MÜLKÜN VARLIĞIN YÖNETİMİ

LEYL:﴾13﴿ Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
KADİR:﴾4﴿ O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar.
KAF:﴾43﴿ Biz, ancak biz hayat verir ve öldürürüz, dönüş de elbet bizedir.
KAMER:﴾50﴿ Ve bizim buyruğumuz tektir, göz açıp kapayıncaya kadar olup biter.
SAD:﴾66﴿ O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin rabbidir, daima galiptir, çok bağışlayıcıdır.”
A’raf:(54) Sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan; sonra tahtına kurulup gündüzü, onu durmadan kovalayan gece ile örten; güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna baş eğdiren Allahtır. İyi bilir, yaratma ve buyruk O’na aittir. Alemlerin Rabbi Allah yücedir.(158) (Ey Muhammedl) De ki: “Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin hükümranı kendisinden başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah’ın hepiniz için gönderdiği Elçisiyim. Öyleyse Allah’a inanın, Allah’a ve Onun sözlerine inanan, Onun ümmi Elçisi Peygamber’e de inanın ve doğru yolda olabilmeniz için ona uyun”
72 Cin:(12) (Cinler şöyle dediler:) “Yeryüzünde (kalsak da) Allah’ı aciz bırakamayacağımızı, (başka yere) kaçsak da Onu aciz kılamayacağımızı anladık”
Yasin:(83) Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döndürüleceğiniz Allah Yücedir.
Furkan:(1-2) Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna (Muhammede)Furkan’ı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Furkan:(59) Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratan, sonra da tahtına kurulan, Rahman’dır. Bunu, bir bilene sor!
Fatır:﴾1﴿ Hamd, gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O dilediği kadar fazlasını da yaratır. Kuşkusuz Allah her şeye kadirdir.﴾2﴿ Allah’ın insanlar için açtığı rahmeti kısabilecek yoktur, Onun kıstığını da Ondan başkası açamaz. O mutlak izzet ve derin hikmet sahibi de O’dur.
﴾10﴿ Kim izzet isterse bilmeli ki izzet tamamıyla Allah’a aittir. Güzel sözler O’na yükselir; rızasına uygun iş ve davranışları da O yüceltir. Sinsi sinsi kötülük tasarlayanlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzakları altüst olur.

﴾15﴿ Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizlersiniz. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir ve mutlak kemaliyle hep övgüye layık olan O’dur.﴾16﴿ O dilerse sizi yok eder ve yerinize yenilerini yaratır.﴾17﴿ Bu, Allah için güç de değildir.

﴾41﴿ Gerçek şu ki Allah, koyduğu düzenden sapmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Şayet sapacak olsalar artık Ondan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O halimdir, çok bağışlayıcıdır.
Meryem:﴾93﴿ Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, rahmana birer kul olarak gelecektir.
Taha:﴾5﴿ Rahman olan Allah arşa istiva etmiştir. ﴾6﴿ Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında ne varsa hepsi O’nundur.
İsra:﴾44﴿ Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O’nu tesbih eder; Onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır.
Yunus:﴾3﴿ Kuşkusuz rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da (yarattığı) arşa hâkim olan, her işi yöneten Allah’tır. O izin vermedikçe şefaat edecek biri de yoktur. İşte bu Allah sizin rabbinizdir, öyleyse O’na kulluk ediniz. Bunları düşünmez misiniz!﴾31﴿ De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da işitme ve görme yeteneklerini hükmü altında kim tutuyor? Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Her türlü işi kim yürütüyor? “Allah” diye cevap verecekler. “Öyleyse (O’na ortak koşmaktan) sakınmıyor musunuz?” de.﴾55﴿ Bilesiniz ki göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Dikkat edin, Allah’ın olacağını bildirdiği şey gerçektir; ama onların çoğu bilmezler.  ﴾56﴿ Hayatı veren de alan da O’dur; sonunda O’na döndürüleceksiniz.
Enam:﴾3﴿ O, göklerde ve yerde tek Allahtır. Gizlinizi açığınızı bilir, neyi yapıp ettiğinizi de bilir.﴾59﴿ Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları Ondan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıklarındaki tek bir taneyi bile bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.﴾60﴿ Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de neler yaptığınızı bilen; sonra belirlenmiş eceliniz tamamlansın diye (her) sabah sizi dirilten O’dur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.﴾61﴿ O, kullarının üstünde yegane kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.﴾62﴿ Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız Onundur ve O, hesap görenlerin en çabuğudur.﴾63﴿ De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” Ona açık gizli yalvararak, “Eğer bizi bundan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız” diye dua edersiniz.﴾64﴿ De ki: “Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır.” Sonra siz yine O’na ortak koşarsınız.﴾65﴿ De ki: “Allah size üstünüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi muhalif gruplara ayırıp birbirinize güçlerinizin acısını tattırmaya kadirdir.” Bak, anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz!﴾95﴿ Tohumu ve çekirdeği çatlatan şüphesiz Allah’tır; O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarmaktadır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!﴾96﴿ Sabahı aydınlatan O’dur. Ve O, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, aziz ve alim olan Allah’ın takdiridir.
Saffat:﴾5﴿ O, göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin rabbi, güneşin doğuş yerlerinin rabbidir.
Lokman:﴾26﴿ Göklerde ve yerde olan her şey yalnız Allah’ındır; kuşkusuz hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye layık olan yalnız Allahtır.﴾29﴿ Allah’ın geceyi gündüze kattığını, gündüzü de geceye kattığını; her biri belirli bir süreye kadar hareketini sürdürmek üzere güneşi ve ayı (buyruğuna) boyun eğdirdiğini ve Allah’ın yapıp ettiklerinizden kesin olarak haberdar olduğunu bilmez misin?﴾30﴿ Bu böyledir, zira Allah hakikatin kendisidir; Onun dışında taptıkları şeyler ise asılsızdır ve Allah, yalnızca O, çok yücedir, çok büyüktür.
Sebe:﴾1﴿ Hamd göklerde ve yerde ne varsa hepsinin sahibi olan Allah’a mahsustur; ahirette de hamd yalnız O’na özgüdür. Hikmetle yöneten, her şeyden haberdar olan O’dur.
Zümer:﴾63﴿ Göklerin ve yerin anahtarları Ondadır. Allah’ın ayetlerini inkar edenlerin durumuna gelince işte hüsrana uğrayanlar onlardır.
Mümin:﴾68﴿ Yaşatan da öldüren de O’dur. Bir işe hükmettiğinde o konuda sadece “ol!” der, o da oluverir.
Şura:﴾4﴿Göklerde ve yerde ne varsa hep Onundur. O çok yücedir, çok uludur.﴾12﴿ Göklerin ve yerin anahtarları Onundur. Rızkı dilediğine bol, dilediğine de ölçülü verir. Çünkü O her şeyi bilmektedir.
Kehf:﴾26﴿ De ki: “Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O’na aittir. O öyle bir duyar, öyle bir görür ki! (O kadar olur!) Onların Allah’tan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
Enbiya:﴾19﴿ Göklerde ve yerde olanlar hep O’na aittir. Onun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet etme hususunda ne büyüklenirler ne de yorulurlar. ﴾20﴿ Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tenzih ederler.
Müminun:﴾17﴿ Andolsun biz üstünüzde yedi yol (yörünge) yarattık. Biz yaratılanlardan habersiz değiliz.
Secde:﴾5﴿ O gökten yere her işi düzenleyip yönetir. Sonra bütün işler sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde Onun katına çıkar.﴾6﴿ İşte O, duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilmektedir, izzeti sınırsız, rahmeti boldur.

Tur:﴾37﴿ Yoksa rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa her şeye egemen olan onlar mı?
Mülk:﴾1﴿ Mutlak hükümranlık elinde olan Allah aşkındır, cömerttir ve Onun her şeye gücü yeter.﴾19﴿ Üstlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları hiç görmediler mi? Onları (havada) rahmandan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.﴾20﴿ Peki, rahmana karşı size yardım edecek askerleriniz kimler? İnkarcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
Rum:﴾26﴿ Göklerde ve yerde bulunanlar hep O’na aittir, hepsi O’na boyun eğmiştir.﴾27﴿ Varlığı ilkin yaratan, sonra bunu tekrar eden O’dur ve bu Onun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfat Onundur. O mutlak galiptir, hikmet sahibidir.
Ali İmran:﴾26﴿ De ki: “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok sen her şeye kadirsin.”

﴾27﴿ “Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın ve dilediğine sayısız rızık verirsin.”﴾83﴿ Onlar Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar! Oysa göklerde olanlar da yer de olanlar da isteyerek veya istemeyerek hep O’na boyun eğmişlerdir ve O’na döndürüleceklerdir.﴾109﴿ Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah’a varır.﴾189﴿ Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Nisa:﴾126﴿ Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır ve Allah her şeyi kuşatmaktadır.﴾131﴿ Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size kesinlikle “İtaatsizlikten sakının” diye emretmiştik. Eğer inkara saparsanız biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O her türlü övgüye layıktır.﴾132﴿ Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Güvenmek için Allah yeter.﴾133﴿
O isterse -ey insanlar!- sizi toptan yok eder ve yerinize başkalarını getirir. Allah’ın gücü kesinlikle buna yeter.
Hadid:﴾1﴿ Göklerde ve yerde bulunanlar Allah’ı tespih etmektedir. O üstündür, her yaptığında hikmet vardır.﴾2﴿

Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Onundur. Hem hayat verir hem öldürür. Onun her şeye gücü yeter.﴾4﴿ Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden O’dur. Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.﴾5﴿ Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Onundur ve bütün işlerin dönüp varacağı merci ancak Allahtır.﴾6﴿ Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. O kalplerde olanı çok iyi bilir.

Rad:﴾2﴿ Gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükselten, sonra arşa istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allahtır; her biri belirlenmiş bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşleri Allah düzenliyor; ayetleri de açıklıyor ki rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.﴾3﴿ Yeryüzünü enine boyuna uzatan, onda sabit dağlar ve ırmaklar meydana getiren, orada meyvelerin her birinden çifter çifter yaratan O’dur. Geceyi de gündüzün üzerine O bürüyüp örtüyor. Düşünen insanlar için şüphesiz bütün bunlarda ibretler vardır.﴾4﴿ Yeryüzünde birbirine komşu parçalar, üzüm bağları, ekinler; sürgünlü-çatallı ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır; hepsi bir tek su ile sulanır. Böyle iken üründe bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan insanlar için ibretler vardır.﴾12﴿ Size korku ve ümit duyguları içinde şimşeği gösteren ve yağmur dolu bulutları meydana getiren O’dur.﴾13﴿

Gök gürültüsü Allah’ı överek tenzih eder; Onun korkusundan dolayı melekler de buna katılır. Onlar Allah hakkında tartışıp dururken O, yıldırımlar gönderip bunlarla dilediğini çarpar. Onun azabı pek şiddetlidir.﴾15﴿ Göklerde ve yerde bulunan her şey ve bunların gölgeleri sabah akşam, isteseler de istemeseler de Allah’a secde ederler.

Rahman:﴾17﴿ O, iki doğunun da rabbi iki batının da rabbidir.﴾18﴿ Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz?﴾29﴿ Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Ondan ister (O’na muhtaçtır). O her an yaratma halindedir.

﴾33﴿ Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! Ama (tarafımızdan verilmiş) bir güç olmadıkça geçemezsiniz.
Talak:﴾12﴿ Yedi göğü ve yerden de onların benzerlerini yaratan Allahtır. Allah’ın gücünün her şeye yettiğini ve yine Allah’ın ilminin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye Onun buyruğu gelip, bunlar arasında (bütün evrende) sürekli gerçekleşir.
Nur:﴾41﴿ Görmez misin ki, göklerde ve yerde olanlar, havada kanatlarını açarak hareketsiz gibi duran kuşlar Allah’ı tesbih ederler. Hepsi duasını ve tesbihini bilmekte, Allah da onların bütün yaptıklarını bilmektedir.﴾42﴿ Göklerin ve yerin egemenliği Allah’a aittir, dönüş de Allah’adır.﴾43﴿ Görmez misin ki, Allah bulutları yürütür, sonra onları birleştirir, sonra onları üst üste binip yoğunlaşmış bulut kümesi haline getirir. Bu sırada bulut aralıklarından çakan şimşeği görürsün; gökten, oradaki bulut dağlarından dolu yağdırır da bunu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu uzaklaştırır, bu arada şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kör edecek.﴾44﴿ Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir; gören ve düşünenler için bunlardan alınacak ibretler vardır.
Hac:﴾18﴿ Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O’na secde etmektedir! Niceleri de azabı hak etmiştir. Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandıra bilecek birisi yoktur. Kuşkusuz Allah dilediğini yapar.﴾61﴿ İşte böyle; Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Allah her şeyi işitir ve görür.﴾64﴿ Göklerde ve yerde ne varsa hep Onundur. Şüphe yok ki kimseye muhtaç olmayan, her türlü övgüye layık olan yalnız Allahtır.
Teğabün:﴾1﴿ Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah’ı tespih ediyor. Egemenlik Onundur ve hamd O’na mahsustur. Onun her şeye gücü yeter.﴾11﴿ Allah’ın izni olmadan başa gelen bir musibet yoktur. Kim Allah’a iman ederse Allah onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah her şeyi bilmektedir.
Saf:﴾1﴿ Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah’ı tesbih etmektedir. O azizdir, hakimdir.
Cuma:﴾1﴿ Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da egemenliğin mutlak sahibi, her türlü eksiklikten uzak, üstün ve her işi hikmetli olan Allah’ı tesbih ediyor.
Fetih:﴾7﴿ Göklerin ve yerin askerleri yalnızca Allah’a aittir; O sonsuz güç ve hikmet sahibidir.
Maide:﴾17﴿ “Allah, Meryem oğlu Mesih’in kendisidir” diyenler hiç şüphesiz hakikati inkar etmiş olurlar. De ki: “Eğer Allah, Meryem oğlu Mesih’i, annesini ve yeryüzünde bulunanların tamamını helak etmek isterse, kim Allah’ın gücüne karşı durabilir!” Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini yaratır. Allah her şeye kadirdir.﴾40﴿ Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkiyeti Allah’a aittir. O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar. Allah her şeye kadirdir.﴾120﴿ Göklerin, yerin ve içlerindeki her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. O her şeye kadirdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir