Salih Amel

29. Sohbet Salih Amel

Salih amel işleyen kimsenin o ameli, onun önünü aydınlatan bir nur, altında bindiği bir vâsıta olur. Onun kalp amelleri yüzünde görünür. Yüzü ayın on dördü gibi olur. 

Kalbi, Allah-ü Teâlâ’nın (CC) kendisine bağışladığı ikramları görmekten dolayı sevinç duyan bir melek gibi olur. 

Ameli ona Allah-ü Teâlâ’nın (CC) kendisi için cennette hazırladığı nimetleri müjdeler. Salih amel bir suret kazanarak ona şöyle der: “Ben senin ağlamanım, sabrınım, takvanım, imanınım, yakınınım, namazınım, orucunum, mücâhedenim, Rabbine (CC) iştiyakınım, mârifetullâhınım, ilmullâhınım, güzel amellerinim, Rabbine (CC) karşı gösterdiğin edebinim.” Bunun üzerine ondan ağırlık gider, korkusu sakinleşir; endişesi emniyete, tedirginliği rehavete döner. 

Her kim de Salih amel işlemez ve Rabbine (CC) büyük günahlarla, sırtında masiyet yükleriyle gelirse: Açlık, susuzluk, içinde bir korku ve önünde rüsvaylık… Melekler arkasından sürükleyip götürüyorlar… Ona öyle bir ceza veriyorlar, öyle bir çekerek götürüyorlar ki.. Nihâyet, Arasat’a kadar gelir; başlarlar münakaşaya, muhasebeye, hesaba… Onu öyle şiddetli bir hesaba çekerler ki.. Sonunda onun hakkında cehennem kaydı konur ve orada azaba çekilir. 

Eğer tevhid ehlinden ise suçu kadar cezasını çeker, sonra Allah-ü Teâlâ (CC) rahmeti gereği onu cehennemden alır. Fakat kâfirlerden olan kimse kendi cinsleriyle birlikte, cehennemde sonsuza kadar kalır.

“Rabbimiz! Bize dünyada da, ahirette de güzellik ver ve cehennem azabından bizi koru.”

Kaynak: Abdulkadir-i Geylani (Ksa), Cilâü’l-hâtır

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın