Samt (Susmak)

Bismillahirrahmanirrahim

Hz Ali der ki:”  Hayrın tamamı dört şey de dürüldü: Samt (susmak) nutk (konuşmak), Nazar, hareket. Zikr-i ilahi içinde olmayan konuşma boş sözdür. Fikir ve düşüncesiz susma ise sehv yani hatadır. İbretle olmayan nazar (bakış) gaflettir. Allah’a kulluğa yönelmeyen hareket Fetret (gevşeme)’dir. Konuşması zikir, susması fikir, nazarı ibret, hareketi kulluk olan kişiye Allah rahmet etsin insanlar böylelerinin elinden ve dilinden selamette olurlar.”

Susmak Sükut etmek demek olan samt  şu hadis-i bu konuda meşhurdur:

“Kim Allah’a ve ahiret gününe iman etmişse komşusuna eziyet etmesin. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman etmişse misafirine ikramda bulunsun. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman etmişse, Ya hayır söylesin yahut sussun.”  Buhari ilim 38 Ebu Davud nikah 24

Samt; Dili tutmak, kendisini ilgilendirmedikçe ve gerekmedikçe konuşmamaktır. Zira dilin, gereksiz, ilgisiz şeyleri konuşmasına engel olmak, insanı birçok tehlikeden korur. İnsanın selameti dilini tutmaktır. Denilmiştir ki susmanın bir ölçüsü vardır o da şeriattir. Yeri ve zamanı gelince susmak yeri ve zamanı gelince konuşmak gerekir. Zamanı gelince konuşmayan kişi Hakkı hatırlatmayan kişi şeytana dönüşür.

Görüldüğü gibi yerinde susmak büyüklerin özelliği olduğu gibi yerinde konuşmak da şereflilerin hasletidir. Susmayı tercih eden Hak dostları konuşmadaki afetleri bildikleri için sükut etmektedirler. Ayrıca konuşmada, nefsi koruma ve Medh sıfatlarının da izharı, hitabet kabiliyetini sergilemek suretiyle önde görünme meyli gibi daha başka afetler ve söz konusudur. Bundan ötürü nefisleri terbiye ve Terakki etme peşinde olan müminler için susmak manevi mertebelere mazhar olma ve güzel ahlakı elde etmede temel bir nitelik oluşturmaktadır.

Ömer Bin Abdülaziz güzel bir mektup yazdığında onu yırtar yenisini yazarmış.  Bütün Hikmet sahipleri hikmeti samt ve Tefekkür yoluyla elde etmişlerdir. Muaz bin Cebel; “insanlarla az konuş, rabbinle çok konuş, öyle yaparsan ihtimal ki kalbinle Allah’ı görebilirsin” buyurmuştur.

Susmanın birkaç çeşidi vardır;

1- Büyüklerin huzurunda susmak huzurun edebindendir.

2- Diri yalandan gıybetten dedikodudan çirkin sözlerden korumak için susmak insan birçok belaya dili yüzünden uğrar dil gönülde olmayacak yaralar açar.

3- Allah’ı zikretmeyi konuşmaya halvet-i karıştırmaya eğlenmektir Bu da iki çeşittir zahirde dilde susmak batında kalple susmaktır mütevekkil kalbini hızı kavga etmeden susturur Arif kalbini hükme Allah’ın takdirine tam muvaffak kat ederek götürüyor biri hakkın güzel işlerine güvenir öteki ise onun bütün ahkamına dayanır.

Dilin iffeti sükut etmesidir. Avamın sükutu dilleriyle, ariflerin sükutu kalpleriyle, aşıkların sukutu ise kalplerini boş düşüncelerden korumakla olur. İnsana bir değil iki göz ve kulak verilmiştir. Bu da onun konuşmasından daha ziyade görüp duyması içindir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir