Namazın Sıhhatinin Şartları

Namazın Sıhhatinin Şartları:

Namazın sıhhatinin şartları şunlardır Müslüman olmak temiz çağında olmak Akıllı olmak Nitekim borçlar namazın farz olmasının da şartlarıdır temiz çağındaki çocuğun kılmış bulunduğu namaz sahih olur Fakat farz değildir.

Fakih arasında üzerinde ittifak hasıl olmuş 11 şart daha vardır ki bu şartlar şunlardır; vaktin girmesi, küçük ve büyük abdestsizlikten temizlenmek, necasetten temizlenmek, avret yerini örtmek, kıbleye yönelmek, niyet etmek, namazları edada tertibe riayet etmek, namaz hareketlerini peşpeşe yapmak, namaz cinsinden olmayan konuşmaları terk etmek, namaza yararı bulunmayan konuşmaları terk etmek, namaz cinsinden olmayan çok iş görmeyi terk etmek, yeme içmeyi terk etmek.

1- Namaz Vaktinin Girdiğini Bilmek:

Vaktin girdiğini kesin olarak yahut içtihat ile düzenli olarak bilmedikçe kılınacak olan namaz sahih değildir. Bunu bilmeden namaz kılan kimsenin kıldığı namaz sahih olmaz.

2-  Küçük ve Büyük Hadesten Temizlenmek:

Küçük ve büyük hadeslerden temizlenmek abdest almak, yıkanmak veya teyemmüm etmekle olur. İster farz ister nafile ister tam, ister tilavet Secdesi ile şükür secdesi gibi noksan bir namaz olsun, her namaz için Hades’den temizlenmek şarttır. Bir kimse temizlenmeksizin namaz kılarsa namazı sahih olmaz.

3-Necasetten Temiz Olmak:

Namazın sahih olması için elbiseler ve namaz kılınan yerde ayak, el ve dizler ile esah görüşe göre alnın konulacağı yerlerde  Hanifelere göre affedilmeyecek kadar çok hakiki necaset bulunmamalıdır.

4-Avret Yerini Örtmek (Setri Avret):

Şer’an avret, ” Bakılması haram olup örtünmesi farz olan uzuvlar”dır. Hanefilere göre insanların huzurunda avret yerinin örtülmesi icmaen farzdır. Sahih olan görüşe göre tenhada örtmek de farzdır. Bir kimse karanlık bir evde bile olsa temiz elbisesi bulunduğu halde çıplak olarak namaz kılarsa namazı caiz değildir. 

Kûr’an-ı Kerim’de: “Ey Adem oğulları, her mescid huzurunda (Namaz ve tavaf anında-Celâleyn) zinetinizi alın giyinin” hükmü beyan buyrulmuştur. Kadı Beyzavi bu ayet-i kerime ile setr-i avretin farz kılındığını beyan etmektedir. 

Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Kadın her tarafı örtülmesi gereken bir avrettir” buyurduğu bilinmektedir. İmam-ı Kasani: “Yabancı bir kimse, kendisine na-mahrem olan yabancı bir kadının bedeninden el ve yüz hariç, hiçbir yerine bakamaz. Çünkü Allahû Teâla (cc): “Mü’min erkeklere söyle; gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar” (En Nûr Sûresi: 30) buyurmuştur. Ancak meydanda olan zinet yerlerine, yani yüz ve ellerine bakmaya Allahû Teâla (cc)’nın şu kavliyle müsaade edilmiştir: “Onlardan meydanda olan müstesna” bu Ayet-i Kerime’den murad; zinet yerleridir. Zinet yerleri ise; yüz ve elleridir. 

Kuhul (sürme) çekmek yüzün zineti yüzük ise elin zinetidir. Çünkü kadın alışveriş ve dünyevi işlerinde yüzünü ve ellerini açmak zorundadır. İşlerini ancak onları izhar etmekle başarabilir. Öyle ise onları açmakta zaruret vardır. Bu İmam-ı Azam’ın kavlidir”( hükmünü zikretmektedir. 

Feteva-ı Hindiyye’de: “Hür olan kadının; yüzü, elleri ve ayakları hariç, bütün bedeni avrettir. Mütûn’da da böyledir” denilmektedir. Resûl-i Ekrem (sav): “Baliğa bir kızın; ancak başörtüsünü (Usulü veçhile) örtmesiyle namazı sahih olur” buyurmuştur. Dolayısıyle kadının saçının tamamı avrettir. 

Erkeğin avret yerlerine gelince: Göbeğin altından, diz kapağına kadar olan kısım avrettir. Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Diz kapağı avrettir” Hadis-i Şerifini esas alan hanefi fûkahası; diz kapağının avret olduğu hususunda müttefiktir. Cariye olan kadının avreti, erkeğin avreti gibidir. Sadece sırtı ve karnı da avrete dahildir. Erkekte ise sırt ve karın avrete dahil değildir. Namaz esnasında “Avret-ı Ğaliza” olan uzvun; dörtte birinin (bir rükünün edası mümkün olacak kadar) açılmasıyla namaz bozulur. “Bir rükünün edası mümkün olacak kadar” kaydı şunun içindir; eğer açılır açılmaz derhal örterse, namazı ittifakla caiz olur.

Kadınların sesi: cumhura göre kadınların sesi avret değildir çünkü sağ ve dinin hükümlerini öğrenmek için Hz Peygamberin eşlerinin seslenişidir lerdi fakat Kur’an okumak şeklinde de olsa coşkulu ve nağmeli olarak okumakta iken sesleri işini işitmek haramdır Çünkü bu fitneye sebep olma korkusu vardır hanifilerde Race olan görüşe göre kadınların sesi avret değildir.

Küçük çocukların avret yerleri: Fakihler, küçük yaştaki erkek ve kız çocuklarının avretleri hususunda üçe ayrılmışlardır. Hanefi ve Hanbeliler bu konuda orta yolu tutmuşlar ve Küçük çocukların 4 yaşına kadar avret yeri yoktur söylemişlerdir.

5- Kıbleye Yönelmek( İstikbali Kıble):

Fakihler, namazın  sahih olması için, kıbleye yönelmenin şart olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. “ Her ne taraf yola çıkarsan yüzünü Mescidi haram tarafına döndür.  Her nerede olursanız yüzünüzü ona doğru döndürün” Bakara 149 150

Ancak bu durum iki yerde müstesnadır. Birincisi savaşta şiddetli korku esnasında, Diğeri ise bir binek üzerinde nafile namaz kılan Seferi’nin durumunda kıbleye yönelmeleri şart değildir. Hanefi mezhebinin alimleri kıbleye yönelmek şartını düşmandan yırtıcı hayvandan emin olma ve buna güç gücü yetmek gibi şartlarla kayıtlandırmışlardır. 

Kıble konusunda araştırma yapmak ve maksada ulaşmak için delillere dayanarak ictihatte bulunmak, gayret sarf etmek, kıbleyi bilmekten aciz olan kimseler için farzdır. Güvenilir birini bulamayan kişi delillere dayanır bu deliller Çoban Yıldızı, Şafak, Güneş, Kutup yıldızı ve diğer Yıldızlar doğudan esen rüzgar, Batı Rüzgarı ve diğer delilerdir. Bunların içinde en zayıfı Rüzgar en kuvvetlisi gece görülen Kutup yıldızıdır.

Bir kimse kıbleyi belirlemede araştırma ve ictihatın’da hataya düşüklüğü kanaat getirirse Hanefilere göre bu kişi namaz kılmakta ise, kıbleye doğru dönerek namazına devam eder. Eğer bir rekatı bütünü ile bir yöne doğru, diğerlerini başka bir yöne doğru kılmış ise bu caizdir.

Eğer namazı kıldıktan sonra yanıldığını kanaat getirirse önündeki namazını son araştırmasındaki kanaatine göre kılar. Geçmiş olan namazını iade etmez. Çünkü gücünün yettiği ölçüde gayret göstermiştir. Bir kişi kör ise yahut kıbleden çok az ayrılmış ise namazın yeniden kılınması gerekmez.

Hanefi ve Hanbeliler namaz esnasında hataya düşen kimselerin kıbleyi öğrendikten sonra kılmakta oldukları namaza devam etmelerini kabul ediyorlar. Namazı bitirdikten sonra ictihadının yanlış olduğu ortaya çıkınca namazı yeniden kılmayı vacip kılmıyorlar.

Kabe’nin içinde namaz kılmak ister nafile olsun ister farz namaz olsun sahihtir. Fakat üstünde namaz kılmak mekruhtur.

Binek Üzerinde Nafile Namaz:

Bütün alimlerin Seferi’nin bineği üzerinde varmak istediği yere doğru giderken kıbleye uygun gelsin yahut gelmesin nafile namaz kılmasını caiz olduğu hususunda İcma vardır.  Hanefiler; hastalık, binek üzerinde olma ‘yaslanarak da olsa’ sebebiyle dönmekten aciz olan kimselerin kıblesi bineğinin gitmekte olduğu yöndür.

Hatta iftitah tekbirinde namaza başlarken bile kıbleye yönelmesi lazım gelmez. Mezheplerin en kuvvetli olan görüşüne göre necaset bulaşmış bir hayvanın üzerinde namaz kılmak sahihtir.

6-Niyet Etmek:

Hanefiler ve Hanbelilere göre Niyet etmek namazın şartlarındandır. Çünkü niyet namazın bir kısmında farzdır.Bu da başlangıçtır bütünü değildir. Dolayısıyla tekbir ve rükuda olduğu gibi rükündür.

Niyet lügatta kastetmek demektir. Şeriatta ise Allah’a yakın olmak maksadı ile bir ibadeti yapmaya kalben azm etmektir. Namazda niyet etmek bütün alimlerin ittifakı ile farzdır. Bunun sebebi ibadetin adetten ayrılması ve namazda Allah için İhlas’ın gerçekleşmesidir.

Niyetin şartları; niyetin şartları Müslüman olmak, temiz çağında olmak, niyet edilen şeyin ne olduğunu bilmektir.

Niyetin Tekbire yakın olması: Hanefilere göre niyet ile tekbir arasında namaza yabancı olan bir fasıla olmayacak şekilde niyetin namaza bitişik olması şarttır. Fakihlerin ittifakı ile niyetin yeri kalptir niyeti ağızdan söylemekte menduptur.

7-Namazın Edasında Tertip Ve Namazın Rükünlerini Peş Peşe Yapmak:

Namazın edası esnasında hareketlerin tertipli olarak yapılması ve peş peşe olması namazın rükünleri için şarttır.

8- Namazda Yabancı Söz Söylemek:

Namaz yalnız Allah için yapılan bir ibadet olduğundan namaz esnasında konuşmak caiz değildir. Namazın yararına da olsa iki harfi ile konuşan kimsenin namazı batıl olur.

9- Namaz Cinsinden Olmayan Çok İş Görmeyi Terk Etmek:

Çok iş bakanlara failinin namazda bulunmadığının zannettiren bir iştir. Namazı iptal eden hususlar bahsinde bu konu açıklanacaktır.

10-Yeme- İçmeyi Terk etmek:

Namazı iptal eden hususlar bahsinde işlenecektir.

Kaynak: İslam Fıkıh Ansiklopedisi ve Emanet Ve Ehliyet Eserlerinden istifade edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir