Sadık Müridin Alametleri

Sadık Müridin Alametleri

İbrahim Dusuki (Rahimehullah) derdi ki: ” Rabbinin muhabbetinde sadık olduğunu iddia eden müridin yalancı olduğunun alameti; seher vakitlerinde uyuması, alçalmayı kabullenmemesi ve aşkı (muhabbeti) olmamasıdır.”

Yine derdi ki: Mürid; makam, derece, keramet vs. Allah’ın dışındaki her şeyi aklından çıkarmadıkça Rabbine yakın olması sahih değildi.

Yine derdi ki: Hangi mürid şeytanın; “sünnet ve virdleri terk etmekle Allah azab etmez” fetvasını kabul ederse yüzüstü düşer ve muradını kaybeder. Çünkü Şeytan müride şeriatın ruhsatlarını onu kandırmak için emreder. Azimetlere yapıştıktan sonra ruhsatlara düsen daha sonra günahlarına düşer. Sonra Şeytan ona şöyle der: “Bu işlediğin fiil daha sen yaratılmadan evvel kaderinde yazılmış. Senin elinde ne var ki?” diyerek onun böylece hal ve muvahhid olduğunu fısıldar. Mürid de helak olanlara karışır. Çünkü günahı bilmez ki tevbe ve istiğfar etsin.

Yine derdi ki: Müritliğin Sartlarından biri de günahlardan çok uzak olmak ve seher vakitlerinde ayakta olmaktır, Çünkü mürid, Mevla’sına kulluğunu  artırdıkça Mevlası ona daha fazla yaklaşır ve ihsanını çoğaltır.

Yine derdi ki: Ey mürid! Aman Allah’a muhabbetinin tam olduğunu iddia edip de sonra O’na isyan etme. Çünkü O’na isyan ettiğinde huzur lisanıyla sana şöyle der: “Yazık sana! Benden utanmaz mısın? Bana muhabbetinde sadık olma iddian nerede? Benim huzuruma çıkmak için (elbiselerini temizlemen gerektiği gibi) cesedini de günahtan temizlemen nerede? Günahlara dalıp, geceleri uyumaların nice? Oysa benim dostlarım huzuruma temiz çıkar, izzetim ve celâlim’e yemin olsun ki sen iddianda yalancısın,”

Yine derdi ki: Kendini bizim tarikatımızdan göstermiş, sonra onun hakkını vermemiş ve onu alaya almış kişinin hasmı Allah’tır.

Yine derdi ki: “Tarikata hıyanet eden bizden değildir. Sözümüzden nasihat almayan bizim kervanımızda yürüyemez. Suçu bizde bulmasın. Biz evlatlarımızdan ancak yolumuza yönelenleri ve yaşayışı güzel olanları severiz, Ta ki sırrımızı onun kalbine koyabilelim. Ey evlatlarım! Eğer müritlikte doğruysanız tarikatımı kirletmeyin, hakikatımla oynamayın. Doğruluğunuza bir şey karıştırmayın. İhlaslı olun, kurtulacaksınız. Biz nasıl ki size terbiye ve nasihatın hakkını veriyorsak, siz de dinlemenin ve nasihat almanın hakkını verin. Ben size Rabbinizin ve peygamberinizin emrettiğinden başka bir şey emretmiyorum, “

Yine derdi ki: Sadık müridin bir alameti de; büyük ibadetler hakkında asla “bunu ben yaptım,” dememektir. “Bunu bana Allah yaptırdı”, demelidir. Çünkü Allah CC iddiacıyı aciz bırakır. Sakaleynin amelini de yapsa, yüce makamlara da ulaşsa sonunda düşer.

Yine derdi ki: Sadık mürid nefsi ile münakaşadan ve nefsini riya ve nifak ile suçlamaktan gafil olursa helak onlara kaşır. Sadık müridin hali bu iken Yalancı müridin hali nasıl olur.

Yine derdi ki: Sadık müridin alametlerinden biri de; şiddetli azmi sebebiyle başkalarına uzak olan tarikat makamlarının ona kısa zamanda katlanmasıdır. Çünkü Rabbinin huzuruna yaklaşmasının tadı onu yorgunluğunu unutturur.

Yine der ki: Sadık müridin bir alameti de; kendine zıt olan insanları tersine çevirmektir. Yani ona söven salih bir kişi olur sonunda onu över. Onu sevmeyen sonunda sever. Münafıklar hariç… münafıklara itibar edilmez. Çünkü onlar peygamberlerin düşmanlarıdırlar.

Kaynak: İmam Şarani

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir