Saff Suresi

Saff Suresi

Saff Suresi Hakkında 

Kur’an-ı Kerim’in deki sıralamaya göre 61. suredir. Mufassal kısmının 4. sureler grubunun birinci suresidir. Bu sureye aynı zamanda Havariyun suresi, İsa (as) suresi adları da verilmektedir. Medine’de inmiştir. 14 ayetten oluşur.

Saff Suresi Konusu

Saff Sûresi Medîne’de inen ve fıkhî hükümler yönü ağır basan sûreler­den biridir. Bu sûre “savaş”, Allah düşmanlarıyla cihâd, Allah’ın dinini yü­celtmek ve kuvvetlendirmek için O’nun yolunda canını feda etmek konusu­nu anlatır. Ayrıca mü’minin dünya ve âhirette mutluluğuna vesile olan ka­zançlı ticaretten bahseder. Fakat sûrenin, etrafında dönüp dolaştığı ana ko­nu savaştır. Bu sebeple sûreye “Saff Sûresi” denilmiştir.

Yüce Allah’ı teşbih ve yüceltmeden sonra, bu mübarek sûre, mü’minleri sözünden dönmekten ve üzerlerine aldıkları şeyleri yerine getirmemek­ten sakındırarak başlar. Mü’min şecaati ve cesareti ile, Allah düşmanlarıyla yapılan savaştan bahseder. Çünkü mü’min, yüce bir maksat için çalışır bu da hakkın kandilini yükseltmek ve Allah’ın dinini yüceltmektir.

Yahudilerin, Musa (a.s.) ile İsa’nın (a.s.) daveti karşısında durumlarını ve bu iki peygamberin Allah yolunda çektikleri eziyetleri anlatır. Bu, Mekke kâfirlerinin eziyetlerine maruz kaldığı yer­lerde, Rasulullah (s.a.v) için bir tesellidir.

Allah’ın, dinine, peygamberlerine ve dostlarına yardımı hususundaki kanununu anlatır. Müşrikleri, Allah’ın dinine karşı savaşa az­metmeleri hususunda, hakir ağzıyle güneşin nurunu söndürmek isteyen kim­seye benzetir: “Onlar, ağızlarıyle Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa, kâfirler istemese de, Allah nurunu tamamlayacaktır.”

Sûre mü’minleri kârlı bir ticarete çağırır ve onları mal ve canlarıyla Allah yolunda cihada teşvik eder ki, dünyada hemen zaferle birlikte ebedî ve büyük mutluluğu elde etsinler. Sûre, mü’minlere teşvik üslubuyla hitap etmiştir: “Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Rasulüne inanır ve Allah yolunda cihâd edersi­niz…”

Sûre mü’minleri Allah’ın dinine yardıma davet ederek sona erer. Bu davete İcabet, isa’nın (a.s.) Havarilerini Allah’ın dinine çağırıp onların da bu çağrıyı kabul ederek hakka ve peygambere yardım ettikleri zaman ki hareketlerine benzer: “Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nite­kim Meryem oğlu Isa Havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcıla­rım kimdir?” demişti. Havariler de, “Allah’ın yardımcıları biziz” demişlerdi.” İşte böylece, en güzel ve sağlam bir ifadeyle, sûrenin başı ile sonu bir­birine uygun düşmüştür. 

Abdulkadir Geylani Saff Suresi Hatimesi

Ey Allah’ın cezbesine kapılan muvahhid, ey Muhammed ümmeti olan kişi, ey Allah taraftarı lakabı almış olan tevhid erbabının yolunda yürüyen kişi, ey dünyanın kirli köylerinden ahiretin tevhid şehirlerine hicret edenlerin izinden fakirlik ve yoksulluk içerisinde yürüyen kişi, Allah sana, meram ve maksadının en yücesi olan marifet ve tevhid makamına erişmende yardımcın olsun.

Sen bütün işlerini toparlamalısın, eteklerini çemremelisin, iradî ölümle yok olabilmeye hazırlanmalısın. Bunun sonunda yok olmaktan kurtulacaksın. Ezeli ve sonsuz bekâyı elde edeceksin. İşte bunun yolu Hz. Muhammed’in mührünü taşıyan yoldur. O peygamber bütün insanlara, tevhid-i zatînin yollarını açıklamak ve diğer batil yolları kapatmak için gönderilmiştir.

Sen içini ve kalbini değişik inanç nakışlarından temizlemelisin. Vahdet-i zatın ince zarif işçiliğine ters düşen bütün şekil ve âdetlerden arındırmalısın. Peygamberinin yolundan gitmelisin. Tıpkı havarilerin kendi peygamberlerinin yolundan tereddütsüz ve şüphesiz olarak yürüdükleri gibi. Bunu yaparsan marifet ve yakîn yolu, Allah’ın izni ve yardımı ile, seni kendisine çekmesiyle, sana o yolun şerefli hizmetini lütf etmesiyle, sana Muhammed Mustafa sevgisi bahşetmesiyle, senin için açılmış olacaktır.

Sakın ha sakın! Dünyaya ve dünya nimetlerine yaklaşmayasın ki arınman ve kurtulman mümkün olsun. Bu ise mükaşefe ve müşahedenin başlangıcıdır, Allah bizi, lütuf ve keremiyle, tevhidinin yoluna sevk etsin. 

Saff Suresi Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

  1. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.
  2. Ey îman edenler!  Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
  3. Yapmayacağınızı  söylemeniz,  Allah  yanında şiddetli bir buğza sebep olur.
  4. Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
  5. Bir zaman Musa kavmine: “Ey kavmim! Benim, Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz hal­de niçin beni incitiyorsunuz?”  demişti.  Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı, Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
  6. Hatırla ki Meryem oğlu îsâ: “Ey İsrâiloğullariî Ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı tasdik eden ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim.” demişti. Fa­kat o, kendilerine açık deliller getirince “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.
  7. İslâm’a çağırılırken, Allah’a karşı yalan uydu­randan daha zalim kimdir? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
  8. Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nuru­nu tamamlayacaktır.
  9. Müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak  için  Peygamberini  hidayet ve  hak ile gönderen O’dur.
  10. Ey îman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtara­cak ticareti size göstereyim mi?
  11. Allah’a ve Resulüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
  12. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağış­lar sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.
  13. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah’tan yardım ve yakın bir fetih. Mü’minleri müjdele.
  14. Ey îman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu îsâ havarilere  “Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havari­leri de “Allah (yolunun) yardımcıları biziz”  demişler­di. İsrâîloğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr  etmişti.  Nihayet biz  inananları,  düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.

Saff Suresi Nüzul Sebebi

Rivayete göre müslümanlar şöyle dediler: “Allah’ın en sevdiği ameli bilseydik, mutlaka mal ve canlarımızı o uğurda harcardık. Allah cihâdı farz kılınca da, bazıları bundan hoşlanmadı. Bunun üzerine Yüce Allah, “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmaya­cağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında şiddetli bir buğza sebep olur.” mealindeki ayeti indirdi.

Rivayet edildiğine göre bazı Sahâbîler (r. anhum) şöyle dediler: “Ey Allah’ın peygamberi! Allah katında ticaretlerin hangisinin daha sevimli ol­duğunu bilip o ticareti yapmak istiyoruz. Bunun üzerine şu âyet indi: Ey iman edenler! Sizi elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstere­yim mi?…

Saff Suresinin Fazileti Ve Yararları

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Saff Suresini okursa, kıyamet gününde İsa (Aleyhhisselam)‘ın arkadaşı olur.”(Kadı Beyzâvî, Beyzâvî Tefsir (Envârut-Tenzîl ve Esrârut-Te’vîl), 2/492)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) uyumadan önce Müsebbihat (İsra, Hadid, Haşr, Saff, Cuma, Teğagün ve A’la) Surelerini okurdu.(Ebu Davud, Edeb, 17; Tirmizi, Fedailül-Kur’an, 21)

  • Yolculukta okunursa, hırsızların şerrinden ve diğer tehlikelerden korunur.
  • Aile Huzursuzluğu için Okunabilir.
  • Zengin olmak isteyen kişi, Saff Suresinin 8-9. ayetlerini okuyup dua etmelidir.
  • Düşmanların şerrinden korunmak için 3 kere okunur.
50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir