Müsâmere

Müsâmere 

Zikrin unutulmaya  yüz tuttuğu bir anda gizli bir yolla içten gelen ikaz. 

Ruzbari şöyle demiştir: Safayı aşkıma nazladım ki dalları Aşk ateşidir ve susuzluğu da ateşi.  

Meşayihten birisine müsamere sorulduğunda şöyle cevap verdi: “İçerdeki sırların sürekliliğiyle beraber ruha gelen serzenişin yüklenerek devam etmesidir.”

Kalbin ve ruhun Rabbine yalvarmasıdır. Kul, kalbini istila eden zikir lezzetiyle, Rabbine o derece yakınlık ve öylesine bir huzur duyar ki diliyle değil fakat gönlüyle âdeta O’nunla konuşur. Kâh özür diler, kâh övgü söyler, kâh: “Senden başka Tanrı yoktur” der. Bunlar bir zorlama ile değil, kendiliğinden kalbinden geçer. Bu gizli konuşma ve yalvarma, bu manevi üns, salikin hal ve makamı olur. Peygamber (s.a.v.): İhsan, Allah’ı görüyormuşsun gibi O’na ibadet etmendir” (1) Sözleriyle bu hâle işaret buyurmuştur. Nasıl ihsan derecesinde kul, Allah’ı görür gibi olursa, O’na münacatı da karşılıklı konuşur gibi olur. O’na görüyormuş gibi yalvarır, derdini arz eder, niyaz eder, nazlanır, övgü söyler.

Ancak bu halin, “müsâmere” yerine “münacat: gizli konuşma” ta’biriyle anlatılması daha uygun olur. Çünkü Peygamber (s.a.v.) bu hâli ifade için münacat kelimesini seçmiştir: “Biriniz namaza durunca, Rabbiyle gizli konuşur” “Hepiniz Rabbiyle gizli konuşuyor. Öyle yüksek sesle Kur’ân okuyup birbirinizin fikrini dağıtmayın”


Dip Notlar

(1) (Buhari, iman 37; Müslim, iman;1,5-7, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai,İbni Mace) 

(2) (İbn Hanbel’in Müsned’indeki rivayet şöyledir: “Allah’ın Elçisi (s.a.v.) Mescidde ‘itikafa girmişti. Ashabının yüksek sesle Kur’ân okuduklarını duydu. Kendisi kubbenin (çadırının) örtüsünü açıp dedi ki: ‘Bakın, hepiniz de Rabbinize münacat ediyorsunuz, birbirinize eziyet etmeyin, birbirinize yüksek sesle okumayın (yahut namazda sesinizi yükseltmeyin) dedi” (Müsned: 3/94; Ebû Dâvûd, Tetavvu’: 25). 

Abdullah ibn Ömer de Peygamber(s.a.v.)in şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Biriniz namaza durunca Rabbine münacaat ediyor. Her biriniz, Rabbine konuştuğunu bilsin ve namazda yüksek sesle okuyup başkasının huzuruna zarar vermesin”. (Muvatta’, Nida’: 29; İbn Hanbel, Müsned: 2/36, 67). Keza bkz. Medâricu’s-sâlikîn: 3/99

Kaynak: El-Luma, Ebu Nasr Serrac Tusi; İslam Tasavvufu S. Ateş

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın