Mekke’nin Fethi

Mekke’nin Fethi (20 Ramazan H.8) 11 Ocak 630

Mekke’nin fethine 10 Ramazan Hicri 8. yılda, yani 1 Ocak 630 tarihinde başlandı. Hudeybiye musalâhasının hazırladığı mahsullerin en büyüğü Mekke’nin fethidir. İki yıl önce nâzil olan Sure-i Fetih’de: “Fethun mübin”, “Nasrun aziz” ve “Fevzün azim” tebşirleriyle bildirilen bu zafer, müslümanlığa siyasi ve dini bir devir açtı. 

Fethin siyasi tarafı, kabile devrine son vererek Arabistan’ı siyasi bir sancak altında birleştirmesidir. Dini tarafı ise, Mekke’den putların temizlenmesi ve Arabistan’da müşrikliğin kalkmasıdır. Böylece, müslümanlığın esasları genel mahiyetiyle bütün ülke tarafından kabul edilmiş olmaktadır.

Mekke’nin fethin sebepleri

Hudeybiye antlaşması imzalandığı vakit, sulhname hükmü gereğince, Huzaa kabilesi müslümanların; Beni Bekir kabilesi de Kureyş’in ahid ve emanı altına girmişlerdi. Bu iki kabile eskiden beri Birbirlerine düşman idiler. Her fırsatta birbirlerinin üzerine akın edip İntikam alırlardı.

Beni Bekir kabilesinin huzaalılar Vetir suyu su kenarında hayvanlarını otlatırken baskın yapıp 40 kişiyi öldürdüler. Baskında kaçıp Haremi Şerif’te sığındıkları halde Mekkelilerin de düşmanlıklarını maruz kaldılar. Beni Huzaalılar  bir heyet Medine’ye gönderip Hz. Resulullah ile görüştüler ve durumu anlatıp yardımını talep ettiler. Resulullah aleyhissalatu vesselam onlara yardım edeceğine dair söz verdi. İlk tetbir olarak Kureyş’e bir elçi gönderdi. Mekke’ye giden elçi Beni huzuaalılardan öldürülenlerin diyetlerinin verilip verilmeyeceğini beni Bekir’in Kureyş Muahid olmaktan çıkarılıp çıkarılmayacağını ve bunlar yapılmazsa Hudeybiye Anlaşmasının artık sona ermiş olduğunun Kabul edeceğini beyan ederek, Kureyş’in bu husustaki niyetlerini sordu. Kreşler ölçüye verdikleri cevap Hudeybiye Antlaşması’nın tek taraflı olarak fesh edildiğini bildirdiler bu şekilde hareketle fiilen tecavüz ettikleri anlaşmayı laf sen değil ve yapmış olduklarını Ortaya koymuş oldular.

Kureyşliler elçiye verdikleri cevaptan sonra, neticenin aleyhlerine olduğunu hesap ederek pişman oldular. Hemen Ebu süfyanı Medine’ye göndererek Akti yenilemek istediler. O Medinede kimseden yüz bulamadı. Sulhnameyi yenilemek istediğini Resullaha bildirdiği halde cevap alamadı. Medine’de bir müddet kalıp çareler aradıysa da sonuçsuz kaldı. Ebu Süfyan hem Medine’de hem de Mekke’de alay konusu oldu.

Mekke Harbine Hazırlık

Ebu Süfyan Medine’den ayrıldıktan sonra Resulullah Mekke’nin fethi için hazırlıklara büyük hız verdi. Mekke’nin fethini saklamak içinde Necip tarafı ile meşgul oluyormuş gibi gösteriyordu. Niyeti Mekke’yi kan dökmeden fethetmekti. Bunun için Huzaa kabilesine gizliden haber gönderdi. Mekke yollarını tutmalarını onlara bildirdi. 

Ayrıca, müttefik civar kabilelere haberciler gönderilerek, Ramazan ayı başlarında muhtelif yerlerde İslâm ordusuna katılmak üzere davetler yapıldı. İslam ordusunun bütün hazırlıkları gizliden gizliye yapılıyor ve Resulullah, kimseye nereye sefer edileceğini söylemiyordu. 

İslam ordusu katiplerinden Mahalle geldiğinde öbür gözden geçirildi Ordu’da 300’ü muhacir den 500’ü ensardan çeşitli kabilelerden olmak üzere 1000 Süvari 10 bine yakın piyade vardı Ayrıca orduda hastabakıcılık vazifesini görmek üzere kadınlarda oluyordu.

İslam ordusu en günlük gece gündüz yürüyüşten sonra nihayet Mekke’den görebilecek bir yer olan mefruz Zehra mevkiine Kureyş’in haberi olmadan gece yarısı vakti geldi Hz Muhammed SAV hemen ol dudakta Engin Ateş yaptırıp teklifini bu şekilde kureyş’e bildirdi.

Ebu Süfyan Müslüman oldu Mekke’ye varıp “ Ey Mekkeliler gelen Muhammed’dir mukabele edemeyeceğimiz büyük bir kuvvetli geliyor kendisini gördüm Ebu Süfyan’ın evine girerse emindir kim mescid-i haram’a girerse emindir kim ki evine girerse emindir dedi sonra ilave ederek: “ Ey Kureyş Müslüman oldun ki, selamet bulasınız diyerek islam olduğunu ilan etti ve evine doğru yürüdü.

İslam ordusunun Mekke’ye girişi

 İslam ordusu Steve eve gelip dayandı karşılarına kimse çıkmadı ancak kureyş’ten söylediği namıre ikrime Bin Ebu Cehil safvan bin ümeyye ve birkaç kişi bir de beni Bekir ile birlikte toplanıp müdafaa mevzisi almaya çalıştılar.

Resulullah’ın ordusu Mekke’nin dört bir tarafından dört koldan harekete geçerek Ilerlemek değilim Halit Bin Velid’in başında bulunduğu yolda önceden toplanan Müşrikler hücum etti Müslümanlardan ilk hamlede 2 kişi şehit oldu Bunun üzerine halitbinvelit onların üzerine hücum ederek oruç kişiyi katletti diğerleri Dede olarak kaçtı.  Halit Bin Velid’in kan döktü haber resullah’a ulaşınca Resulullah üzüldü kendisine hocam edildiği haberi verilince bunda da bir hayır vardır diyerek sesini çıkartmadı.  hamile karşı taraftan yapıldığı için Müslümanlar kendini müdafaa etmek durumunda kalmışlardır.

İslam ordusu kolay bir şekilde Mekke girip tespit edildiği gibi harem-i Şerif’e doğru ilerlediler ve şehri fethettiler 20 Ramazan Hicri 8 tarihinde 11 Ocak 630 da Mekke’ye gitmek üzere kusva adıyla devesi ile Peygamber efendimiz üzerine zırh ve miğfer giymiş bir vaziyette, Allah’ın vadettiği nusrete dua etti. Sonra devesini Kabe’ye doğru yöneltti. 

Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Haremi Şerife girince hemen bütün ordu ile birlikte Hacer-ül Esved istilam edildi. Hep beraber tavaf yapıldı. Makam-ı ibrahim’de iki rekat namaz kılındı. Sonra Kabe’nin anahtarları getirildi. Osman bin Talha Kabe’nin kapısını açtı. İçerdeki 360 tane put başta hubel olmak üzere tamamen kırıldı. Bu arada mekke’lilere evlerinde bulunan putları kendi elleriyle kırmaları emredildi.

Hz. Ömer Radıyallahu Kabe’nin duvarlarındaki suretleri ve Melek resimlerini imha etti. Hz İbrahim ve Hz İsmail aleyhisselamın ellerinde birer kumar oku ile tasvir edilmişti, bu resimleri de imha etti. Bundan sonra civardaki puthanelerde bulunan putların yıkılması işine bakıldı. Her taraf putlardan temizlendi. Kabe’de bulunan Kabe hazinesi Resulullah tarafından olduğu gibi yerinde bırakıldı. Bütün bunlar öğleye kadar yapıldı. Öğle olmadan biraz önce Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gayet tesirli bir hitabette bulundu. Kur’an-ı Kerim’den Hucurat suresinin 13. ayetinden biraz okudu. Sonra: “Ey nas haciblik ve sekayet memuriyetlerinden başka eskiden kalma ne kadar adet ve dava varsa hepsini ilga ve iptal ettim” dedi.  Sekayet memnuniyetini eskiden beri yapan amcası Abbas bin Abdülmuttalibe, haciblik memuriyetini de yine eski sahipleri olan Osman bin Talha’ya verdi. Sonra Kabe’nin içerisine girerek iki rekat namaz kıldı.

Kureyş Kabe’nin etrafında toplanmış bir şekilde Resulullah’ın namazını bitirmesini bekliyorlardı onun söyleyeceği cümleler onların istikballerini tayin edecekti korku ve heyecan onlar için doruk noktada idi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i kapıda belirdi iki elini kapının iki kenarına dayayıp, Cahiliye adetleri eskiden kalma kan davaları ortadan kaldırılmıştır. Diyerek helal ve haramları birer birer açıkladı. Bütün insanların kardeş ve eşit haklara sahip olduğunu beyan etti ve Kureyş’e hadi gidiniz hepiniz hürsünüz buyurarak genel af ilan etti.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın