Seha, Cud Ve Îsar

Seha, Cud Ve Îsar Ne Demektir

Arapçada Seha ve Cud eş anlamlı kelimelerdir. İkisi de cömertlik anlamına gelir. Îsar ise, yalnız cömertlik değil başkasını kendi nefsine tercih etmektir. cömertliğin son derece ilerisidir. Seha’nın en yükseği Îsar’dır. Çünkü Îsar, ihtiyacı var iken vermektir ki bu çok güçtür.

Kulun elinde malı fazla değilse mevcuda kanaat etmeli, fazla hırslı olmamalıdır, Eğer zengin ise hali, Seha ile Îsar arasında bulunmalı, iyilik etmeli, cimrilikten uzak durmalıdır. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem cimrilikten Allah’a sığınmış: “Allah’ım cimrilikten sana sığınırım; korkaklıktan Sana sığınırım; perişan Ömre itilmekten (elden ayaktan düşmekten) sana sığınırım.” Buhari Daavat: 36,37,38; Müslim, zikr: 49-51, 73; İbni mace dua: 3, Ebu Davud vitir: 32, Tirmizi Daavat: 113, Nesai, istihaze: 3, 5-8, 13, ibn Hanbel Müsned: 1/22, 54, 183.

Bazılarına göre Seha ilk rütbe, cud ikinci, Îsar ise üçüncü ve en üst mertebedir. Buna göre var olandan bir kısmını vermek seha, var olanın çoğunu verip yine de kendisine bazısını bırakmak Cud, kendisi muhtaçken başkasını kendisine tercih etmek ise Îsar olmaktadır. Kur’an bu en üst derecede olan Îsar’ı: “Onlar ihtiyaç içerisinde olsalar bile başkalarını tercih ederler.” Haşr suresi 9 buyurarak nazarlara sunmaktadır.

Mü’minin gönlünde herhangi bir rahatsızlık duymadan sahip olduğu şeylerin bir kısmını İnfak etmesi Seha, müminin infakı ve başkalarını düşünmeyi önünde götürmesi ve kendi mutluluğu İçinde hatta onun da önünde onların Mutluluğunu düşünebilmesi; Îsar ise Müslümanın ihtiyacı olduğu halde başkalarını kendine tercih etmesidir.

“Alan el veren elden üstündür.”

“Cömert Allah’a yakın halka yakın cennete yakındır. Cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah’a uzak, halka uzak, cennete uzaktır. Cehenneme yakındır. Cahil Cömert, bilgili ama cimri birinden Allah katında daha sevimlidir.” Tirmizi Birr,40

“Hz. Ali’ye bir haftadan beri evinde bir misafir ağırlayamadığından yakınarak Allah’ın derecesini düşürmüş olabileceğinden endişe etmiştir.

İbrahim bin Cüneyd şöyle demiştir: “Şeref ve haysiyet sahiplerinin şu dört  hasletten asla eksik kalmamaları gerekir. Babası bulunduğu meclise geldiğinde ayağa kalkmak, misafirine ikramda bulunmak, Alime hizmet etmek ve bilmediği bir şeyi sormak.”

Abdullah bin Mübarek şöyle söylemiştir: “İnsanların elinde olana karşı cömertlik edip onlara hiç özenmemesi, bizzat kendisinin yaptığı maddi cömertlikten daha faziletlidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir