Şâfii Mezhebi

Şâfii Mezhebi

Mezhebin Kurucusu:

Ebû Abdullah Muhammed b. İdris elKureşi el-Hâşimi el-Muttalibi b. Abbas b. Osman b. Şafi’dir. Hicrî 150/Miladî 767 yılında Filistin’in Gazze şehrinde doğdu. Babası İdris bir iş için Gazze’ye gitmiş, orada iken vefat etmişti. Dedelerinden biri olan Şafiî İbn es-Sâib’e nisbeten Şafiî olarak bilinir. Soyu Abd-i Menâf’ta Hz. Peygamber’in soyuyla birleşir. Mekke’de, daha küçük yaşta kendisini ilme veren İmam Şafiî, yedi yaşında Kur’ân-ı Kerim’i; on yaşında da İmam Malik’in el-Muvatta’ adlı hadis kitabını ezberlemiş ve on beş yaşına geldiğinde, fetva verebilecek bir seviyeye ulaşmıştı.

Bundan sonra yirmi yıla yakın bir süre çölde, Huzeyl kabilesi içinde yaşayarak fasih Arapça’yı ve câhiliye şiirlerini öğrendi. Akabinde birçok alimden hadis okudu. Medine’ye gitti. Burada İmam Mâlik’e el-Muvatta adlı eserinin tamamını arzetti. Daha sonra tamamen fıkha yönelerek İmam Mâlik’ten Hicaz fıkhını öğrendi. Şafiî’nin eşsiz kavrayış ve üstün zekâsını müşahede eden İmam Mâlik, ona şu anlamlı tavsiyede bulundu: “Muhammed! Allah’tan kork, günahtan sakın; çünkü ben senin büyük bir şahsiyet olacağını ümid ediyorum. Gönlüne Allah’ın koymuş olduğu bu nuru günahla söndürme.” İmam Şâfiî, müstakil mutlak müctehid idi.

Hocaları:

Medine’de İmam Malik’ten fıkıh ve hadis ilmi aldı. Süfyan b. Uyeyne’den, Fudayl b. İyaz ve amcası Muhammed b. Safi’ ve diğerlerinden hadis rivayet etti. İmam Şafii bundan sonra H. 187’de Mekke’de ve 195’te Bağdat’ta imam Ahmed b. Hanbel (Ö.241/855) ile buluştu. Ondan Hanbeli fıkhını ve usulünü, Kur’an’ın nasih ve mensuhunu öğrendi. Bağdat’ta onun eski mezhebinin esaslarını ihtiva eden “el-Hucce” adlı eserini yazdı. Sonra H. 200’de görüşlerinin en çok yaygınlaşacağı Mısır’a gitti. 204/819’da Recep’in son cuma günü Mısır’da vefat etti ve orada defnedildi. (el-Hudari, Tarihu’t-Tesriil-Islámi, Kahire 1358/1939, s. 254 vd.; Muhammed Ebu Zehra, Usulü’l-Fıkh, Kahire, t.y., 5.12 vd.; ez-Zühayli, el-Fikhu’l Islámi ve Edilletüh, Dimask 1405/1985, I, 35, 36, Hamdi Döndüren, Delilleriyle Islam Hukuku, Istanbul 1983,9,78 vd).

Şâfii Mezhebinin Eserleri :

1-El-Ümm
2-Kitab-üs-Sünen vel-Müsned
3-Er-Risale fil-Usul
4) El-Mebsut
5) Ahkam-ül-Kur’an
6) ihtilaf-ul-Hadis
7) Müsned-üş-Şafii
8) El-Mevâris
9) El-Emali el-Kübra
10) El-Emali es-Sagir
11) Edeb-ül-Kadi
12) Fedail-i Kureyş
13) El-Eşribe
14) Es-Sebku ve’r-Remyü
15) İsbat-un-Nübüvve ve Reddi alel-Berahime

Talebeleri :

-Ebû Ya’kub Yûsuf b. Yahyâ el-Büveydi (Ö. H. 231)
-Ebû İbrahim İsmail b. Yahya el-Müzeni (Ö. H.266)
-Ebû Muhammed er-Rabi’ b. Süleyman b. Abdilcebbâr el-Murâdî (Ö.H. 270)
-Harmele b. Yahya b. Harmele (Ö.H.266
-Muhammed b. Abdillah b. Abdilhakem (Ö.H.268

Usulü Ve Farkları:

Delillerden hüküm çıkarma ve ictihad’ta izlediği usulü “Ihtilafü’l-Hadis”, “Cimau’l-Ilm” ve “er-Risale” isimli eserlerinin çeşitli yerlerinde açıklamıştır. Özetle şöyle der: “Kitap ve ihtilafsız mütevatir sünnetle hükmolunur. Bu hüküm için “görünüşte ve gerçekte (zahir ve batında) hak ile hükmettik” deriz. Üzerinde ittifak edilmeyen ve âhâd yoldan gelen sünnetle hükmolunur. Bunun için, “görünüşte hak ile hükmettik”, deriz. Fakat gerçekte…” diyemeyiz. Çünkü hadisi rivayet eden yanılmış olabilir. İcma, daha sonra da kıyas ile hükmederiz. Bu, ondan da zayıftır, fakat zaruret bulunduğu yerde kullanılır. Çünkü haber varken kıyası kullanmak helal değildir. Nitekim teyemmüm de, seferde su bulunmayınca temizliği sağlar, fakat su bulununca teyemmüm bozulur (es-Safit, er-Risale, s. 512,599, 600).

Yayıldığı Bölge:

Şafii mezhebi özellikle Mısır’da yayılmıştır. Çünkü mezhebin imamı hayatının son dönemini orada geçirmiştir. Bu mezhep, Irak’ta da yayılmıştır. Çünkü Şafii fikirlerini yaymaya önce orada başlamıştır. Irak yoluyla Horasan ve Maveraü’n-Nehir’de de yayılma imkanı bulmuş ve bu ülkelerde fetva ile tedrisatı Hanefi mezhebi ile paylaşmıştır. Bununla birlikte bu ülkelerde Hanefi mezhebi, Abbasi yönetiminin resmi mezhebi olması nedeniyle hakim durumda idi.

Mısır’da yönetim Eyyübilerin eline geçince Şafii mezhebi daha da güçlenmiş, hem halk, hem de devlet üzerinde en büyük otoriteye sahip olmuştur. Ancak Kölemenler devrinde Sultan Zahir Baybars, kadıların dört mezhebe göre atanması gerektiği görüşünü öne sürmüş ve bu görüş uygulanmıştır. Ancak bu dönemde de Şafii mezhebi o yörede diğer mezheplerden üstün mevkiye sahiptir. Mesela; taşra şehirlerine kadı atama yetkisi ile yetim ve vakıf malların kontrol hakkı yalnız Şafii mezhebine ait idi.

Osmanlılar Mısır’i ele geçirince Hanefi Mezhebi üstünlük kazandı. Daha sonra Mehmet Ali Paşa Mısır’a hakim olunca, Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerle resmi olarak amel etmeyi ilga etmiştir. Şafii mezhebi İran’a da girmiştir. Günümüzde şii ekolü ile yan yana bulunmaktadır.

Günümüzde Anadolu’nun doğu kesiminde, Kafkasya, Azerbaycan, Hindistan, Filistin, Seylan ve Malaya müslümanlar arasında Şafii mezhebine mensup olanlar bir hayli fazladır. Endonezya adalarında ise hakim olan tek mezhep Şâfii mezhebidir (Ebû Zehra, a.g.e, 358 vd.).

Mezhebin Meşhur Eserleri:

1-El-Ümm

2-Kitab-üs-Sünen vel-Müsned

3-Er-Risale fil-Usul

Kaynak: https://www.mumsema.org, https://sorularlaislamiyet.com, http://m.dinimizislam.com, http://www.enfal.de

Hazırlayan: Furkan Zelyurt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir