ŞEHADETİ BOZAN HALLER

İslam dairesi içinde kalmak kişinin amellerini ve dilini dinin emir ve yasakları içinde tutması ile mümkün olur. Söz ve amellerle dinin haram kıldığını helal kabul ederse, İslami kaynaklarda zorunlu olan bir temel bilgiyi kabul etmeyen kişi dinden çıkmış olur.

Nefislerimizi sürekli gözetim ve denetleme altında tutmamızın ne derece önemli olduğuna işaret açısından şu sahih hadis i şerif çok güzel ifade etmektedir. “Kul, hiç önemsemeden Allah’u Tealayı kızdıracak bir söz söyler, ancak bu yüzden yetmiş güz cehennemde kalır.” Buhari (11/30s) 81-Kitabu’r Rikak. 23;Tirmizi S) 37-Kitabu Zud 10

Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“İman ettikten sonra küfre düşüp sonra küfürlerinde ileri gidenlerin tevbeleri kabul edilmez.” (Ali imran:90)
“Onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalplerini saptırmıştı.” (Saff Süresi:5)
“Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki, onlar Allah’la yapılan sözleşmeyi (ahdi), kabulden sonra bozarlar. Allah’ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Zarara uğrayanlar işte onlardır.”(Bakara Süresi 26-27)
Şehadeti bozan şeyler  hakkında kısaca bahsedelim;

  1.  İnsanın alenen işlediği küfür ve dinden dönme hali
  2.  Allah’ın varlığını inkar etmek
  3.  Allah’ın kemal sıfatlarından herhangi birini kabul etmemek
  4.  Allah’ın uzak olduğu bir şeyle Onu vasfetmek
  5.  Allah’ın üçün üçüncüsü olduğunu söylemek
  6.  Allah’ın bir bedenin olduğunu söylemek veya ilmi ile her şeyi kuşatmadığını söylemek
  7.  Allah’ın çocuklarının ve eşlerinin olduğunu yardımcısının bulunduğunu ileri sürmek
  8.  Allah’ın yorulduğunu acizlik çektiğini ifade edecek söylevlerde bulunmak
  9.  Haklarında kesin bilgi olan peygamberleri veya bunlardan birini inkar etmek,
  10.  Hz. Muhammed(sav) peygamberliğinin son peygamber olduğuna inanmak
  11.  Kıyamet günü tekrar dirilmeye bedenlerin tekrar ruhlara iade edileceğine inkar etmek
  12.  Cennet ve Cehennemin  inkar edilmesi
  13.  Meleklerin, Cinlerin, Vahiy yolu ile gelen kitapların ve kuranı kerimin ayetlerinin inkarı
  14.  Namaz, Oruç, Zekat,Hac, zina, İçki içmenin hakkında belli olan nasların inkar edilmesi
  15.  Küfür inançlarının sözlerini kabul edip tasdiklemek,
  16.  Herhangi bir zorlama olmadan  küfre işaret eden semboller takmak, Mushaf’ı parçalamak, pisliğe atmak
  17.  Heykellerin, putların karşısında secdeye kapanmak
  18.  Hayır ve Şerrin Allah’tan olduğunu ve Allahu Tealanın dilediğine verme, dilediğine vermeme gücüne sahip olduğunu kabul etmemesi.
  19.  Allah’tan başkasının, mutlak anlam da emir ve yasak koyma, helal ve haram kılma, mutlak manada bir şeriat (hayat düzeni) belirleme hakkının olduğunu ileri sürmek
    Yüce Allah söyle buyuruyor
    “İyi bilin ki, yaratma ve emir yalnız Allah’ındır.” (Araf :54)
    “Hüküm ancak Allah’ındır.” (Yusuf:67)
  20.  Dünya hayatını ahirete tercih etmek, ahireti inkar anlamında tek gaye olarak dünyayı seçmek. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Uğrayacakları çetin azaptan dolayı vay kafirlerin haline. Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler.” (İbrahim:2-3)
  21. Allah’ın haram kıldığı bir şeyi helal saymak, helal olmasını istemek veya müctehid imamlar arasında helal olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf bulmayan bir şeyi haram saymak.
    Yüce Allah şöyle buyuruyor:
    “Dilinizin yalan üzere vasfetmesiyle, “şu haram, bu helaldir” demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. ” (Nahl:116)
  22.  Küfür ve nifak ehline sevgi besleyip iman ve tevhid ehlinden hoşlanmamak
    Yüce Allah şöyle buyuruyor:
    “Ey iman edenler, yahudileri ve hırıstiyanları kendinize dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostudurlar…” (Maide:51)
  23.  Fıkıhçıların konu ile ilgili açıklamalarına göre, Allahu Teala’nın indirdiğinden başka bir şey ile hükmetmek de şehadete ters düşen şeylerdendir.

Müslim, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s) bir mezarlığın yanına gitti ve şöyle buyurdu:”Ey mümin insanlar yurdundaki topluluk, size selam olsun (es selamu aleykum). İnşallah biz de size kavuşacağız. İsterdim ki, biz de kardeşlerimizi görmüş olsaydık.” yanındakiler, Resulullah (a.s)’a: “Biz senin kardeşleriniz değilmiyiz, ey Allah’in Resulü?” diye sordular. Resulullah (a.s) şöyle buyurdu.”Siz benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır.”
Sahabiler: “Senin ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyorsun, ey Allah’ın Resulü?” diye sordular.

“Şimdi bakın, bir adamın, başka hiç bir renk karışmamış şekilde tamamen siyah atların arasında, alınları ak ve ayaklarında beyazlık bulunan atları olsa, bunları tanımaz mı?” diye sordu.

Sahabiler: “Evet, tanır ey Allah’n Resulü” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Resulullah (a.s) da şöyle buyurdu:
“İşte onlar da, aldıkları abdest dolayısıyla alınları ak ve ayakları beyaz olarak (kıyamet gününde) gelirler. Ben onlardan önce Havz’in (‘Havz-i Kevserin başına giderim. Bazı kimseler yolunu kaybetmiş hayvanların uzaklaştırılmaları gibi, Havz’ın başından uzaklaştırılırlar.

Ben: “Nereye, gelin” derim. Bunun üzerine: “Onlar senden sonra (dini) değiştirdiler” denilir.

Bu kez ben de: “Uzaklaşın, uzaklaşın” derim.”Müslim (1i218) 3-Kitabu’t Tahare.

Muhanmed (a.s) ümmetinin geneli içerisinde bitadçiler de, fasıklar da, mürtedler (dinden dönenler) de ortaya çıkmıştır. Bu konuda yazılacak çok konu başlığı bulmak mümkündür. Kişi söz ve amellerinin sıkı bir takipçi ancak dinin emir ve yasaklarını öğrenmesi ile mümkün olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir