Sabır

SABIR:

Ağrı, acı, tahammülü güç ve katlanması zor hadiseler karşısında dişini sıkıp dayanma manasına gelir.

وَاسْتَعٖينُوابِالصَّبْرِوَالصَّلٰوةِوَاِنَّهَالَكَبٖيرَةٌاِلَّاعَلَىالْخَاشِعٖينَ

2.45 – Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin.  Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

يَااَيُّهَاالَّذٖينَاٰمَنُوااسْتَعٖينُوابِالصَّبْرِوَالصَّلٰوةِاِنَّاللّٰهَمَعَالصَّابِرٖينَ

2-153 – Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْبِشَىْءٍمِنَالْخَوْفِوَالْجُوعِوَنَقْصٍمِنَالْاَمْوَالِوَالْاَنْفُسِوَالثَّمَرَاتِوَبَشِّرِالصَّابِرٖينَ

2.155 – Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

اِنْتَمْسَسْكُمْحَسَنَةٌتَسُؤْهُمْوَاِنْتُصِبْكُمْسَيِّئَةٌيَفْرَحُوابِهَاوَاِنْتَصْبِرُواوَتَتَّقُوالَايَضُرُّكُمْكَيْدُهُمْشَيْپًااِنَّاللّٰهَبِمَايَعْمَلُونَمُحٖيطٌ

3.120 – Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.

يَااَيُّهَاالَّذٖينَاٰمَنُوااصْبِرُواوَصَابِرُواوَرَابِطُواوَاتَّقُوااللّٰهَلَعَلَّكُمْتُفْلِحُونَ

3.200 – Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

مَاعِنْدَكُمْيَنْفَدُوَمَاعِنْدَاللّٰهِبَاقٍوَلَنَجْزِيَنَّالَّذٖينَصَبَرُوااَجْرَهُمْبِاَحْسَنِمَاكَانُوايَعْمَلُونَ

16.96 – Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.

وَاصْبِرْلِحُكْمِرَبِّكَفَاِنَّكَبِاَعْيُنِنَاوَسَبِّحْبِحَمْدِرَبِّكَحٖينَتَقُومُ

52.48 – Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

Allah Resulu sav. “ Sabır, musibetin gelip tosladığı ilk anda gösterilen tahammüldür.” Buhari-Müslim

Hz. Peygamber (sav.) İmandan sorulduğunda o “ Sabır ve cömertliktir.” (Ahmed b. Hanbel Müsned), buyurarak, sabrın imanla olan yakın ilişkisini ifade etmiştir. Hz. Ali (Ra.) aynı çizgide “ İman hususunda sabrın yeri, cesetteki başın yeri gibidir.” Buyurmuştur.

Zünnün: “Her halükarda Allah’a muhalefet etmekten uzak durmak. Musibet elemini yudumlarken bile sükûneti korumak ve fakirlikle boğuşurken bile zengince tavırlar sergilemek.”

Ruveym: “ Şikâyet etmemek”

İbrahim Havvas: “ Kuran ve Sünnete uymada sebat etmek.”

İbni Ata: “ Gelen musibetler karşısında güzel edebi korumak”

Abdulkadir Geylani ks: “ Bela içinde isen, sabretmeğe çalış, zorla olmasın sabrın, rıza ile olsun bu herkesin yapamadığı şeydir. Sabır her iyiliğin anahtarı hükmündedir.”

Hepimiz emir, nehiy ve kaderin getirdiğine sabretmekle sorumluyuz. Halkın ve komşularınızın eziyetlerine sabredin. Zira sabırda çok hayır vardır. Sabırla yükümlüsünüz, kendinizden ve ailenizden sorumlusunuz. Hz. Peygamber sav”Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz”. Buhri es. Sahih hadis no:853

Kaderle gelen emre sabredin ki, “şakavet” (Mahrumluk) nimete dönüşsün. Sabır hayrın temelidir. Melekler belaya uğradılar; sabrettiler. Peygamberlerin başına belalar geldi; sabrettiler. Salih kullar belaya uğradılar; sabrettiler. Sizde onların izlerini takip edin ve onlar gibi sabredin.

İhlas ve sabırla binanın temelleri sağlamlaşır. Hayrın tamamı sabrın ayakları altındadır. Bütün ahvalimizle sabredenlerden ve sabredenlere uyanlardan bizi eyle. (Cilaul Hatır s:36-37)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir