Namaz Vakitleri

Namazın vakitleri:

Kur’an-ı Kerim’de: “Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz, müminler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.”Nisa:103  hükmü beyan buyrulmuştur. Dolayısıyla müminler namaz vakitleri hususunda titiz olmak zorundadırlar.

Fakihler her namazın bir vaktinin olduğunda ittifak etmişlerdir. Buna göre namazın vakitleri şu şekilde açıklanmıştır.

Sabah Vakti:

Sabah namazının vakti; Fecri Sadık’tan güneşin doğmasına kadar devam eder.

İmam-ı Merginani: “Sabah namazının ilk vakti; ikinci fecr (Fecr-i sadık, veya subh-û sadık) doğduğu zamandır. Bu ise ufukta kendisini gösteren beyazlıktır. Sabah namazının son vakti ise; güneşin doğmasından azıcık bir zaman öncesidir” hükmünü zikreder.

Fecri Sadık: ufuktaki genişliğe yayılan bir beyazlıktır. Bunun karşıtı Fecri kazib’tir.

Fecri Kazib: Gökyüzünün ortasında yükseklere doğru uzunlamasına yayılan kurt kuyruğuna benzer bir beyazlıktır. Bu beyazlıktan sonra yine karanlık gelir. Birinci fecre bütün şer’î hükümler bağlanır. Bu hükümler de orucun başlaması, sabah vaktinin girmesi, yatsı vaktinin sona ermesidir. Müslimde  rivayet edilen Abdullah b. Amir hadisinde şöyle denilmektedir: “Sabah namazının vakti fecrin doğmasından güneşin doğmasına kadar geçen zamandır.” Güneş doğduktan sonra öğle vaktine kadar geçen zaman farz namazlarının kılınamayacağı mühmel bir vakit olarak kabul edilir.

Öğle Vakti:

Öğle namazının vakti; Güneşin en yüksek noktaya ermesinden her şeyin gölgesinin bir misli uzamasına kadar devam eden vakittir. Bu görüş hanefiler’den imam Ebu Yusuf ve Muhammed ile üç mezhep imamının görüşüdür. 

Ebu Hanife’nin görüşü olan Zahirür rivaye’ye göre ise öğle vaktinin sonu her şeyin gölgesi iki misli uzayıncaya kadardır. Bu Vakit ittifakla ikindi vaktidir. Namaz vakitlerinde sona kalınmamalıdır. Çünkü ibadetlerde ihtiyatlı davranmak daha iyidir.

Güneşin Zevali Ne Demektir:

Güneş gökyüzünde çıktığı en yüksek noktadan Batıya doğru meyil etmeye başlamasıdır. Güneşin gökyüzünün ortasına ulaşması haline ‘istiva Vakti’ de denilmektedir. Güneş Bu noktadan Batıya doğru inmeye başlayınca zeval vakti meydana gelir.

Molla Hüsrev: “Güneşin zevalinden, gölgenin iki misline ulaştığı süre, öğle namazının vaktidir. Buna delil Allahu Teâla (cc)’nın şu kavli şerifidir: “Güneşin (zeval vaktinde) kayması anından, gecenin kararmasına kadar güzelce namazı kıl” (El İsrâ Sûresi: 78).

İkindi Vakti:

İkindi namazının vakti öğle vaktinin çıktığı andan itibaren başlar ikindi vakti güneşin batması ile de son bulur. Yani ikindi vakti her şeyin gölgesi nin bir misli arttığı andan itibaren başlayıp, Ebu Hanife’ye göre ise iki misli olduğu andan itibaren ittifakla güneşin batmasından hemen önceki vakte kadar devam eder. Fakihlerin büyük çoğunluğunun görüşü bu şekildedir. Güneşin sararma vaktinde İkindi namazını kılmak mekruhtur.

Resulullah (sav)’in: “İkindi namazından bir rekata; güneşin batmasından az önce yetişen kimse ikindi namazına yetişmiştir” buyurduğu bilinmektedir.

Akşam Vakti:

Güneş battığı an, akşam namazının ilk vaktidir. Bu hususta herhangi bir ihtilaf yoktur. Resulullah (sav)’in: “Akşam namazının vaktinin evveli güneşin battığı andır. Vaktinin sonu ise şafak kaybolduğu zamandır” buyurduğu bilinmektedir.

Şafak; İmam-ı Azam (rha)’a göre, güneşin batışını takip eden, kırmızılıktan sonraki beyazlıktır. Kararma o zaman meydana gelir. Resulullah (sav)’in: “Akşam namazının vaktinin sonu, ufuk karardığı zamandır”Hadis-i Şerif’ini esas almıştır. İmameyn ise: “Şafak ancak kırmızılıktır” Hadis-i Şerif’ini esas alarak, şafak, güneş battıktan sonra ortaya çıkan kırmızılıktır hükmünde ittifak etmiştir. Feteva-ı Hindiyye’de; imameyn’in kavli ile fetva verileceği tasrih edilmiştir. İmam-ı Azam (rha) “Şafak ancak kırmızılıktır” Hadis-i Şerif’inin, İbn-i Ömer (ra) üzerine mevkuf olduğunu, rivayetin, Hz. Peygamber (sav)’e varmadığını beyan ederek, bunu hüccet kabul etmemiştir. Gerçi bazı eserlerde İmam-ı Azam (rha)’ın, İmameyn’in kavline döndüğü kaydedilmişse de, İbn-i Abidin bunun sabit olmadığını zikretmektedir. Bu konuda Sahabe-i Kiram arasında da ihtilaf mevcuttur.(emanet ve ehliyet, yusuf kerimoğlu)

Yatsı Vakti:

Yatsı namazının vakti; Şafağın kaybolmasından başlar, fecr-i sadık’ın doğuşuna kadar devam eder. Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Yatsı namazının vaktinin sonu, fecrin doğma zamanıdır” buyurduğu bilinmektedir.

Resulullah (sav)’in vitir namazı hakkında: “Onu yatsı namazı ile fecrin tulûu (Fecr-i Sadık’ın ortaya çıkışı) arasında edâ ediniz” buyurduğu  bilinmektedir. Dolayısıyla tertibden dolayı vitir namazı, yatsı namazından önce kılınamaz.

Vitir Vakti:

Vitir namazının vaktinin başlangıcı yatsı namazından sonradır. Vitir namazının vaktinin sonu sabah vaktinin sonu sabah vakti girmeden hemen öncesine kadar ki zamandır.

Kaynak: İslam Fıkıh Ansiklopedisi