Ne Güzel Kocaymış Öyle!

Karısının Yatağına Varmayan Adam İçin Ka’b’ın Verdiği Hüküm 

Muhammed b. Main el Gaffazi anlatıyor: “Bir gün kadının biri Ha. Ömer’e (r.a.) gelerek, “Ey müminlerin emiri! Kocam gündüzleri sürekli oruç tutuyor, geceleri de hep ibadetle meşgul oluyor” diye şikayette bulundu. Hz. Ömer ise durumu anlamadığından, “Ne güzel kocaymış öyle!” dedi. Kadın sözlerini tekrarladıkça Hz. Ömer de, “Ne güzel kocaymış! (Daha ne istiyorsun?!” diyordu. 

Kadının gittikten sonra Ka’b (ra). “Ey mü’minlerin emiri! Kadın size, kocasının yatağından uzak durmasını şikayet etti!” diye onu uyardı. Bunun üzerine Hz. Ömer, “O halde meramını anladığın gibi sorunlarını da sen hallet!” buyurarak kadınla kocasını çağırttı.

Ka’b adama karısının kendisinden şikayetçi olduğunu söyledi. Adamın, “Yemekten mi, içmekten mi?” demesiyle kadın, “Ey kadı! Ne olur ona yol göster! Hayat arkadaşım yatağımı mescid yaptı. Gündüzleri oruçla geçiriyor, geceleri ise ibadetle meşgul olup yatağıma gelmiyor. Bana karşı olan tutumu hoşuma gitmiyor!” dedi. 

Kocası ise durumunu şöylece dile getirdi: “Doğrudur, yatağını terk ettim. Ancak Neml ve yedi uzun sürede indirilenler belimi büktü. Allah’ın kitabında çok büyük ve korkutucu öğütler var?”

Karı-kocayı dinleyen Ka’b şu hükmü verdi: “Ey adam! Karının da senin üzerinde hakkı vardır. Akıllı kimse dört azasının üzerindeki hakkını verir. Mazereti bırak da ona hakkını ver! Allah Teâlâ sana iki, üç ve dört kadınla evlenmeyi mubah kılmıştır. O halde üç gün üç gece rabbine ibadet et; dördüncü günü karına ayır!” Ka’b’ın bu sözleri üzerine Hz. Ömer, “Anlayışına mı, yoksa verdiğin hükme mi şaşayım?

Git, seni Basra kadılığına tayin ettim!” buyurdu.”

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın