Mülk Sûresi

Mülk suresi

Kur’an-ı Kerim’deki sıralamaya göre 67. suredir. Mufassal kısmı beşinci sureler grubunun dördüncü suresidir. Mekke’de inmiştir. 30 ayettir.

Mülk suresi Konusu

Mülk suresi, Mekke’de inen surelerdendir. Bu surenin durumu, Mek­ke’de inen ve inanç konusunu ana hatları ile ele alan diğer surelerin durumu gibidir. Bu sure üç ana hedefi ele alır. Bunlar “Yüce Allah’ın büyüklüğünü, öldürme ve diriltmeye kadir olduğunu isbat… Alemlerin Rabbinin birliğine dair hüccet ve deliller getirmek… Sonra da, öldükten sonra dirilmeyi ve haşri inkâr eden yalanlayıcıların akıbetini açıklamaktır.”

Bu mübarek sure ilk hedefi açıklayarak başlar. Mülk ve saltanatın, Allah’ın elinde olduğunu: O’nun varlıkları kontrolü altında tuttuğunu anlatır. bütün boyunlar O’nun yüceliğine eğilir ve alınlar O’na yönelir. O, yaratmak, vücuda getirmek, hayat vermek ve öldürmek hususunda varlıklar üzerinde tasarruf sahibidir: “Mutlak hükümranlık elinde olan Allah’ın şanı yüce­dir…”

Daha sonra sure yedi göğün yaratılmasından ve Allah’ın, dünya se­masını süslediği parlak yıldızlardan bahseder. Bunların hepsi, Yüce Allah’ın kudret ve birliğinin delilleridir.

“O ki, yedi göğü katlar halinde yaratmıştır.”

Daha sonra bu sure geniş bir şekilde suçlulardan söz eder. Yanan ve Allah düşmanlarına karşı şiddetli kin ve öfkeden neredeyse parçalanacak olan cehennemi gördüklerinde onların ne yapacaklarını anlatır. Kur’an’ın, korkutma ve teşvik etmeyi beraber yapma üslubuna göre, kâfirlerin ve mü’minlerin varacakları yeri beraberce anlatır: “Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler…”

Sure Allah’ın yüceliği ve kudretini gösteren bazı delilleri getirdikten sonra, azabının o inkarcı kâfirlere gelmesinden sakındırır: “Gökte olanın, sizi yere batın vermeyeceğinden emin misiniz.? O zaman yer, sarsıldıkça sarsılır.”

Bu mübarek sure, Rasulullah’ın (s.a.v) davetini yalanlayanlara uyarı­da bulunmak ve Peygamberin ölümünü ve mü’minlerin helak olmasını te­menni ettikleri bir zamanda başlarına azabın inmesinden onları sakındır­mak suretiyle sona erer: “De ki, Allah beni ve beraberimdekileri yok etse veya bizi esirgese, söyleyin bakalım, inkarcıları, yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?” Allah’ım! Bu ne büyük tehdit! Bunun karşısında azalar titrer! (Tefsirlerin Özü) 

Mülk suresi Nüzul Sebebi

Surenin tamamı Mekke-i Mükerreme’de ve Tûr Süresinden nazil olmuştur. İbnu’l-Cevzî mekki olduğu konusunda icma olduğunu söyler.(İbnu’l-Cevzî, age. VIII,318; Kurtubî, age. XVIII, 134. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/900.)

  1. Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilendir.

İbn Abbâs der ki: Rasûlullah (sa)’ın aleyhinde konuşan müşrikler hakkında nazil olmuştur. Cibril gelmiş ve onların Hz. Peygamber hakkında konuştuklarını ve onun aleyhinde neler söylediklerini haber vermişti. Bunun üzerine müşrikler: “Muhammed’in ilâhının duymaması için sözünüzü gizleyerek söyleyin.” demişler ve işte ayet bunun üzerine nazil olmuştur.(Vahidî, age. s. 315; ibnu’i-Cevzî, age.Vffl.321. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/900.)

  1. Yüzükoyun sürünen mi daha çok hidayettedir, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi?

Mukatil bu âyet-i kerimenin Ebu Cehl ve Hz. Peygamber hakkında nazil olduğunu söylemiştir. Atâ’nın İbn Abbâs’tan rivayetine göre ise Ebu Cehl ve Hamza ibn Abdülmuttalib hakkındadır. İkrime ise Ebu Cehl ve Ammâr ibn Yâsir hakkında olduğunu söyler. (Razi, Mefâtîhui-Ğayb, xxx,73. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/900.)

Mülk sûresi Ve Abdulkadir Geylani

Ey kendisinden daha sağlam bir tutamak ve daha doğru bir yol olmayan Mustafavi şeriat kulpuna sarılmış Muhammedi! Yapman gereken Mustafavi şeriata sarılmak gereği ile amel etmek, yardım eden Rahman’a dayanmak, bütün işlerini kesin bir şekilde ona ısmarlamak, kötülüğü emre’den nefsinin askerlerinden ve onların gereklerinden yüz çevirmek, onlarla savaşmak ve mücadele etmektir. Böylece başına gelen kazaya razı ve musibete karşı sabırlı olmalısın. Böylelikle nefsin yanlış arzularından fani olmalı ve Hakkın hürriyeti ve bekası ile Baki olmalısın. Allah bizi İhsan ve cömertliği ile kendinde fani ve kendi ile baki kullarından eylesin… Geylani Tefsiri

Mülk suresi  Fazileti Ve Sırları 

Bu sureye Vakiye (koruyucu), Münciye (kurtarıcı) isimleri de verilir. Çünkü bu sure, kendisini okuyanı kabir azabından korur. Rasulullah (s.a.v); “O, koruyucu ve kurtarıcıdır. Kişiyi kabir azabından kurtarır” buyurmuştur.

Bu sürenin faziletine dair pek çok haber varit olmuştur. İmam Ahmed, Ebu Dâvûd, Tirmizi, Nesai, Ibn Mâce ve sahih olduğunu belirterek başkalarının daha rivayet ettiği Ebu Hureyre (r.a)’nin şu sözleridir: Rasûlullah (s.a) buyurdu ki: “Allah’ın Kitabında ancak otuz ayet olan bir süre vardır ki, bir kişiye kendisine mağfiret olununcaya kadar şefaat etmiştir. Bu da: “Bütün mülk elinde olanın şanı ne yücedir.” buyruğu ile başlayan süredir.”

Ebu Davud’daki rivayette: “(Okumak suretiyle) arkadaşlığını kaanan kimseye sure şefaat eder.” denilmiştir.

Bu konudaki rivayetlerden birisi de Taberâni’nin İbn Merdüye’nin ceyyid bir sened ile İbn Mes’ûd ve başka birinden yapmış olduğu rivayettir ki, bunu bir grup muhaddis ondan rivayet etmiş ve Hâkim de sahih olduğunu belirtmiştir. Rivayet şöyledir: “Her kim bu süreyi bir gece okuyacak olursa, o çok büyük ve güzel bir iş yapmış olur.”

İbn Merdüye de Aişe (r.anha)’den Rasûlullah (s.a)’ın, Elif, Lâm, Mim, Tenzil es-Secde suresi ile Tebarekellezî biyedihi’l-Mülk surelerini her gece okuduğunu, yolculukta olsun ikamet halinde olsun bunları okumayı terk etmediğini rivayet etmektedir.

İşte bu ve benzeri rivayetler dolayısıyla her gece bu sureyi okumanın mendub olduğu söylemiştir. 

Mülk suresi kötülüklerden engelleyici ve kurtarıcıdır. Kabir azabından koruyucudur. (Hadis-i şerif -Tirmizî)

Her gece Mülk suresini okuyanı Allahu teâlâ kabir azabından korur. (Hadis-i şerif -Nesâî)

Abdullah ibni Abbâs buyurdu ki: “Mülk suresini oku! Onu ezberle! Çoluk çocuğuna ve komşularına da öğret. Zira bu sure azabdan kurtarıcıdır.”  Okuyan kişiye Hakk Teâlâ indinde şefaatçidir. Eğer kişi onu ezberlemiş ise, Allahtan onu cehennemden kurtarmasını ister. Allah, o sayede kişiyi kabir azabından kurtarır.”

Abdullah ibni Mes’ûd buyurdu ki: “Birisi vefat edip kabre konulduğunda, azap melekleri ölünün başına gelir. Baş onlara der ki: “Ona dokunmayız. Zira o bana, Mülk suresini okurdu.” Sonra karın tarafına varıp otururlar. O da der ki: “Ona dokunmayınız. Zira o bende Mülk suresini ezberleyip hıfz etmiştir” Bu sebeple bu sureye, “kabir azabını engelleyici” anlamında “Mania” denilmiştir.”

Resulullah (Sav) buyurdu ki: “Tebareke Suresinin (Mülk Suresinin) her müslümanın kalbinde olmasını (onu ezberlemesini) arzu ederdim.”

Resulullah (Sav) buyurdu ki: “Tebareke Suresi, sahibini kurtarmak için kabirde mücadele ederek, insanı kabir azabından kurtarır.”

Büyük alim Alusi hazretleri der ki: “Bu surenin fazileti hakkında zikredilen haberlerden dolayı söz konusu surenin her gece okunmasının mendub olduğunu söylenmiştir. Ben de temyiz yaşından beri bu sureyi okumaya devam ediyorum. Beni buna muvaffak kılan Allah’a hamd eder, bundan böyle de yardım ve kabulünü dilerim.”

Resulullah (Sav) buyurdu ki: “Cenaze kabre konulduğunda azap melekleri ölünün ayak tarafından gelmek istediklerinde, ayaklar: ‘Buradan gelemezsiniz. Çünkü sahibim üzerimde Mülk Suresinin okurdu’ der. Bu defa melekler baş tarafından gelmek isterler. bunun üzerine baş: ‘ Buradan gelmezsiniz. Çünkü sahibim Mülk suresini okurdu’ der. Bu defa melekler göğüs tarafından gelmek isterler. Bunun üzerine göğüs: “buradan gelemezsiniz. Çünkü Sahibim Mülk suresini okuyup ezberlemiş, bende (göğsünde, kalbinde) toplamıştır’der (ve o meleklere mani ve engel olur).Bu nedenle bu sureye, kabir azabına mani olup engellediği için el-Mâni’a adı verilmiştir. geceleri Mülk suresini okuyanlar, büyük servete kavuşurlar. Ve güzel amel işlemiş olurlar.”

Resulullah (Sav) Secde ve Tebareke (Mülk) surelerini okumadıkça uyumazdı. Bunu mukim iken de, yolculukta olduğu sıralarda da bırakmadıkları nakledilir. Resulullah’ın bu sünnetinden hareketle müslümanlar da hem bu surenin hem de sünnete uymanın bereketini umarak her gece Mülk suresini okumayı güzel bir adet edinmişlerdir. bunun mendub sayılan davranışlardan biri olduğu kabul edilir.

Abdullah ibni Abbas (Radıyallahu Anhüma) bir kişiye: “Sana kendisiyle sevineceğin bir hadisi şerif söyleyeyim mi?” buyurduğunda, o kişi: “Olur, ey Abbas’ın oğlu! Allah Senden razı olsun” demiş. Abdullah ibni Abbas (Radıyallahu Anhüma): “Mülk suresini oku, onu ezberle, eşine ve bütün çoluk çocuğuna ve komşularına da onu öğret! Çünkü bu sure, münciyedir (kurarıcıdır), Mücadiledir. (kendisini okuyan kişiyi Allah katında savunur). Eğer kişi onu ezberlemiş ise, Allah’u Teala onun kurtarılmasını ister. Allahü Teala, onun isteğini kabul eder. Bu vesile ile onu ezberleyen kişiyi kabir azabından kurtarır.

Halid bin Ma’dan (Radıyallahü Anh) şöyle dedi: Şüphesiz Secde Suresi kabirde, (hayattayken kendisini okumuş olan) arkadaşı için “Allah’ım, eğer ben senin Kitab’ından değilsem beni ondan sil! diyerek mücadele eder. O, kuş gibi de olup kanadını onun üzerine gerer. Böylece ona şefaat edip onu kabir azabından korur.” (bu haberin) benzeri Tebareke Suresi hakkında da vardır. 

Rivayet Edildi ki:

41 defa okuyan, her beladan kurtulur.

Kıyamet günü bir kul sırtında günahları olduğu halde diriltilir. bu kul Allah’ın bir olduğuna inanır, Mülk suresinden başkasını okumazdı. Cehenneme atılması emrolundu. Bu sırada onun göğsünden bir nur şimşek gibi parladı ve şöyle dua etti: “Allah’ım! Ben senin Peygamberin Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in üzerine nazil olanım. Senin kulun beni okuyor ve şefaat edileceğini umuyordu.” Bunun üzerine Allah’u Teala o kulun cennete gönderilmesini emretti. Bu, kurtarıcı Tebareke suresidir.

Her gece okumaya devam edenler, ölüm anındaki fitnelerden korunur ve umulur ki şehadet getirerek ahirete göç eder.

Göz ağrısı çeken bir kişi, üç gün devamlı bu sureyi okumaya devam ederse, biiznillah şifa olur. 

Mülk Suresi Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

1- Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.

2- Hanginizin daha güzel davranacağını imtihan için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, mutlak gâlibdir, çok bağışlayıcıdır.

3- Birbiri ile ahenktar yedi göğü yaratan O’dur. Çok merhametli olan Allah’ın yaratışında hiçbir uy­gunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir bir bak, bir bo­zukluk görebiliyor musun?

4- Sonra gözünü tekrar tekrar çevir. Göz, âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

5- Andolsun ki, biz (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atılacak ateş parçaları kıldık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

6- Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Orası varılacak ne kötü yerdir.

7- Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

8- Neredeyse  cehennem  öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara, “Size, uyarıcı bir peygamber gelmemiş miydi?” diye sorarlar.

9- Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, uyarıcı bir peygamber gelmişti;  fakat biz onu yalan saymış ve “Allah’ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz!.” demiştik.

10- Ve “Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullan­mış olsaydık, şu alevli cehennemin mahkûmları arasın­da olmazdık!” derler.

11- Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Al­lah’ın  rahmetinden) uzak olsun o alevli cehennemin mahkûmları!

12- Fakat daha görmeden Rablerinden (azabın­dan) korkanlara gelince onlar için gerçekten hem ba­ğışlanma hem de büyük mükâfat vardır.

13- Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bi­lin ki O, sinelerin özünü bilmektedir.

14- Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

15- Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Şu hal­de yerin sırtlarında dolaşın ve Allah’ın rızkımdan yi­yin. Dönüş ancak O’nadır.

16- Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.

17- Yahut gökte olanın üzerinize taş göndermeye­ceğinden emin misiniz? Öyleyse tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!

18- Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanlamış­lardı; ama Benim azabım nasıl olmuştu?!

19- Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

20- Rahman olan Allah’a karşı şu size yardım ede­cek askerleriniz hani kimlerdir? İnkarcılar ancak de­rin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.

21- Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve hak­tan kaçmada direnip durmaktadırlar.

22- Şimdi yüz üstü kapanarak yürüyen mi varıla­cak yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yü­rüyen mi?

23- De ki: Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!

24- De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur, ancak O’nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

25- Onlar: “Doğru sözlü iseniz, bu tehdit hani ne zaman?” derler.

26- De ki: O bilgi, ancak Allah’a mahsustur. Bense sadece apaçık bir uyarıcıyım.

27- Ama onu yakınlarında gördükleri zaman, in­kâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine) “İşte sizin arayıp durduğunuz budur!” denecektir.

28- De ki:  Allah beni ve beraberimdekileri yok etse veya bizi esirgese, inkarcıları elem verici azaptan kurtaracak kimdir?

29- De ki: O Allah; çok esirgeyicidir; biz O’na iman etmiş ve sırf O’na güvenip dayanmışızdır. Siz ki­min   apaçık   bir  sapıklık   içinde   olduğunu   yakında öğreneceksiniz!

30- De ki: Suyunuz çekilecek olsa, söyleyin baka­lım, size kim bir akar su getirebilir?

Mülk Suresini Dinleyin

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir