NAMAZDA KIYAM

Bismillahirrahmanirrahim

Kıyam:

Gücü yetenlerin farz namazda Hanefilerde esah olan görüşe göre adak namazı gibi vacip namaz ile namazının sünnetinde kıyamda bulunmak namazın rükünlerindendir. Allahu Teala: ”Allah’a itaat ederek ayakta durun.” buyurmaktadır. Hz. Peygamber (as) bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: ”Ayakta namaz kıl.”

Nafile namazlarda ayakta durmak vacip değildir. Ayakta durmaya gücü yettiği halde, kişinin oturarak namaz kılması sahih olur. Çünkü nafile namazların dayanağı kolaylık ve itidaldir. Kıyamdan aciz olan  oturarak veya dilediği gibi kılar.

Kıyamda farz olan miktar, Hanefilere göre, okunması istenen Kuranı Kerim ayetlerini okuyacak kadar zamandır. Bu da tekbir almak, bir fatiha ve bir süre okuyacak kadardır.

Cumhura göre, Sadece iftitah tekbiri ile Fatiha’yı okuyacak kadar zamandır. Çünkü onlara göre farz sadece Fatih okumaktır. Süre okumak sünnettir.

Kıyamda Yaslanmadan Durmak:

Hanefilere göre ayakta durmaya gücü yeten kimselerin farz namazlarda  kendi başlarına ayakta durması şarttır. Baston yahut bir duvara ve benzeri şeyleri yaslanarak namaz kılan kimsenin namazı sahih olmaz. Bunun ölçüsü şudur: Yaslanılan şey alınacak olsa, kişi düşecek durumda olmalıdır. Namazda kıyam eğer bir özür sebebiyle bir yere yaslanarak olursa, namaz sahih olur.

Nafile ve tetavvu namazlarda ise, ister bir özür sebebiyle olsun ister olmasın kendi başına ayakta durmak şartı yoktur. Ancak böyle bir kimsenin namazı mekruhtur. Çünkü edebe aykırıdır. Eğer özürsüz olarak yapılırsa sevabı eksik olur.

Kıyam Ne Zaman Düşer:

Fakihler, farz ve nafile namazlarda ayakta durmakta aciz olan kimselerden kıyamın düşeceği hususunda ittifak etmişlerdir. Bunun dayandığı delil İmran bin Hüseyin  hadisedir: ”Ayakta namaz kıl. Eğer buna gücün yetmezse oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yaslanarak kıl.” Bir kimse ayakta bir ayet okuyacak kadar da olsa, kıraate gücü yeterse, gücünün yettiği kadarını yapması lazımdır.

Kıyamın farzıyetini düşürecek olan acizlik durumlarından biri de tedavi durumudur. Bir kimse ayakta durduğu takdirde eğer yarası akacaksa, yahut gözlerinin yatarak tedavi edilmesi gerekli ise bu durumda kıyam yapma farzı düşer. Bu acizlik durumlarından biri’de sidiği tutmama halidir. Bir kimse ayakta durduğu halde eğer sidiği akacak, fakat oturduğu takdirde bakmayacaksa oturarak namaz kılar.

Acizlik durumlarından biri’de düşmandan korkma durumudur. Bir kimse eğer namazda ayakta durduğunda düşman kendisini görecek durumda ise namazı oturarak kılabilir.

Acizlik durumlarından biri’de bulunduğu ortamın tavanının alçak olmasından dolayı ayakta Kıyam yapamayacak gibi bir durum söz konusu olursa oturarak namaz kılmasında bir sıkıntı yoktur.

Aciz Ve Hasta Olan Kimsenin Namaz Kılış Şekli:

Hastaların nasıl namaz kılacakları konusunda fakihlerin bir birine yakın görüşler sunmuşlardır. Hanefilere göre hasta olan kişi ayakta durmaktan aciz olursa kıyam ondan düşer ve bu kişi nasıl kolayına gelirse o şekilde oturarak namazını kılar. Gücü yeterse rüku ve secdesi yapar. Eğer rüku ve secde yapmaya gücü yetmezse,  yahut sadece secde etmeye gücü yetmezse, başı ile ima da bulunur, secde için imasını rükudan daha alçak yapar, ki ikisi bir birinden ayrılsın.

Namaz kılan kişi, üzerine secde etmek için sandalye yahut yastık gibi bir şey koymaz. Çünkü bu yasaklanmıştır.

Hz. Peygamber (as); Bir hastayı ziyaret etti ve bu hastanın önüne koyduğu bir yastık üzerinde secde etmesi için bir odun parçası aldı; Hz. Peygamber (as) Onu da alıp attı ve şöyle buyurdu. Eğer gücün yeterse yer üzerinde namaz kıl. Eğer gücün yetmezse ima ile namaz kıl. Secdeni ise rükündan daha alçak yap.” beyhaki bezzar taberani 

Eğer kişi namazda oturmaya gücü yetmezse sırt üstü yatarak namaz kılar. Ayaklarını kıbleye karşı uzatır, rükü ve secdesini ise ima ile yapar. Sırt üstü yatamıyorsa yanı üzerine yatmakta ise yüzü kıbleye yönelik olduğu halde ima ile namaz kılması da caizdir.

Bir kimse eğer başı ile iman yapmaya gücü yetmezse namazı tehir edip gözleri veya kalbi veya kaşları ile imada bulunmaz. Çünkü bu türlü imaya itibar edilmez. Bunun dayandığı delil bir önce geçen hadistir. Yatarak yahut yaslanarak ima edemeyecek derecede hasta olan kişiden namaz düşmez daha sonra şuuru yerine gelirse kazasını yapması gerekir.

Eğer hasta olan kişi ayakta durmaya gücü yeter de rüku ve secde etmeye gücü yetmezse kıyam ona lazım gelmez. Bu kişinin başı ile oturarak namazı ima ile kılması gerekir en faziletlisi oturarak ima ile namaz kılmaktır.

Sağlam olan kişi, namazının bir kısmını ayakta kılar da sonra kendisinde bir hastalık belirirse bu namazı oturarak tamamlar. Rüku ve secdesini yapar yahut buna gücü yetmiyorsa iyi ima ile rükü ve secdesini yapar. Eğer oturmaya gücü yetmezse, sırt üstü yatarak namazını kılar.

Oturarak namaz kılan kişi hastalığı sebebiyle rüku ve secde eder de sonra bu esnada sıhhat bulursa namazın ayakta devam etmesinde bir sıkıntı yoktur.

Hasta olan bir kişinin namazını ima ile kılarken namaz esnasında rüku ve secdeye gücü yeterse namazını yeniden kılması gerekir Çünkü rüku etmeye gücü yeten kişinin ima ile namaz kılana uyması caiz değildir. Bunun gibi Rüku ve Secde yapmaya gücü yeten kişinin ima ile kılmakta olduğu namaza devam etmesi de caiz değildir. 

Kaynak: İslam Fıkıh Ansiklopedisi, Vehbe Zuhayli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir