Nefs

Nefs, kelimesi ile insandaki fena huylar kastedilmektedir. Bunlar haram ve mekruh mesabesinde olan sözler ve davranışlar ile kibir, öfke, hased, kin gibi sevimsiz huylardır. Nefis, bedene konulmuş latif bir varlıktır. O güzel sıfat ve ahlakın yeride ondadır. Göz görme, burun koku alma, kulak duyma, ağız tatma yeri, nefis kötü huyların yeridir.

Nefsin azmasının ve kötülükte azgın olmasının sebebi iki şeyden kaynaklanır. Birincisi: hafiflik İkincisi: aşırı istek ve arzudur. Hafifliği cehaletinden, aşırı arzusu da hırsındandır. Hafiflik ve acelecilik sabrın azlığından ileri gelir. Sabır aklın cevheridir. Heva ve hevese karşı zaferi ancak sabırla elde edersiniz. Akıl hevayı hükmü altına alır.

Denmiştir ki; insanoğlunun zayıflık vasfı topraktan kaynaklanır. Ondaki cimrilik, yapışkan çamurdan, şehvet pişirilmiş çamurdan, cehalet kuru balçıktan ileri gelir.

Demek ki, kul gerçek insani vasıfını ancak, kendisindeki hayvani arzuları ilim ve itidale tedbir ve ıslah ettikten sonra elde eder. İnsani vasıflar ve mana o zaman kuvvet bulur. Kendisinde bulunan şeytani sıfatları kötü ahlakı idrak eder.

Mücahadenin esasları arasında nefsi tanımak, şeytanı tanımak, Allahı tanımak ve Allah için ibadeti tanımakla, mücahade değer kazanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir