Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek kimdir?

Şairler Sultanı Necip Fazıl Kısakürek’in yaşam öyküsü.

İstanbul’da 26 mayıs 1904’te Maraşlı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen ailenin tek çocuğuna ‘Ahmet Necip’ adı verildi. Çocukluğu büyükbabasının Çemberlitaş’taki konağında geçti. Kız kardeşi Sema’nın beş yaşında ölümünden sonra annesi vereme yakalanınca ailesi Heybeliada’ya taşındı. 

Necip Fazıl, Bahriye Mektebindeki öğrencilik döneminde şiirle ilgilenmeye başladı. 

İstanbul’un işgali sırasında annesi ile birlikte Erzurum’daki dayısının yanına giden Necip Fazıl, bu arada henüz çok genç yaşta olan babasını kaybetti. 

 

1921 yılında Darülfünun’un Edebiyat Medresesi Felsefe Şubesine girdi. Burada Türk edebiyatının önde gelen isimleri ile tanışmış ve şiirleri bu çatı altında yayınlamıştır.

1925’te ilk şiir kitabı ‘Örümcek Ağı’, 1928 yılında ikinci şiir kitabı olan “Kaldırımlar” yayımlandı. “Ben ve Ötesi”’nin yayınlanmasından sonra ününün zirvesine ulaştı. 

Seyyid Abdülhakim Arvasi (Üçışık) Hazretleri ve Necip Fazıl Kısakürek

1934 tarihinde bir Nakşi şeyhi olan Abdülhakim Arvasi ile tanıştı. Bu tanışma onun büyük dönüşünün vesilesi oldu nakşi şeyhi Abdülhakim Arvasi hazretleri ile tanışan Necip Fazıl şiirlerinde de bu dönüşümün izlerini tasavvufi içerik ile kendisini göstermiştir. Geçirmiş olduğu bunalımlı ve sıkıntılı dönemler ona uhrevi ve tasavvufi kapıyı açmıştır. Bu büyük dönüşümün sonrasında yayınladığı ilk eser “Tohum” adlı tiyatro oyunu olmuştur. 

1941 yılında Fatma Neslihan Balaban ile evlendi. Bu evlilikten beş çocuğu oldu. 

1942 kışında askerde iken siyasi bir yazı kaleme alması nedeniyle mahkum oldu ve ilk kez hapis cezası aldı. Sultanahmet Cezaevinde yattı.

1943 yılından itibaren ‘Büyük Doğu’ dergisini çıkarmaya başladı. Büyük Doğu dergisi ile birlikte siyasal tavrını ve Türk modernleşmesine eleştirisini ortaya koymaya başlayan faaliyetlerde bulunmuştur. Büyük Doğu o dönemde çıkarılan tek İslamcı dergi olmuştur. Necip fazıl’ın yazdığı yazılar bu dergide egemen olmuştur. 1943 yılından itibaren sayısız defa yayınlanan muhtelif yazılar nedeniyle kapalı açılmıştır.

1949’da Büyük Doğu Cemiyeti’ni kurdu. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konferanslar verdi. Yazmış olduğu bir yazıdan dolayı “Türklüğe hakaret”  davası açıldı ve eşi ile birlikte hapse girdi. 1950 yılında demokrat Partinin seçimi kazanması ile çıkardığı af kanunu ile hapishaneden tahliye edilen ilk kişi olduğu ve 1950’de tekrar büyük doğuyu yeniden çıkarmaya başladı. Adnan Menderes’e açık mektuplar yayınlayarak partiyi İslam ekseninde geliştirmesini önermiştir. Sık sık kapatılan ve toplatılan Büyük Doğu’nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve yazıları çeşitli gazetelerde yayınladı. 

1973 yılında Hacca gitti.

26 Mayıs 1980’de Türk Edebiyat Vakfı tarafından «Şairler Sultanı» ve 1982 yılında yayınlanan «Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu» isimli eseri münasebetiyle de «Yılın Fikir ve Sanat Adamı» seçildi. 

25 Mayıs 1983’te Çilehane dediği bu dünyadan ayrıldı. 

Türk Edebiyatına bırakmış olduğu çok sayıda eser mevcuttur. Bunlardan bazıları şöyledir; Örümcek ağı, kaldırımlar, ben ve ötesi, birkaç hikaye birkaç tahlil, tohum, beklenen Bir adam yaratmak, künye, sabırtaşı, Namık Kemal, çerçeve, para, 101 hadis, çöle inen nur, halkadan pırıltılar, maskenizi yırtıyorum, sonsuzluk kervanı, çile, altunhalka, büyük doğuya doğru, Türkiye’de komünizm ve köy enstitüleri, hazret, iman ve aksiyon, o ve ben, ulu Hakan ikinci Abdülhamid han, tarih boyunca büyük mazlumlar 1 ve 2, 1001 çerçeve 1 ve 5 vb gibi birçok eseri bulunmaktadır.

Eyüp Sultan Mezarlığına defnedilen şairler sultanına binlerce Fatiha.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir