MELEKLERLE İLGİLİ HADİSLER

Daha önce konu ile ilgili yazılan dini naslar, meleklerin seçkin ve nurani varlıklar olduğunu, erkek veya dişi olmadıklarını hatta hem erkeklik hem de dişilik alameti bulunan varlıklar olmadığını göstermektedir. Aynca onların ibadet ve taata dalmış olduklarını, çeşitli görevleri bulunduklarını okumuştuk. Meleklerin özellik ve görevlerini bildiğimizde ilahi saltanat yurdundaki tertip ve düzenin inceliğini daha iyi anlarız.

Kainattaki bu dehşet verici tertibe ve bu evrendeki eşsiz düzene ek olarak birde melekler alemi vardır. O alem, Allah’ın dünya ve ahiretteki bir çok işini yerine getiren bir parçadır. Belki geçmiş ve gelecek birçok konunun açıklaması sayesinde biz. Allah’ı Onun saltanatını ve malikiyyetini daha iyi anlarız.

Müslim, Ebu Hureyre (r.a)’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir
“Ebu Cehil: “Muhammed sizin aranızda secde ediyor, yüzünü toprağa yapıştırıyor mu?”diye sormuş. Kendisine:
“Evet öyle yapıyor” denilmiş. İşte Ebu Cehil bu cevap üzerine:
“Lat ve Uzza’ya yemin ediyorum ki, eğer Onu bu işi yaparken görürsem, muhakkak boynunu çiğneyeceğim. yahut yüzünü toprağa sürteceğim” dedi. Sonra Resulallah (a.s) namaz kılarken, boynunu çiğneyeceğini iddia ederek yanına geldi fakat birdenbire arkasına döndü, elleri ile korunarak geri geri çekilip gitti.
Sana ne oldu?” denildiğinde:
Benimle Onun arasında ateşten bir hendek, korkunç bir şey ve bir takım kanatlar vardı dedi. Bunun ardından Resulullah (a.s): Eğer bana yaklaşsaydı. melekler onu paramparça ederlerdi” buyurdu.”

İmam Ahmed, Ebu Said el Hudri (ra)’den rivayet etmiştir:
“Ebu Said dedi ki:
“Resulullah (a.s) şefaati zikrederek söyle buyurdu:
“Muhakkak insanlar cehennemin köprüsü üzerine arzolunurlar. Onu üzerine pıtrak dikenleri ve İnsanları kapıp sayan çengeller vardır. İki tarafında da; “Ya Allah, selamet ver, selamet ver!” diyen melekler vardır.”

Müslim, Abdullah bin Mes ud (r.a) den rivayet etmiştir:

“Resulullah (as) şöyle buyurdu: “O gün cehenneme yetmişbin  bağlıyacak bağ (bağlanmış cehennemlik) getirilir. Her bir bağ ile beraber yetmişbin de melek vardır ki, onları çeker sürüklerler.”

Ebu Davud, Cabir bin Abdullah (as)’dan rivayet etmiştir:

“Resulullah (as) şöyle buyurdu:
“Arşı taşıyan Allah’ın meleklerinden bir melek hakkında konuşmam için bana izin verildi: Kulak yumuşağından boynuna kadar olan ara, yediyüz yıllık mesafedir.”

Taberani, Evsatta Enes (r.a)’den Resulullah (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
“Bana arşı taşıyan meleklerden bir melek hakkında konuşmama izin verildi; Onun iki ayağı, yerin dibindedir, boynuzunun üzerinde arş vardır, kulak yumuşağı ile boynunun arası, kuş uçuşuyla yedi yüz yıldır. Bu melek: “Bulunduğun yerde seni tespih ederim,” der.”

Taberani, Evsat’ta Enes (ra)’in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: ” Resulullah (as):” Melekler, içinde zil bulunan, ne bir kervana, ne de bir eve yaklaşırlar” buyurdu.”

Buhari, Abdullah bin Ömer (r.a)’den şöyle dediğini rivayet etmiştir:
“Cibril (a.s), Resulullah (a.s)’a gelmek üzere söz vermişti. Ama gecikmişti. Hatta bu gecikme Resulullah (a.s)’a ağır gelince, evinden dışarı çıkmıştı. Bu sırada Cibril (a.s) kavuştu da gecikmesinden dolayı öfkelendiğini ona söyledi. Bunun üzerine Cibril (a.s) de Hz. Peygamber (a.s)’e: “Biz melekler, içinde suret ve köpek bulunan eve girmeyiz” dedi.

İmam Ahmed, Abdullah bin Amir el-Hani (ra)’den rivayet etmiştir: “Habis bin Said: ” Hakikaten melekler seher vakti mescidin ön tarafında namaz kılarlar.”dedi.”

Buhari ile Müslim, Ebu Hureyre (ra)’den rivayet etmişlerdir:

Resulullah (a.s) söyle buyurdu:
Bir takım melekler geceleyin, diğer takım melekler de gündüzün birbirlerini takip ederek size gelirler. Bunlar sabah ile ikindi namazında birleşirler. Sonra içinizde kalmış olan melekler semaya yükselirler. Rabları, namaz kılmış kullarının hallerini en iyi bildiği halde, yine O meleklere: “Kullarımı ne halde bıraktınız?” diye sorar. Onlar da: “Biz onları namaz kılar durumda bıraktık ve yanlarına da namaz kılarken varmıştık.” derler.”

Müslim, Ebu Hureyre (ra) ile Ebu Said el-Hudri (r.a)’den şu şekilde rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:
“Herhangi bir kavim oturur ve Aziz ve Celil olan Allah’ı zikrederse, muhakkak suretle melekler onları ihata edip çepeçevre kuşatırlar. Kendilerini rahmet kaplar ve üzerlerine sekinet iner. Allah da onları nezdinde bulunanların içinde zikreder.”

Buhari, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etmiştir:
“Hz. Peygamber (a.s) şöyle buyurdu:
“Horozların öttüğünü işittiğinizde (dileklerinizi) Allah’ın fazlından isteyiniz! Çünkü horozlar melek görmüşlerdir. Eşeğin anırmasını işittiğinizde, şeytandan Allah’a sığınınız (Euzu billahi mineşşeytanirracim, deyiniz). Çünkü eşek şeytan görmüştür (ve öyle anırmıştır)”