Sadâkat

Sadâkat

.

[Bakara:1-2]


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ 

الٓمٓۚ

ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ


Bakara suresinin 2. ayetinde geçen ريب (rayb) kelimesinin anlamı, kuşku, şüphe anlamına gelir. 

Mealen Allah (CC.) : “Bu kitap öyle bir kitaptır ki, onda şüphe yoktur ve muttakiler (şirkten sakınan, ve Allah (cc.)’ya gereği gibi kulluk yapanlar) için hidayet kaynağıdır. “ buyurmaktadır. 

Allah (CC.), kitabı Kuran-ı Kerimin ilk başında bizleri uyarıyor. Elinizdeki bu kitaptan şüphe duymayın diyerek. 

Peki şüphenin zıt kelimesi nedir?

Güvendir, Sıdktır, sadakattir. 

Sadakat veya sıdk dediğimizde ilk akla gelen isimdir Hz. Ebubekir (ra.) Sıddık onun lakabıdır. 

Hepimizin bildiği üzere, Onu bu makama yükselten, İsra ve Miraç hadisesinden sonraki göstermiş olduğu sarsılmaz sadakati, onun sahip olduğu en kuvvetli imanın göstergesi olmuştur. 

Dilerseniz, Maide Suresi 119. ayetin anlamını da verelim. 

Allah celle celalühu şöyle buyurdu:

“Bugün doğru (sadık) olanlara, doğruluklarının (sadakatlerinin) fayda vereceği gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah onlardan razı olmuştur ve onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.”

Yazımıza sadece Bakara ve Maide surelerinde geçen 2 ayeti aldık. 

Sadakat üzerine ve sadıklara verilen müjdeler ile alakalı daha birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. 

Beni, Maide suresi 119 da en çok etkileyen, “Allah onlardan razı” kısmı olmuştur. 

Hayatta yapmış olduğumuz işlerde, çalışmalarda başkalarının takdirini almak nefsimizi okşarken, yapmış olduğumuz ibadet, amel ve eylemlerde Allah (cc.)’nun rızasını ne kadar önceleyebiliyoruz

Allah (cc.)‘nun rızasını gözetmeden yapmış olduğumuz eylemler, ne kadar riyadan uzak kalabilir? 

İman ettiğimizi söylediğimiz, Allah (cc.)’yu ve resulü Hz. Muhammed (sav.) ne kadar tanıyoruz?

Kitabımız Kuran-ı Kerim’i  anlamak ve yaşamak için ne kadar gayret sarf ediyoruz? 

 

Ahir zamanda ümmetim 73 e bölünecek. Bunlardan 72’si cehennem ehlindendir hadisi şerifi bizleri korkutmuyor mu?

Müslümanım deyip işin içinden çıkmaya çalışıyoruz. 

Oysa Müslümanlıktan, mü’min’liğe. 

Mü’minlikten de sadıklığa nasıl ulaşırızın yollarını arıyor muyuz?

 

Geçici Dünyalık bir iş için kılı kırk yaran bizler, ebedi ahiret için niye bu kadar gevşek davranıyoruz. 

Kendi nefsime soruyorum. 

Yoksa ben ahir zamandaki Ümmeti Muhammed’in 72 fırkası içinde miyim?

Sadakat inancın temelini teşkil eder. 

Sadakatin olmadığı bir inanca, şeytan muhakkak şüphe sokarak, inancımızdan bizleri saptırabilir. 

Bizlere düşen sarsılmaz bir imana sahip olmak için, Allah (cc.)’ya, Resulü Hz. Muhammed (sav.)’e ve ona indirilen Kuran-ı Kerim’e şeksiz, şüphesiz ve sadakat ile bağlanıp, muttakilerden, sadıklardan olmaya çalışmaktır. 

Bunun için Allah’ı ve Resulü Hz. Muhammed (sav.)’i ve Kuran-ı Kerim’i tanımak, bilmekten geçer. 

Diğer bir yol da sadıklarla birlikte olmaktan geçer. 

Rabbim bizleri sadık kullarıyla karşılaştırsın ve bizleri sadıklardan yazsın. 

Fi emenillah. 

Hubeyb Hüseyinoğlu.

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın