Münafikûn sûresi 

Münafikûn sûresi Hakkında

Kur’an-ı Kerimdeki sıralamasına göre 63. suredir. Mufassal kısmı dördüncü sureler grubunun üçüncü ve son suresidir. 11 ayettir Medîne’de inmiştir.

Münafikûn sûresi Konusu

Bunun durumu da Medine’de inen ve ahkâm konularını işleyen ve İslâm’ın amelî yönünü, yani ahkâm konularını anlatan diğer surelerin durumu gibidir. Bu mübarek surenin, etrafında döndüğü asıl konu, nifak ve münafıkla­rı genişçe anlatmaktır. O kadar ki bu sure, onların nifak perdelerini açıp re­zil eden bu isimle yani “Münâfikûn Suresi” diye isimlendirilmiştir.

Bu mübarek sûre başlangıçta münafıkların huylarını ve yerilen sıfatlarını ele alır ki, bu sıfatların en belirgin olanı da yalan söylemeleri ve içlerinin dışlarına uymamasıdır. Çünkü onlar kalben inanmadıkları şeyleri dilleriyle söylerler. Daha sonra sûre, Peygamber (a.s.)’e ve mü’minlere kur­dukları komploları anlatır. Kuşkusuz bu sûre onların rezilliklerini ve suçlarını ortaya çıkarıp rezil etmiştir. Onlar, dıştan müslüman görünmekle insanları Allah’ın dininden alıkoyuyor ve İslam davetine, açıkça inkâr eden kâfirin veremediği zararı veriyorlardı. Dolayısıyla onların tehlikeleri daha büyük ve verdikleri zarar daha çoktur: “Şüphe yok ki münafıklar, cehenne­min en alt tabakasındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın”

Aynı zamanda bu mübarek sûre, münafıkların Peygamber (s.a.v) hakkındaki adîce konuşmalarını, onun davetinin dağılıp yok olacağına, Be­nî Mustalik Gazasından döndükten sonra Peygamberimizi (s.a.v.) ve mü’minleri Medine’den kovacaklarına inanmaları ve diğer bazı adi sözlerini anlatır.

Bu mübarek sûre mü’minleri münafıklar gibi Allah’a itaat ve ibadeti bırakıp dünya ziyneti, malı ve eğlencesi ile meşgul olmaktan sakındırır. Bu­nun zararlı bir yol olduğunu açıklar. Ecel sona erip vakit geçmeden Önce, Allah rızasını kazanmak maksadıyla O’nun yolunda harcamayı emreder. Ecel gelince, hasret ve pişmanlığın fayda vermediği bir zamanda insan pişman olur ve hasret çeker.

Münafikûn sûresi Nüzul Sebebi

Rivayete göre Rasulullah (s.a.v) Benî Mustalik Gazasına çıktı. İnsan­lar burada bir suyun başında kalabalıklaştılar. Bunların arasında Ömer (r.a.)’in hizmetkârı Cahcah b. Saîd ile, münafıkların reisi Abdullah b. Se-IûTun destekçisi Sinan el-Cühenî de vardı. Cahcâh, Sinan’a bir tokat attı. Sinan buna kızıp “Yetişin ey Ensar!” diye bağırdı. Cahcâh da, “Yetişin ey Muhacirler!” diye bağırdı. Abdullah b. Selûl dedi ki; “Bunu da yaptılar ha! Vallahi bizimle bunların (Muhacirleri kastediyor) durumu, öncekilerin “Besle kargayı oysun gözünü” sözüyle anlattıkları gibidir.

Bilesiniz ki, val­lahi Medine’ye dönersek, daha üstün olan daha alçak olanı mutlaka oradan çıkaracaktır.” O, “Daha üstün olan” ile kendisini, “Daha alçak olan” ile de Rasulullah (s.a.v)’ı ve Ashabım kastediyordu. Sonra kavmine şöyle dedi: “Bu muhacirler sizin yardımınız ve onlara infâkınız sayesinde Medine’de oturuyorlar. Onlardan bu yardımı kesmiş olsaydınız mutlaka beldenizden kaçarlardı” Zeyd b. Erkam onu işitti ve durumu Rasulullah (s.a.v)’a bildirdi. Haber, Abdullah b. Selûl’a ulaştı. Abdullah, böyle bir şey söylemediğine dair yemin edip Zeyd’i yalancı durumuna düşürdü. Bunun üzerine, “Andolsun eğer Medine’ye dönersek, daha üstün olan alçak olanı mutlaka oradan çıkaracaktır.” mealindeki âyete kadar bu sûre indi.

Abdulkadir Geylani Münafikun suresi Hakkında

Ey muhammedi nûrun kendisine açıkça keşfedildiği kimse, o nur herşeyi zuhûr edenden gelmiştir. O vahdet-i zâtın şemsi değilmidir? Bilki; Allah’ın mahlûkatları ve diğer her şeyi zuhûr etmedeki ilmi, gücü, kudreti ve üzerine olan hükmü ve onu devam ettirmesi; bütün bunlar herhangi bir öncü maddeden gelmemiştir, herhangi bir âlet veya mukaddimeden de gelmemiştir, Senin üzerine düşen görev hayatın boyunca rabbinin zikri ile iştigal etmendir, bir saat bile onun zikrinden uzak kalmaman gerekir, bir an bile ona yönelmemezlik yapmamalısın, sen ecelinin ne zaman geleceğini bilemezsin, eğer ecelin gelirse ondan geriye dönüş olmaz. Allah cümlemizi her ahvâlinde uyanık kullarından eylesin. 

Münafikûn sûresi Meali 

Bismillâhirrahmânirrahîm

1- Münafıklar sana geldiklerinde “Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Peygamberisin” derler. Allah da bilir ki sen elbette, Allah’ın Peygamberisin. Allah hiç şüphesiz münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.

2- Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah yo­lundan  saptırdılar.  Gerçekten  onların  yaptıkları ne kötüdür!

3- Bunun sebebi, onların önce îman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar anlamazlar.

4- Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayandırılmış kütüklerdir. Her gürültüyü kendi aleyh­lerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?

5- Onlara “Gelin, Allah’ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin”  denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını gö­rürsün.

6- Onlara mağfiret dilesende, dilemesende bir­dir. Allah onları katiyen bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.

7- Onlar: “Allah’ın elçisinin yanında bulunanlara hiçbir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler”  diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerlerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.

8- Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, en üstün olan, en alçak olanı oradan mutlaka çıkaracak­tır.”   diyorlardı. Halbuki üstünlük ancak Allah’ın ve Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.

9- Ey îman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

10- Herhangi birinize ölüm gelip de  “Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka ve­rip iyilerden olsam!” demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.

11- Allah, eceli gelince hiçbir nefsi geri bırakmaz. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Münafikun Suresi’nin Fazileti Ve Sırları

Kim Münâfikûn sûresini okursa, nifâktan kurtulur. (Hadîs-i şerîf-Tefsîr-i Beydâvî)

Kim Münâfikûn sûresini okursa, nifâktan kurtulur. (Hadîs-i şerîf-Tefsîr-i Beydâvî)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Münafikun Suresini okursa, münafıklıktan kurtulur.”

Rivayet Edildi ki

Gammaz ve hasetçilerin şerrinden korunmak için 100 kere okunur. 

Bu sure, göz ağrısı ve her türlü sancılı hastalıklara şifadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir