Namaz

Namazın  Hakikati:

Lügatte Namaz; Dua etmek yahut hayır duada bulunmaktır.

Şer’an Namaz; Tekbir ile başlayıp selam ile tamamlanan özel hareketleri  ve sözlerden ibaret bir ibadettir.

Namazın Meşruluğu:

Namaz, kitap, sünnet ve İcma ile sabit olan farz bir ibadettir.

Kitaptan Delil:

” Halbuki onlara, Allah’a kulluk etmeleri, Hanifler olarak O’na yürekten inanıp boyun eğmeleri, namaz kılmaları ve zekat vermeleri emredilmişti. Doğru din de işte budur.” Beyyine: 5

” Allah yolunda, gerektiği gibi cihad edin. Sizi O seçti ve size din konusunda hiçbir güçlük yüklemedi; ceddiniz İbrahim’in dininde olduğu gibi. O size hem daha önce hem de bu Kur’an’da “Müslümanlar” adını verdi ki peygamber size şahitlik etsin, siz de insanlara şahitlik edesiniz. Haydi namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. Sizin mevlanız O’dur. O ne güzel mevladır ve ne iyi yardımcıdır.” Hac: 78

” Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz, müminler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.” Nisa: 103 bunlardan bir kaçıdır.

Sünnetten Delil:

Bu konuda rivayet edilmiş çok sayıda hadis vardır. Biz bunlardan bir tanesini alalım. İbni Ömer (Ra. anh)’den rivayet edildiğine göre: Hz. Peygamber (As) şöyle buyurmuştur: ” İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak, yoluna gücü yetenlerin için Beytullah’ı Hac etmektir”. Buhari Müslim

İcma’dan Delil:

Bütün ümmet Bir gün ve gecede beş vakit namazın farz olduğu hakkında ittifak etmişlerdir.

Namazın Farz Oluşu:

Siyer alimleri arasında meşhur olan görüşe göre namaz Hicret’ten 5 yıl önce Miraç gecesinde farz kılınmıştır. Bu görüşün dayanağı Enes (Ra. anh)’ın hadisidir. Miraç gecesinde Hz. Peygamber (As)’e namaz 50 vakit olarak farz kılınmış sonra eksilerek beşe indirilmiş sonra şöyle nida edilmiştir:” Ey Muhammed! Benim katımda söz değiştirilmez. Beş vakit namaz sebebiyle senin için 50 vakit namaz sevabı vardır.” Ahmed, Nesai, Tirmizi Hanefiler şöyle demişlerdir: Namaz Miraç gecesinde Hicret’ten bir buçuk yıl önce,  Ramazan ayının 17 gecesi cumartesi gününden önce farz kılınmıştır. 

Namazın Teşri Kılınmasının Hikmeti:

Namaz, kelime-i şehadet ten sonra İslam’ın en büyük farzlarından birisidir. Bir hadiste şöyle buyrulmuştur: ” Kişi ile küfür arasında fark, namazı terk etmektir.” Müslim. Namaz Allah’ın verdiği sayısız nimetlere karşı bir şükür olmak üzere meşru kılınmıştır. namaz Ferdi, içtimai, dini ve pedagojik birçok faydası vardır.

Namazın dinin faydaları:

Namaz, kul ile Allah arasında bağ kurmaktır. Namaz yaratıcıya karşı yakarışta bulunma zevki; Allah’a karşı kulluğunu ortaya koyma; bütün işleri Allah’a bırakma; güven, huzur, kurtuluşu onun nezdinde arama vardır. Namaz kurtuluş ve başarıya ulaşmaya, günahlar ile hataların örtülmesine götüren yoldur.

Namazın Ferdi faydaları:

1- Namaz kulun Allah teâlâ’ya yakın olmasının sebebidir

2- Ruh ve İradeyi kuvvetlendirir

3- Allah teâlâya ibadet sebebiyle güç kazanır

4- Dünyadan ve dünyanın tezahürlerinden yücelmektir.

5- Dünyanın zevklerinden ve dünyevi şehvetlere dayalı nefsi Arzulardan uzaklaştırır

6- İnsanlar katında nefis için tatlı olan rütbe mevki mal ve Saltanat gibi şeylerden kişiyi uzaklaştırır

7- Namaz İnsanın ruhunu büyük ölçüde rahata kavuşturur.

8- Namaz bu dünya hayatında  insanın gönderiliş gayelerinden alıkoyan gafletten uzaklaştırarak ruhi tatmine ulaştır.

Namaz insana düzenli bir hayat sürmeye, işlerinde düzenli ve sistemli davranmaya alıştırır namaz kişiyi yumuşak huylu vakarlı yavaş hareketli olmayı öğretir. Bu sayede kişi zihnindeki faydalı işleri düşünmeye hasretme alışkanlığını elde eder, dolayısıyla böyle bir kişi zihninde Kuran’ın mealinden Allah’ın büyüklüğünü ve namazın manasını düşünme üzerinde yoğunlaşır. Namaz inzibati ameli bir mekteptir kötülükten kişiyi alıkoyar.

Namazın İçtimai Faydaları:

Namaz toplum fertlerini birleştiren akideyi ikrar eder bu inançları ruhlarda kuvvetlendirir akide etrafında birleşme için toplumu tanzim eder toplumsal şuuru kuvvetlendirir. İslam ümmetinin dayanışma bağlarını geliştirir, sosyal dayanışmayı gerçekleştirir, düşünce ve cemaat birliğini yerleştirir. 

Namaz Müslümanların tanışmasına, kaynaşmasına, iyilik ve takvada yardımlaşmasına, Müslümanların umumi durum ve konumlarına ihtimam duygusunun artmasına, zayıf, hasta, Mahpus, töhmet altında kalan, ailesinden ve evlatlarından uzakta bulunan kimselere yardımda bulunmaya vesiledir. Mescit ve mescitte namaz kılmak halk arasında yardımlaşma, dayanışma, teşkilatlanma halinde olan bir alt yapı merkezi hazırlar. 

Namaz Müslümanın, Müslüman olmayandan ayırır. Dolayısıyla namaz bir güven ve emniyet vesilesidir. İnsanlar arasında sevgi ve muhabbet ruhunu diriltir.

Namazı Terk Etmenin Hükmü:

Bütün Müslümanlar namazın akıllı, buluğ çağına girmiş hayız ve Nifastan temizlenmiş, deli olmayan, baygın bulunmayan her Müslümana farz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Bütün Müslümanlar namazın farz olduğunu inkar eden kimsenin kafir ve mürted olduğunda ittifak halindedir. Çünkü namazın farz oluşu Kur’an ve Sünnet ve İcmadan kesin deliller ile sabittir.

Tembellik ve umursamazlık sebebiyle namazı kılmayan kimse günahkardır, fasıktır. Namazı kılmamak hem dünya hem de ahirette azaba olmayı gerektirir.

Hanefi mezhebine göre tembellik sebebiyle namazını kılmayan kişi fasık olup, böyle bir kişi haps edilir ve namazı kılıp tövbe edince kadar vücudundan kan akacak şekilde dövülür. Ya  tevbe edip namazı kılar yahut hapishanede ölür ramazan orucunu terk eden kimse de bunun gibidir.

Hanefiler dışında diğer imamlara göre bir vakit de olsa özürsüz olarak namazı terk eden kimse mürted olduğu gibi 3 gün tevbeye çağrılır. Tevbe etmezse öldürülür. Maliki ve Şafiilere göre ceza olarak (hadden) öldürülür, kafir olduğu için öldürülmez. Yani bu kişinin kafir olduğu ile hüküm verilmez. Ancak zina, iftira, haksızlık ve benzeri suçlardan dolayı cezalandırıldığı gibi ceza olarak öldürülür. Böyle bir kimse olmasına rağmen öldürüldükten sonra yıkanıp cenaze namazı kılınır ve Müslümanların kabristanlığına defnedilir.

İmam Ahmet köşeli söylemiştir namaz kılmayan kafir olduğu için öldürülür. Hanefiler dışındaki cumhura göre öldürülme şekli eğer tevbe etmezse kılıçla boynu vurmaktır.

Kaynak: İslam fıkhı Ansiklopedisi, sayfa 381-390

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir