Muhasebe

Bismillahirrahmanirrahim

Muhasebe Nedir?

Muhasebe Allah’ın hoşlanmadığı şeyi hoşlandığından ayırarak tedbirli ve dikkatli davranmaktır. Muhasebe iki türlüdür: “Biri amellerin önünde, diğeri de amellerin sonunda yapılan muhasebedir.

Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz Bakara Suresi 2

Allah Gönüller izle kileri bilir bu sebeple ondan sakın li İmran 130

“Allah’ın rızasını kazanmak ve ruhlarda ki cömertlik kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarf edenler” Bakara 265

Hasan El Basri der ki: “böyle birisi sadaka Vermek istediğinde dikkatli ve tedbirli davranış Allah için verdiği kanaatine vardığında verir.” 

Hasan Basri Ayrıca: “ Allah kendisini ilgilendiren her hususta dikkatli olana merhamet etsin demiştir.  kul bilmezse dikkatsiz bir iş yapmaz lehine iş ise yapar aleyhine ise geciktirir.

Selman i Farisi, Sad’a  Nasihatte bulunduğu sırada şöyle demiştir: “Bir işe karar vereceğin veya bir şeye hükmedeceğin zaman Allah’tan kork”

Hasan El Basri sahabe-i Kiram Fakih idi düşünüp taşınmadan bir işin yapılamayacağını bilirlerdi onun için müminde vakkaf yani ağırdan alarak hareket edendir demiştir. 

Hz Ali’nin oğlu Muhammed’e: “ Mümin teenni ile hareket eden ve Allah için vereceği kararda dikkatli olandır Gece karanlığında odun toplayan kişi gibi değildir.” şeklinde konuşmuştur.

Birçok ayeti kerime de şu anlaşılmaktadır ki Mümin Kullar gerek kalp ve gerekse organlarıyla yaptıkları amellerde kendilerini ihlasla üzere muhasebe etmeleri kendilerini bildirilmiştir.

Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm  gelerek nasihat ve öğüt işledi o da şöyle buyurdu: “ Bir iş yapmak istediğin zaman sonunu İyice düşün şayet sonu iyi ise yap zararsa yapmaktan kaçın.” Ebu Davud, ibn-i Mübarek

Lokman der ki: “ Mümin yapacağı işin  sonunu görerek yapan ve böylece pişmanlıktan Emin olanlar.” 

Hikmet ehlinden birisi öyle söylemiştir: “Şayed Aklın hevaya galip olmasını dilersen sonucunu tahmin edinceye  dek, arzularını yerine getirmekte acele etme!” Çünkü  denilmiştir ki, arzulanan şeyi yapmak neticesinde Kalbde meydana  gelen pişmanlık Arzu’nun kalpte kalmasından daha uzundur.

Şeddad b. Evs, Hz. Peygamber’den rivayet etmiştir: “ akıllı Kişi nefsini hesaba çekip Ölüm sonrası için çalışandır.” Tirmizi ibn-i mübarek

Muhasebe nefsi hesaba çekmek anlamında kullanılmıştır hayatında Ne yaparsan muhakkak ki karşılığını göreceksin iyilik kaybolmaz günah Unutulmaz de yan hesaba çeken Allah uyumaz Dilediğin gibi ol Ne yaparsan öyle muamele görürsün buyurmuştur peygamber aleyhissalatu vesselam.

Hz Ömer hesaba çekilmeden önce Kendinizi hesaba çekin tartıya konulmadan önce amellerinizi tartın ve büyük hesaba hazırlanın değerli Ebu Musa El Eş’ari mektubunda Zorlu günün hesabından önce genişlik zamanında kendini hesaba çek diye yazmıştır.

Bu anlatılanlar anladığımız kadarıyla amellerin önünde bir muhasebedir o da kendisine zarar veren şeyleri fayda verecek olan şeylerden ayırarak Böylece ayak kaymasına karşı dikkatli ve tedbirli olmayı zarar veren şeyi bilerek terk etmek ile faydalı da olanı alıp  yapıp deme kim acı bir ilmi rehber elenir amel etmeden önce faydalı ve zararlı dan ayrılmış olur.

Muhasebenin ikinci şekli ise amellerin sonunda yapılır:

“Ey iman edenler Allah’tan korkun ve herkes Yarına ne hazırladığına baksın.” Haşr 18

“ Ey müminler hep birden Allah’a Tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz Nur Suresi 31

 Hz Peygamber: “ Ben günde 100 defa Allah’a tövbe ve istiğfar ediyorum.”Müslim zikir; İbni mace, edeb; Ahmet Bin hanbel, II. 45

Allah kullarına geçmiş amellerini düşünmelerini günah olanlarından pişmanlık duyup kendisine tevbe etmelerini emretmektedir.

Kesir b. Hişam, Cafer b. Meymun’dan, Hz Ömer’in gece karanlığı çökünce ayaklarını kamçılayarak kendi kendine: “Bugün Allah için ne yaptın?” diye sorduğunu haber vermektedir.

Ebu Talha bahçesinde Bir kuşun namazda dikkatini dağıtması üzerine namaz sonunda düşünüp kaybettiğini kazanmak ümitle pişmanlığı ile bahçesini Allah için sadaka vakıf olarak vermesi buna bir örnektir.  muvatta Salat 69

Muhtar b. Fulful, Hasan  basri’den amellerin önünde ve sonundaki muhasebenin tefsiri sadedinde şunu rivayet eder: “Mümin nefsine hakim olur. Onu Allah için hesaba çeker. Çünkü dünyada nefsini hesaba çeken kişinin Kıyamette hesabı hafif, işi muhasebesiz yapanların hesabı ise zor olur. Sonra muhasebeyi şöyle tefsir eder; “Müminin karşısına aniden hoşuna giden bir şey çıkar. Mümin doğrusu sen hoşuma gittin. Üstelik sana ihtiyacım da var. Fakat heyhat ki aramızda engel vardır. İşte bu amellerin önündeki muhasebedir. Mümin bir kusur işler sonra nefsine dönerek bununla ne yapmak istediğin? Doğrusu bu işi yapmak için bir özrüm yoktu. Ve İnşallah bir daha yapmayacağım der. Bu da amellerin sonundaki muhasebedir.”

Allah için amel işleyenlere yakışan işlerinin başında tedbirli olmaları zihinlerinde yapacakları ameli şekillendirmeleri, amel bittikten sonra nasıl sonuçlanacağını düşünmeleridir. Zaten Ölüm gelmeden bütün amelleri bitirmek mümkün de değildir.

İnsan için musibetin ilki, kalbi ahireti hatırlayıp düşünmekten alıkoymaktır. Sonra sehiv, sonra nisyan, sonra gaflet, sonra arkasından Allah’ın emrini zayi etme, Daha sonra da günah işlemekten kalp pası ve katılığı meydana gelir ki bu son ikisiyle ahiret düşüncesi perdelenir kötülük üzerine kötülük getiren amellerden Allah’a sığınırız .

Kaynak: Tasavvuf Klasikleri, Prof. Dr. H. Kamil yılmaz istifade edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir