NUAYMAN BİN AMR (RA)

Nuayman, oldukça fakir olmasına rağmen, Peygamberimize karşı aşırı bir muhabbeti olan biri idi. Medine çarşısında gezer, yeni bir meyve gelir gelmez, satıcısından ücretini ödemeden, o malı satın alır, Peygamberimize getirip:

“-Yâ Rasûlallâh, Bunu sana hediye ediyorum!” derdi.

Satıcı parasını almak için geldiğinde de, onu Rasûlullâh’a götürür ve:

“-Yâ Rasûl! Bu adama malının parasını ver!” derdi.

Rasûlullah’ın: “-Onu bana hediye etmemiş miydin?” Diye sorması üzerine,

Nuayman:“-Yanımda para yoktu. Onu yemeni arzuladım, sana getirdim.” derdi.

Allah Rasûlü tebessüm eder ve satıcıya parasını öderdi.

Ebû Bekir ra, Rasûlullah -sav’in vefatından bir yıl önce, ticaret için Basra’ya gitti. Beraberinde Nuayman ile Süveybit b. Harmele de bulunuyordu. Bu ikisi de Bedir savaşına katılmış kimselerdi. İkisi de şakacılığı ile tanınmıştı.

Nuayman kervanın azık işleri ile vazifelendirilmişti. Bir gün Süveybit, Nuayman’a geldi ve:

“-Bana biraz yiyecek ver!” dedi. Nuayman, itiraz ederek:

“-Ebû Bekir gelmedikçe vermem.” dedi.

Süveybit kızdı ve:

“Gör bak, başına ne işler açacağım.” diyerek ortalıktan kayboldu. Bir müddet sonra birkaç kişiyle birlikte geri döndü.

Süveybit’in getirdiği adamlardan birisi, eliyle kervandaki Nuayman’ı işaret ederek:

“-Bu mu?” Diye sordu. Süveybit de:

“-Evet, bu! Aman söylediklerimi unutma. Ne derse yalan söylüyor. Kendisini hür zannediyor!” diye tenbih etti. Adam:

“-Tamam, merak etme!” diyerek, beraberinde getirdiği adamlara:

“-Şu köleyi tutup getirin!” diye emretti.

Nuayman’ın ellerini, ayaklarını bağlamaya başladılar. Nuayman, olanlara şaşırmış bir yandan da feryat ediyordu:

“-Bırakın beni, ben hür birisiyim. Bu adam size şaka yapmış, bırakın beni!” Adam:

“-Efendin, seni bize anlattı! Hadi yürü!” diye bağırdı.

Adamlar önde, Nuayman arkada uzaklaşıp gittiler. Bir müddet sonra Ebû Bekir geldi. Süveybit’e Nuayman’ı sordu. O da olanları anlattı. Nuayman’ı on tane genç deveye, esir tâcirlerine sattığını söyledi. Ebû Bekir develeri götürüp, Nuayman’ı onlardan aldı. Medine’ye vardıklarında, Allah Rasûlü’ne bu olayı anlattılar. Allah Rasûlü ve ashabı zaman zaman bu olayı hatırlayıp tebessüm ederlerdi.

Sahabilerden şarap içen Nuayman’a birkaç kez Allah’ın Elçisi (s.a.v.)’in meclisinde had vurulmuştu (ayakkabı ve hurma dallarıyla dövülmüştü).

Bunlardan birinde bir sahabi: Allah ona lanet etsin bu işi ne kadar çok yaptı! Deyince Allah’ın Elçisi (s.a.v.) buyurdu: Kardeşine karşı şeytanla birlik olma! Bir rivayette de: Öyle deme, o Allah’ı ve Elçisini seviyor! dedi. Böylece sahabiyi lanet okumaktan menetti. Bunun içindir ki, insanlara lanet okumak, tehlikeli bir iştir. Şeytana lanet okunur. Ölülere lanet okumak, dirilere lanet okumaktan daha kötüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir