Müridin Halini Gizlemesi

Müridin Halini Gizlemesi

Müridin alametlerinden birisi olan ‘hal’ kendisi tarafından gizlenmelidir. Mürid Allah’a karşı etrafındakilere Muhabbet iddiasında bulunabilir. Zahid olduğunun iddiasını ortaya koyabilir. Hatta açlık ve dünyayı terk etme görüntüsü verebilir. İddiaları doğru ise yüzünün rengi sararmış, Dünya ehli olan halktan uzaklaşmış ve karnı çökmüş olmalıdır. Açlıkla mücadelenin yardım etmediği her sofiye donukluk ve ağır engelliler ağırız olur kur’an-ı Kerim bile dinlese o engellerden dolayı neredeyse hiç bir nasihat almaz.

Sufi ruhsatlara değil en ihtiyatlı fetva’ya uyacak mümkün olduğu müddetçe alimlerin itilafından kurtulmak için onların ittifak ettikleri görüş ile amel etmelidir. Şeriattaki ruhsatlar meşgul, zayıf ve zaruret de kalmış insanlar içindir. Sofiler azimetlere sarılma nefislerini zorlamakla meşgul olmalıdır.

Bundan dolayı denilmiştir ki:

“Sofi, hakikat merdiveninden şeriat ruhsatlarına indiği anda Allah’la (Celle Celalühü) olan ahdini bozmuş demektir.”

Sufi Halini Gizlemelidir

Mürid mahlûkattan geçip, sırf Allah Teala’nın murakabesi makamında kökleşinceye kadar mümkün mertebe kendisi ve Allah Teala arasındaki hali gizlemelidir. Böylece kimse bu sadık müridin makamını anlamaz ve halini bilmez.

Bir fakir (sofi) Şeyhin birine gelerek şöyle şiir okudu:

كم من فتي يرمي مرامى بعيدة – وهو بين أطناب الخيام مقيم

“Nice erler var ki, çadırlarda oturur Fakat attıkları oklar uzaklara kavuşur.

(Yani öyle zatlar var ki, oturdukları yerden çok büyük işler yapıyorlar, kendilerini göstermiyorlar ama himmetleri uzaklara ulaşıyor.)

Bunun üzerine şeyh bir çığlık attı. Yerinden kalktı ve genci yakaladı. Ona; “bunu nereden anladın?” diye sordu.

Bu yolun üstatlar icma etmişlerdir ki; amele ilk başlayıştan itibaren müridin niyetinde Hakk (Celle Celalühü)’dan gayrı bir mülahaza (düşünce) varsa onun elinden bir şey gelmez.

Yine icma etmişlerdir ki; zuhur etmek (ortaya çıkmak, bilinmek) niyetinde olan ve kemalâtına vakıf olunması hoşuna giden müridin arkası kesiktir, felaha ermez. Hele hele insanlar bir de onunla teberrük ediyorsa… Bu kimseyi teberrük onu tamamıyla helak eder.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir