Rüyada Allah CC. Görmek

Bismillahirrahmanirrahim

Allah Teala Hayra Çıkarsın..

Rüyada Allah Tealayı Görmek:

Onun (C.C.) (Benzeri olmak şöyle dursun) benzeri gibisi (dahi) yoktur. O, hakkiyle işiten, kemaliyle görendir. Allah’ı rüyada görmek, muhtelif cihetlerle tabir edilir. Onu (C.C.) azamet ve celaliyle keyfiyetsiz, benzeri ve misilsiz olarak gören kimsenin rüyası, hayra delalet eder.

Bu rüya, sahibinin dünyada müjdelenmesi, ahireti için de dinin selametidir. Bunun hilâfına görülen rüya, sahibinin kötü akıbetine delalet eder; hassaten Allah Teâlâ onunla konuşmazsa, rüyayı gören hasta ise ölür. Çünkü O (C.C.) Haktır, ölüm de haktır. Ehl-i dalaletten birinin bu rüyayı görmesi, hidayete ereceği ile tabir edilir. Çünkü, o kimse Hakkı görmüştür. Mazlum olan birisinin bu rüyayı görmesi, düşmanlarına galip gelmesidir.


Teşbihsiz Allah (C.C.)’ın kelamını duyduğunu gören kimsenin rüyası bid’at ile tabir edilir. Bazan, Allah’ın kelamını işitmek, korktuğu şeylerden emin olma ve arzusuna kavuşmakla tabir edilir. Allah’ı görmeksizin kelamını duymak; hususiyle Allah tarafından ona vahye diliyor ve bu vahy de duvar arkasından oluyorsa makamının yüksekliğine delalet eder. Bazan bu rüya bid’at ve sapıklığa, bazan da makamının yüksekliğine delalet eder, hususan o kimseye rüyasında bir elçi gelirse, bazı tabirciler. «Allah’ı vasfedebileceği ve tarif edebileceği bir suretle görenin rüyası karmakarışık ve yalancı bir rüyadır.Çünkü Allah Taâla mahlukatından hiç birine benzemez ve (onlara benzemediği için de mahlukatı ile kendi arasında) ayrım yapılmaz» demişlerdir.


Bazı tabirciler ise, bir kimse Allah’ı (C.C.) bir mekanda, herhangi bir surete benzer bir şekilde görse, o kimse Allah Taâlâ hakkında yalan söyleyen veya Allah’a layık olmayacak bir şeyi O’na nispet eden kimsedir, demişlerdir.


Bir kimse görse ki, Allah ile konuşuyor ve O’na bakmaya takat getiriyor, Allah Taâlâ o kimseye merhamet eder ve nimetlerini ona bolca verir. Allah Taâlâ’ya baktığını gören kimse ahirette Allah’ı görür.


Allah Taâlâ’ya misafir olduğunu veya nezd-i baride namaz kıldığını görse, Allah’ın rahmeti ile kurtuluşa erer; eğer istiyorsa şehadete, dünya ve ahiret işlerinde arzu ettiği şeye nail olur. Allah’ın kendisine dünya metasından bir şey verdiğini görse, o kimseye belâ ve hastalık erişir. (Buna sabrederse) ecri büyük, sevabı ve zikri kat kat olur.


Allah’ın kendisini mağfiret edeceğini ve cennete sokacağını ve bu gibi şeyleri vaad ettiğini görmesi, o kimsenin Allah’ın murakabesi altında bulunduğuna ve ondan korkacağına delalet eder.


Allah Taâlâ yı görüp de O’na bakmaya takat getiremediğini görmesi, yahut sadece arş ve kürsi’sini görmesi, nefsi için bir hayrın geleceğine delalettir. Fakat Onu (C.C.) görüp konuşması, bakmaya da takat getirmesi, yahut de Onu arş ve kürsüsü ile beraber görmesi hayra ve ziyade ilme kavuşacağına alamettir.


Allah Taâlâdan kaçtığını ve Allah’ın da kendisini taleb ettiğini görmesi; eğer abid ise ibadet ve taatından tahavvül edeceğine (sapacağına), ana ve babası varsa onlara isyan edeceğine ve köle ise efendisinden kaçacağına işarettir.


Allah ile arasında bir perde olduğunu gören kimse büyük günahları işleyerek günahkar olur. Bir kimse Cenab-ı Hakkı celalli ve kendisine gazap eder halde, yahut Allah’ın nurunu yüklenmekten aciz olduğunu görse, yahut korksa veya Onu gördüğünde titrese, ya da Allah’tan kendisini Azad etmesini, tevbesini kabul ve mağfiretini istese, bu rüyası küçük ve büyük günaha, bid’at ve korkulara delâlet eder.


Allah’ın kendisiyle konuştuğunu gören kimsenin rüyası, kendisi için günahlardan kaçındırmaktır. Allah ile konuştuğunu gören kimse çok Kur’an okur. Allah ile konuştuğunu ve kelamını anladığını gören, sultan ve hakim tarafından bir söz işitir. Eğer sözünü anlamazsa, sultan ve hakimin sözünü de o nispette anlamaz.
Başını Allah Taâlâ’nın mesh ettiğini ve okşadığını gören kimseye Allah keramet nasib eder ve kendisine yaklaştırır. Ancak, ölünceye kadar başından belâ eksik olmaz.


Allah’ı, ana-baba, kardeş ve yakınlardan veya sevdiği birisinin suretinde görse, Cenab-ı Hak o kimseye ihsan ve ikramda bulunur, fakat o kimsenin, bedenine bir belâ isabet eder de bu belâ sebebiyle ecrini Allah büyük eder.


Allah’ın bir mevziye veya bir eve tulu’ ettiğini yahut bir yere, bir beldeye ve mekana indiğini görse; o yere ve o mekana Allah’ın adaleti hakim olur, Allah’ın izniyle hayır ve ucuzluk çok olur. Eğer bir mekana celal ile doğarsa bu, o mekan ve o mevki ve oranın ehli için bir helaktir. Veba, belâ, musibet ve bu gibi şeyler o mekana isabet eder. Allah Taâlâ’yı gamlı, kederli, hapis ve mahsur kalmış birinin nezdinde (yanında) olduğunu görmek, feraha kavuşmak ve bu sıkıntıların izalesi ile tabir edilir.


Allah’a küfrettiğini gören kimse, Allah’ın verdiği rızka razı olmayarak küfran-ı nimette bulunur. Bir kimse görse ki, güya Allah’ın huzurunda durup O’na bakıyor; Eğer rüyayı gören Muttaki kimselerden ise bu rüya onun için hayırlı ve rahmettir. Eğer salih kimse değilse, bu halinden kaçınması lazımdır.


Allah Taâlâ’ya münacatta bulunduğunu gören kimse Allah’a yakınlaşır ve insanlar tarafından da sevilir.Yine Allah’ın huzurunda secde ettiğini görenin tabiri de aynıdır.


Zat-ı Kibriya’yı perde arkasından gördüğünü görse, dinini güzel yapar ve elinde emanet varsa onu öder ve sultanı kuvvetli olur. Eğer perdesiz görse, o kimse dininde hata sahibi bir kişidir.


Cenab-ı Hakkın kendisine elbise giydirdiğini gören kimseye yaşadığı müddetçe üzüntü, keder ve hastalık erişir. Bu durum da büyük sevabı gerektirir. Allah’ın, bir kimseyi kendi ismi veya başka bir isimle isimlendirdiğini gören kimsenin sözü âli olur ve düşmanlarına galip gelir.


Allah’ın, kendisine gazap ettiğini gören kimsenin rüyası, ana ve babasının gazap edeceği ile tabir olunur. Ana ve babasının kendisine kızdığını gören kimseye Allah gazap eder. Bir kimse görse ki, Allah ona gazap ediyor, o da yüksek bir yerden düşüyor, duvar üzerine, semaya veya dağ üzerine düştüğünü görse, Allah’ın o kimseye gazap edeceği ile tabir edilir.


Bir kimse rüyasında bir tasvir veya bir suret görse, o’na denilse ki, «bu suret ve tasvir senin ilahın dır». Yahut bu suretin kendisinin ilahı olduğunu zannederek O’na ibadet ve secde etse, rüya o kimsenin hak zannettiği bir batıl üzerinde devam etmesi ile tabir olunur.


Allah’ı bir mekanda namaz kılar görse o mekana ve namaz kılman mevziye rahmet ve mağfiret gelir.


Kendisini Allah Taâlâ!nın kabul ettiğini gören kimse eğer iyi niyet sahibi ve hayırlı bir kişi ise Allah onun taatını, Kur’an ve duasını kabul eder. Eğer iyi ve hayırlı bir kimse değilse bid’at sahibi birisidir. Allah Taâlâ’mn kendisini çağırdığını ve kendisi de ona icabet ettiğini gören kimse Allah’ın izniyle Hacca gider.


Allah’ın hususi bir mekana tecelli ettiğini görmek, o yer harabe ise imarına, imar edilmiş halde ise harabına, orada yaşayanlar zalim kimseler ise Allah’ın onlardan intikam almasına, eğer mazlum iseler o yerde adaletin ineceğine delalet eder. Bazan da Allah Taâlâ’yı mekân-ı mahsusta görme rüyası, büyük bir mülk ve o mülkte emirlik yapacak cebbar ve müstebit bir valiye, yahut faydalı bir alime veya ilaç yapmadan haberi olan bir hekime delalet eder.


Allah’tan korktuğunu gören kimsenin rüyası, itminan ve sükuna, fakirlikten kurtulup zengin olmaya ve rızkının genişliğine delalet eder. Allah Taâlâ’ya gittiğini gören kimse, doğru yola devamla hidayette daim olur. Allah’ın kendisini tehdit ettiğini ve korktuğunu gören kimse, günah işler.


Allah!a Sığınmak:

 Bir kimse rüyasında şeytandan Allah’a sığındığını görse, menfaatli ilim ve hidayetle mızıklanır, düşmanların şerrinden emin, helal mal ile zengin olur. Eğer hasta ise -ba¬husus sara illetinde olanlar- iyilik bulur. Allah’a sığınmak, çok kere hain arkadaştan emin olmaya, necasetten temizlenmeye, küfürden sonra İslam’ı kabul etmeye delalet eder.


Allah’ı Zikretmek:

Bir kimse, rüyada bir mecliste Kur’an okumak, dua etmek, züht ve takvaya dair kaside okumak gibi zikrullaha devam edildiğini görse, okumanın kıymeti ve sıhhati nisbetinde zikrolunan meclis ve yerin iyi bir şekilde tamir olunmasına delâlet eder. Zühde dair okunan kasidenin okuyucusunun sesi nağmeli olur ve okuyuşunda yanlışlık yaparsa o yer halkının velayetlerinin kâmil olmadığına delâlet eder. Eğer okunan kaside gazel olursa, o velayetin batıl olduğuna delâlet eder.

Bir kimse kendisini Allah Taâlâ’yı çok zikrettiğini görse, Allah Taâlâ o kimseyi düşmanları üzerine galip getirir. Fakat, rüyada halk için vaaz ve nasihat etmek ve halkı gafletten uyandırmak gibi şeyleri yapan vaiz ve nasihat verici bir kimse olursa, halkı hata ve günahtan kurtarmasına, eğer ticaretçi olursa, halkı zarar etmekten kurtarmaya ve selâmete eriştirmesine ve menfaatin olmasına delâlet eder. Ehil olmayan kimsenin rüyada halka vaaz ve nasihat ettiğini görmesi, üzüntü, keder ve hastalığa düşmesine ve bundan kurtulması için Allah’a dua etmesine delâlet eder.

Zikrinde doğru olan kimsenin rüyada, hikmete dair söz söylemesi üzüntü ve kederden kurtulmasına yahut hastalıktan, üzerinde bulunan borçtan ve sıkıntıdan halâs olmasına delâlet eder. Yahut zalim bir kimseye galip gelip muzaffer olmasına delâlet eder.

Eğer sözü yaramaz ve çirkin olursa anlatılan şeyleri o kimse için müşkül olur ve istihza edilip gülünülecek bir söz söyler.


Allah’ın Rızasına Uygun Hareket Etmek:

Böyle bir rüya görmek, iyi arkadaşlarını sevmeye ve kötülerini terk etmeye delalet eder.


Allah Yolunda Nöbet Beklemek:

Rüyada, düşmanın geleceği yerlerde nöbet beklemek taat ve ibadete devama ve Allah’ın emirlerini yerine getirmeye, sünneti seniyyeye uymaya, Allah Taâlâ Hazretleri’nden korkmaya delâlet eder. Bir kimse rüyada kendisinin nöbet beklediğini yahut cihada çıktığını görse, o kimse hayırlı ve doğru yola tâbi olur. Hastanın yahut kaybolmuş kimsenin nöbetten yahut cihattan döndüğünü ve şehrine girdiğini görmesi, hastanın hastalıktan iyileşmesine, kaybolmuş adamın da şehrine dönmesine delâlet eder.

Kaynak: İmam Nablusi 

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın