayı inceleyelim. İmam-ı Nevevi: “Mâric, ateşin ısı ile karışmış alevidir” der. İmam-ı Kurtubî: “Mâric, bir kısmı diğer kısmına karışan, bazen kırmızı, bazen sarı, bazende yeşil olan bir alevdir” der. Kurtubi, Maric terimini diğer bir ifadesinde şu şekilde açıklar: “Bir kavmin işinin bozulması Merice fiili ile anlatılır. Hazreti Peygamber (s.a.v.) Abdullah b. Amr b. As’a yine Mericet” ifadesini kullanarak şöyle buyurmuşlardır: “Sen emanete riayeti olmayan bir kavmin arasında bulunduğunda ne yaparsın!?” Tüm bunlardan “Maric’in ateş alevi olduğunu anlıyoruz.”

İmam-ı Kurtubi. tefsirinde bu terimi şöyle açıklar: “Máric, alevdir.”

İbni Abbas (r.anhüma) da bu görüştedir. Ya da “Maric” halis ateş için kullanılır veya ateş iyice alevlendiği zaman alevin yukarıya doğru yükselen kısmına (ateşin diline) “Maric” denir. İmam-ı Leys de, yükselen alevi şiddetli olan bir ateştir, görüşündedir. İbni Abbas başka bir ifadesinde: “Maric, ateşin üst kısmında yer alan ve bazısı bazısına karışan kırmızı, sarı ve yeşil aleve denir” demiştir.

Ebû Ubeyde ve Hasan (r.anhümâ): “Maric, aleş karışımıdır” der. Cevheri, “Sahhah” adlı kitabında şöyle demiştir: Maric, cinlerin yaratıldığı dumansız ateştir.” 

Şimdi de Semùm teriminin manasına bir göz atalım. İmam-ı Nesefi, tefsirinde şöyle buyurmaktadır: “… Semum, vücudun gözeneklerine nüfuz eden şiddetli ve yakıcı bir ateştir. 

Semûm terimi, Kurtubi’de şöyle ifade olunur: “Rivayet edilir ki, Allahü Teâlâ Hazretleri iki tane ateş yarattı ve birini diğerine karıştırdı ve bu ateşlerden biri diğerini yedi. İşte bu ateşe Semûm denildi.”

İmam-ı Kurtubî, Hicr Sûresi’ndeki konuyla ilgili ayeti tefsir ederken şöyle der: “İbni Mes’ud şöyle demiştir: Allahü Teâlâ’nın cinleri yarattığı ateş (Semûm) cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür.”

İbni Abbas (r.anhümâ) da: “Semûm, öldüren yakıcı bir rüzgârdır ve o dumansız bir ateştir. Yıldırımlar da Semûm diye nitelenir.” 

Kuşeyrî ise şöyle der: “Yakıcı rüzgârın, Semûm diye isimlendirilmesi onun vücudun gözeneklerine nüfuz etmesinden ötürüdür.”

Bu açıklamalardan sonra şunu anlıyoruz ki, Mâric ile Semûm terimleri arasında bir zıtlık yoktur. Bilakis Semûm (vücuda nüfuz eden ateş) Mâric’in (halis ateş) zâtî ve açıklayıcı bir sıfatıdır.

Kaynak: M. İsa Davud

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir