Sefer

Tasavvufta Sefer Nedir

Sefer yolculuk yapma, bir yerden bir yere intikal etme manalarına gelen seferi sufiler, kayıtlı yaşamaktan kurtulup kayıtsızlığa erme bedeni ve cismani alakalarından sıyrılarak kalp ufkunda Allah’a teveccüh etmek şeklinde yorumlamışlardır.

 

Kalple Yapılan sefer bir sıfattan diğer sıfata yükselmek şeklindedir. Seyri suluk denen ve Allah’a yapılan bu yolculuk elbette bir hayli meşakkatli ve zordur. 

Sefere sefer denilmesinin sebebi “kişilerin ahlakını ortaya çıkartması” sebebiyledir. Kişi sefer vasıtasıyla huylarını tanıyıp nefsin aczinin, zaaf ve kötülüğünün farkına vararak nefsinde yapılabilecekleri görme imkânına kavuşacak ve kötü huylarını değiştirmeye, en azından onlara karşı koymaya çalışacaktır. Nefsinin iddialarına inanmadığı gibi, onun hile ve şerrinden de emin olmayacaktır.

 

Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:“Gerçek muhacir Allah’ın yasak ettiği şeylerden uzaklaşıp hicret edendir.” Buhari iman 4 

İbrahim Havvas da şöyle demiştir “Hazarda ve seferde sufi dervişlerin on iki hasleti vardır:

  1. Allah’ın vaadine güvenmek.
  2. Halktan ümidini kesmek.
  3. Şeytana düşmanlık beslemek,
  4. Emr-i ilahiye kulak vermek
  5. Bütün yaratıklara karşı şefkatli olmak,
  6. Halktan gelebilecek ezâya tahammül etmek,
  7. Bütün müslümanlara nasihati elden bırakmamak,
  8. Hak söz konusu olan yerlerde mütevazı olmak,
  9. Ma’rifet-i ilahiyye ile meşgul bulunmak,
  10. Her zaman temiz ve abdestli bulunmak,
  11. Fakirliği sermaye yapmak,
  12. Allah’tan gelen, az ya da çok hoşa giden ya da gitmeyen, ne olursa olsun razı olup şükretmek.

Tasavvuf Büyüklerinin Sefer Hakkında Söyledikleri

Rivayete göre Ebu Ali Ruzbari nin yanına sefere çıkmaya karar vermiş bir adam geldi ve: “Ya Eba Ali bana bir şey söyleyecek misin?” diye nasihat istedi Ebu Ali şöyle konuştu: “Ey delikanlı sufiler randevusuz bir araya gelmezler meşveretsiz de da almazlar”

Ebu Abdullah nasibi anlatıyor: ”Otuz yıl süreyle seferde kaldım asla eskimiş elbiseme yama dikmekle uğraşmadım kendime yumuşak davranacağını bildiğim yere tekrar dönüp gelmedim yanındaki şeyleri kimseye taşıtmadım.” 

Kuvvetlilerin hâli ise İbrâhim Havvâs’ın şu sözündeki gibidir: “Ben hiçbir şeyden çekinmeden binitime binerim.” Nitekim Ebû İmrân Taberistânî’ye: “Seferde bulunan kişiye ulaşabilecek korku ve acz nedir?” Diye sorulduğunda Şu Karşıda vermişti Eğer yolculuktan korkarsan kendini denize at o bu sözüyle yönün Allah’a yönelip olduktan sonra gelebilecek tehlike aldırma demek istemiştir.

Ebu Yakup susi der ki: “Sefere çıkan Kimse dört şeye muhtaçtır bunlar Olmadan sefere çıkmamalıdır. Onlar da: Kendine yetecek bir bilgi, haramdan koruyacak bir Vera, gönlünü taşıyacak bir vecd, Kötülükten korunma yarayacak güzel bir huy.”

Sefer’de Sufi Dervişlerin Halleri

Dolaşmış olmak, memleket görmek ve rızık aramak için sefere çıkmak, sûfîlerin adabına uygun değildir. Onlar, hacc, cihâd, şeyhlerle görüşmek, sıla-i rahim, haksızlığı önlemek, ilim tahsil etmek, hâllerinin inkişafına yararlı olacak kimselerle tanışmak, mübarek yerleri ziyaret etmek gibi amaçlarla sefere çıkarlar. 

Sefer müddetince namazları kasretmeyi ve Ramazan’da oruç tutmamayı fırsat saymazlar. Topluca yürüdükleri zaman içlerinde en zayıf olanın yürüyüşünü ölçü alırlar. En şefkatli olanları hizmet eder. Birisi hâcet görmek için ayrılacak, ya da biri yolda geri kalacak olsa, hepsi onu beklerler. İçlerinden biri yürüyemeyecek, ya da hastalanacak olsa, yine hepsi onun başında dururlar. Namaz vakti girince namazlarını kılmadan yerlerinden ayrılmazlar. Şu kadar var ki, yanlarında ya da yakınlarında su bulunanlar için farklıdır. Onlar yerlerinden ayrılıp namazlarını daha sonra kılabilirler. Bu, zayıfların hâlidir.

Sefer hususunda değişik hal ve görüşler vardır bir kısım Sofiler sülukun başlangıcında sefere çıkıp nihayetinde ikamet ettiği tercih etmişlerdir yine bir kısmı bidayetinde ikamet edip nihayetine sefere çıkmıştır devamlı ikamet ve Ali bazıları da sürekli seferde olmayı tercih ve tatbik etmişlerdir.

Seferden Maksat İlim öğrenmek için olmalıdır. Yine sefer Kamil bir mürşid ve sadık bir İhvan bulmak için yapılmalıdır. Sefer’in bir gayesi de boş alışkanlıklardan ve nefsin muhabbet ettiği şeylerden uzaklaşarak ona güzel nimetlerden evladı iyalden ve sıcak yuvadan ayrılmanın acısını taktırmaktır. Yine sefer nefsin hallerini keşfetmek seferde ortaya çıkan durumları tespit edip ona göre tedbir almak için yapılmalıdır. Sefer’in bir amacı da halk arasında unutulmayı ve bilinmemeyi tercih ederek insanlar tarafından Hüsnü kabul görme duygusunu kalpten söküp atmak için olmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir