Resulullah (sav) On Şeyi Sevmezdi 

Resulullah (sav) On Şeyi Sevmezdi 

İbnu Mes’ûd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalátu vesselam) on şeyi sevmezdi: Sarı yani Halûk, yaşlılıkla ortaya çıkan akların rengini değiştirme, izárın (kibirle) yerde sürünmesi, altın yüzük takmak, teberrüc (kadınların ziynetlerini yersiz olarak göstermesi), zar atmak, Muavvizeteyn’den başka bir şey okuyarak rukye yapmak, akdü’t-temaim (muska bağlamak). Suyu (meniyi) mahallinden başka yere atmak, çocuğu ifsad etmek. (Resûlullah, bunları) haram kılmaksızın mekruh sayardı.” [Ebu Davud, 3, (4222); Nesai, Zinet 17. (8. 141).)

Halûk: (Zaferan İle başka bir kokunun karışımından elde edilen bir sürünme maddesidir, renk olarak kızıllık veya sarılık galebe çalar.) Halûk’un mekrûh olması erkekleredir, kadınlara değil.

Kötülenen teberrüc: Kadınların süs eşyalarını nikah düşecek yabancılara izhár etmeleri (göstermeleri)dir. Süs eşyasından maksad, bu eşyaların takıldığı yerlerdir: Küpenin takıldığı kulak, kolyenin takıldığı boyun gibi. Buraların yabancılara gösterilmesi tesettür emrine aykırıdır.

Saçtaki aklıkların tağyîri: Yaşlılıkla saç ve sakaldaki aklığı siyaha boyayarak gidermek mekruhtur. Kızıla veya sarıya boyayabilir.

Altın yüzük takmak: Bu erkeklere haram kılınmıştır, kadınlara helâldir.

Zar atmak: Zar oyunu oynamak. (Burada zar’dan maksad tavla zarı’dır.) Zar atmak tabiriyle bir nevi kumar kastedilmiştir.

Akdü’t-Temáim: İnsan üzerine, hastalıklara, musibetlere karşı koruyucu muskalar takmak. (Azimabadi, şu açıklamayı yapar: Temâim: “Temîme’nin cem’i dir. Bundan maksat, şeytan isimleri ile manasız elfazdan mürekkep cahiliye rukyelerini ihtiva eden koruyucu dualardır”.)

Suyu mahallinden başka yere atmak: Yani erkeğin suyunu (menisini), su mahalli olan kadının fercinden dışarı atmasıdır. Hattâbî, el-Me’âlim’de azli tariften sonra ilâveten: “… Resulullah bunu mekruh addetmiştir, çünkü bunda neslin kesilmesi mevcuttur. Azil, yani meniyi dışarı atmak, hür kadınlar hakkındadır ve müsaade etmemeleri halindedir. Köleler hakkında mekruh değildir, cariyelere azil yapılabilir.”

Ebu Davud’un bir başka merfu rivayeti azl’i:  الوأد الخفى “Çocuğu öldürmenin gizlicesi” diye tarif eder.

Çocuğu ifsad: Bundan maksad, erkeğin küçük çocuğuna meme vermekte olan kadınla cimasıdır. Çünkü, kadın hamile kalacak olursa, sütü bozulur. Bu (kimyevi yapısı bozulan süt) çocuk için zararlıdır. Bu durumdaki cinsi temasa giyle denir. (Yeri gelmişken belirtelim ki, giyle hakkında Resûlullah’ın başka hadisleri de var. Bunlardan biri şöyle: “Gıyle yapmak suretiyle çocuklarınızı gizlice öldürmeyin. Zira nefsimi kudret elinde tutan Allah’a kasem ederim ki, gayl (çocuğun emdiği süt), atlıya (atının sırtında) ulaşır ve onu atından aşağı atar.” Bir diğer hadis de buna ruhsat verir: “Gıyleden nehyetmek istemiştim, sonra hatırladım ki, İranlılarla Bizanslılar bunu yapmaktalar ve çocuklarına da bir zarar olmamaktadır.” Şu halde giyle için kesin bir yasak mevzubahis değildir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bu ümmet-i merhumesinin başhekimi olarak -günümüz tıbbının keşfettiği- gebelikte meydana gelen fizyolojik ve diğer değişmeler sonucu hem ceninin, hem annenin, hem de anneyi emmekte olan bebeğin mâruz kalacağı zararlara karşı uyarı yapmış olmaktadır.

Öyle ise, çocuğunu emzirmekte olan kadın hamile kalmamanın tedbirini alacaktır ve şayet hamile kaldı ise çocuğunu sütten kesmek veya bir süt anne bulmak suretiyle kendi sütünü vermekten sakınacaktır.

Haram kılmaksızın: Hadisin sonunda yer alan  غير محرمة  “haram kılmaksızın” ifadesi, hadisin baş kısmına bağlı. Yani cümleyi şöyle yazabiliriz. Mana şöyle olur 

       كان رسول الله صلى الله عليه وسلم بگره عشر خلال… غير محرمة

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu on şeyi haram kılmaksızın mekruh addetmiştir.”

Onuncusu hadis içinde geçmekte olan rukye ile alakalı olan Muavvizeteyn’den başka bir şey okuyarak rukye yapmaktır.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir