Mihrimi ve on yıllık nafakamı isterim

Sahte Kocanın Sonu

Halife Müsterşid Billah’ın müezzini Ebu’l-Hasan el-Bibî naklediyor: “Tüccarın biri şöyle anlatmıştı: “Farklı yerlerden gelen tüccarlar Amr İbnü’l-As Camii’nde toplanır, sohbet ederdik. Yine böyle toplandığımız bir gün yakınımızdaki bir direğin dibinde bir kadının düşünceli ve üzgün bir şekilde oturduğunu gördük. 

İçimizden Bağdatlı bir tüccar yanına varıp halini sorduğunda kadın durumunu şöyle anlattı: “Kocam gurbete çıkmıştı. Yirmi yıldır, kendisinden bir haber alamadım. Kadıya gittimse de evlenmeme izin vermedi. Kocamdan da bana hiçbir şey kalmadı. Öldüğüne şahitlik edecek kimse yok ki kadı beni boşasın da yeniden evlenebileyim!”

“Bunun üzerine Bağdatlı arkadaşımız, “Bana birkaç dinar verirsen kadıya gider, kocan olduğunu söyleyerek seni boşarım!” dedi ve sonra kalkıp kadınla birlikte kadıya gitti.

Kendisini büyük bir merakla beklediysek de yanımıza ancak ertesi günü dönebildi. Niçin geç kaldığını sorduğumuzda, “Hiç sormayın! Rezil oldum!” diyerek şöyle anlattı: Beraberce kadıya gidip onun benim karım, olduğunu ve kendisini boşadığımı söyledim. Kadı son sözünü sorunca kadın, “Mihrimi ve on yıllık nafakamı isterim!” demesin mi? Neye uğradığımı şaşırdım. Tabii kadıya gerçeği söyleyemedim. Kadı beni hapsetti. Sonunda kadın on dinara razı oldu. Bir yerden borç bulup parayı ödedim de öyle kurtuldum.” 

Anlattıkları o kadar hoşumuza gitti ki gülmekten yerlere yattık; ama adamcağız çok mahcup oldu ve oradan ayrılıp Mısır’a gitti. Bir daha da kendisini göremedik.”

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın