Necmeddin-Ül Mısri

Necmeddin-Ül Mısri (Kübra)

Necmeddin-ül Mısri, Mısırlı bir İslam astronomi bilginidir.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Fakat 13. yüzyılın sonlarına doğru astronomi sahasında çalışmalar yaptığı ve Mısır’ın en büyük muvakkitlerinden (güneşe bakarak namaz vakitlerini belirten kimse) olduğu bilinmektedir.

 

Necmeddin-ül Mısri, Mısır’da meşhur Ezher Üniversitesinde okudu. O zamanlar Ezher’de dini ilimlerin yanında matematik, fizik, kimya gibi müspet ilimler de okutuluyordu. Ezher, Mısır’ın düşmanlar tarafından işgal edilip, fen ilmi araştırmalarından alıkonulana kadar bu hüviyetini muhafaza etti. 

 

O zamanlar Ezher Üniversitesi dünyaya ilim yayan bir üniversite idi. İşte Necmeddin-Ül Mısri, bu üniversitede okudu ve aynı üniversitede ilmi çalışmalarını sürdürdü. 

 

Onun en müthiş eserlerinden biri, İngiltere Oxford Üniversitesi’nde Arapça Yazmalar Bölümünde bulunan “Ziyc” idir. (Yıldız Kataloğu, Astronomi cetveli) Necmeddin-ül Mısri, çok sağlam bir bir matematik metodu takip etmekle, cetvellerin hesabında olsun, son derece doğru neticelere ulaşmaktadır.

 

Bu eserde, doğuşundan batışına kadar güneşin gözetlemesi, geceleyin herhangi bir yerdeki yıldızın durumunun rasat edilmesi ve bunlara dayanarak vaktin tayin edilmesi anlatılmaktadır. Bütün insanların faydalanabileceği şekilde hazırlanmıştır. Dünyanın neresinde olursa olsun, vakitleri tayinde herkes ondan istifade edebilir.

 

Diğer adıyla Necmeddin-i Kübra’nın yaptığı bu çalışmalar, evrensel nitelikte idi. O, çağdaş, küresel astronominin temellerini attı. Milano’da Embrossina Kütüphanesi’nde bulunan bir risalesinde (küçük kitap) bundan bahsetmektedir.

 

Onun hazırladığı cetveller üzerinde yapılan çalışmalar bu cetvellerin son derece doğru, sağlam ve kullanılmaya elverişli olduğunu ortaya koymuştur. Zamanın tayini konusunda en ufacık hatasına bile rastlanmamıştır. Hatta bu neticeler Kahire Üniversitesi’nde elektronik hesap makinelerinde de denenmiş, yanlışlık bulunamamıştır.

 

Ne yazık ki, bu büyük bilgin, gerek ilim dünyasında ve gerekse İslâm dünyasında gerektiği şekilde tanınabilmiş değildir.

 

Kaynak: İslam alimleri

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın