Müridi İmtihan Etmek

Müridi İmtihan Etmek

Tarikati a’liye yoluna girmek kolay olmasa gerek kardeşler. Zamanımızda tut elinden al getir ders kağıdını tutuştur eline tamam oldun mürid. Bu kişi nereden öğrenecek erkanı edebi canım herkes gibi girdiği yerden diyebilirsiniz. Haklısınız da çünkü sizde aynı yoldan ve akımdan etkilenerek bu yola girmiş olmanız mümkündür. 

Kamil bir mürşidin huzuruna süluk için varacak olan kişi edepli durması gerekir. Saygıda kusur etmemelidir. Mürşidi Kamil yani şeyh size yüz vermeyebilir. Hatta kırıcı söz ve ima ile sizi işaret ederek konuşabilir. Burada kapıya gelen ve intisap etmek isteyen sarsılmaması gerekir. Sabırlı olması gerekir ve bir an önce kapıya bakıp uzaklaşmak gibi bir düşünceye kapılmamalıdır.

Kadim tasavvuf anlayışına sahip şeyh acele ile hareket yaparak mürid hakkında hemen karara varmaz. Müridi kabul etmek için bir sene veya uzun bir müddet imtihana tabi tutulabilir. Bunun için bir örnek verelim:

İmam Şibli tarikat yoluna girmek için Cüneyd-i Bağdadi’ye gelir ve meramını arz eder. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri Şibliye önce: “Git, çıra sat!” buyurdu. Bunun üzerine, bir sene çıra satıp tekrar huzurlarına çıktıklarında: “Daha düşüncelerinde dünyaya muhabbet var” buyurarak bir sene de başka bir iş verdiler. Bir sene sonra tekrar huzurlarına çıktığında: “Bir sene de burada hizmet et!” buyurdular. Bu hizmetten sonra hocası: “Şimdi halin nasıldır?” diye sordu. Şibli hazretleri:“Artık kendimi insanlardan üstün tutmuyorum” dedi. Bunun üzerine Cüneyd-i Bağdadi hazretleri: “İşte şimdi kendini kurtardın” buyurdu. Daha sonra Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin derslerine devam ederek, onun gözde talebelerinden oldu. Tasavvufta yüksek mertebelere kavuştu. Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinden sonra onun yerine geçip, yüzlerce talebe yetiştirdi. Evet kardeşlerim demek ki kadim anlayışta hemen karar verilmez. Şeyh temkinli, mürid sabırlı olacak.

Tevbe almadan önce şeyhinin imtihan etmediği mürid çoğu kere iflah olmaz. Çünkü o tarikata imanda olgunlaşmadan, takva, muhabbet, tevazu, değer bilmek gibi güzel duyguların ve kalbi hassasiyetlerin bir hâsılasını kazanmadan tarikata bir şekilde girmiştir. Bir müddet sonra da olsa, sonunda tarikat onu atacaktır. Bu sayılan halleri kazanmış birinin tarikata girmesi ise öyle değildir.  Bazılarında bu İstidat Allah’ın bir lütfudur. Bunların üzerinde bu emareler çok net bir şekilde görülür. Mürşid-i Kamil bu gibileri yine de imtihana tutabilir. Salik sabırlı olmalı ve yaşadıklarını iyi kavramalı gönül gözü ile ve hikmetle değerlendirmelidir. Gerçi bu devirde kadim tasavvuf anlayışına göre yol alacak kimseyi bulmak mümkün olmamakla beraber bırakın sınamayı hemen icazet bekleyen birileri ile dergahta karşılaşmak mümkündür.

Sadıkların hali başkadır sen onlara uymaya çalışmalısın her kulun hidayeti yüce Mevla’mızın iradesidir. Sabrını kuşanmalı, edeple durmalı, kendini bulunmaz atlas kumaş olarak görmemelisin. Orada en değersiz olan benim demelisin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir