Şeytan Kendine verilene tamah eden insandan şikayetçi

Şeytan Kendine verilene tamah eden insandan şikayetçi

Dünyayı terk edip onu dostluktan uzaklaştırmak iki Cihan’ın şerrini başından atmak demektir. İki cihan saadetine ulaşmak istiyorsa bir insan dünyayı terk etmelidir.

Akıllı kimse Dünyayı sevmekten imtina eder ki ahireti ziyana uğramasın. Dünya sevgisi ve dostluğu ahirette kişinin rezillik ve rüsvaylık çekmesine neden olacağı için akıllı kimse ellerini dünyadan çeker.

Nitekim Peygamber Sav: “Her kim dünyayı severse ahiretini ziyan verir. Her kim, ahiretini severse dünyasına ziyan verir.”

Devamı olmayanın bekası olmaz o fanidir. Dünya’da böyledir. O yüzden dünya için akıllı insan gam çekmez. “ Dünyayı isteyene ahiret haramdır. Ahiret isteyene de dünya haramdır. Allahü Teala’yı isteyene her ikisi de haramdır.”

Bir insanın Baki olanı bırakıp Fani olanı tercih etmesi aklının fıtığından Allahü Teala’yı Murad edenler Allah’tan başka istekleri olmaz. Arifler demişlerdir ki: “Dünya kötü bir kadın gibidir ki, kim onunla olmak isterse evine gider ve koynuna girer. Yüzüne güler ama hiç kimseye vefası yoktur.” 

Allahu Teala dünyayı üçe ayırdı. Bir cüz’ünü mü’minlere verdi. Bir cüz’ünü münafıklara verdi ve bir cüzünüze kâfirlere verdi. Mü’minler dünyada ahiret azıklarını hazırladılar. Münafıklar dünyayı süsleri ile süslediler. Kafirler ise gece gündüz yer içer ve ahiret amellerini terk ederek Dünya ile meşgul olurlar.

Dünya kronolojisin de geriye doğru baktığımızda birçok kimse geldi ve geçti kiminin ismi hayırla kimi ise beddua ile anılır oldu. Yine bir çok peygamber dünyaya geldi kimi onun Maliki olduğu halde gönlünü ona bağlamadılar. Allahü Teala onlara ne nimet verdiyse o verilenlere gönüllerini kaptırmadan o nimetleri Allah için Hak yolunda harcadılar ve kendilerini bu şekilde dünyanın şerrinden kollamış oldular.

İbrahim Aleyhisselam zengindi arpa ekmeği yerdi, fakirlere türlü türlü nimetleri yedirdi. Malı da çoktu buna rağmen kendisi aba giyinirdi.  Fakirlere verdiği vakit bin bin akçe verirdi. 

Süleyman Aleyhisselam Cihan padişahı idi, insanlar, Cinler, vahşi hayvanlar, Kuşlar onun emri altındaydı ama kendisi zenbil örer nefsine anınla nafaka edinirdi. Aba giyerdi dünya ona verilmiş olsa bile onlar dirliği dünyaya önem vermemek de buldular. İnsanoğluna dünyada ne verilmişse hepsi Fanidir. Allah’ın adını anmak ve Allah için yapılanlar, her zaman ecri bakidir. Ahirette ise hazır olarak bulunan da ecri baki olanlar olacaktır.

Hz. Peygamber Sav. Birçok gazadan ganimet ile dönmüşlerdir bu ganimetlerin hükmü nasılsa o şekilde kullanılır ve fakirlere dağıtırlardı. Bir kişide dünyaya karşı bir meyil varsa şeytan ona musallat olur. Dünyayı ona sevdirir. Kişi kendini kollanmaya çalıştığını zannetse bile, şeytan bir taraftan çorap söküğü gibi o kişiyi ilmek ilmek söker ve ahiretini perişan eder.

Yazıyı bir menkıbe ile bitirelim…

Hasan Basri Hazretlerine müritleri şikayette bulundular: 

– Ya Şeyh! Dediler. Şeytandan gayet incindik. Hep bizi yaramaz işlere kışkırtıyor. Elinize geçen dünyayı sıkı tutun, size lazım olacak diyor ve bizi hayırdan men ediyor.

Hızlı kişi gülümsedi:

– Şimdi Şeytan da buradaydı O da sizden şikayet etti. Dedi ki: “ Şu Adem oğullarına nasihat eyle de, benim hakkıma tamah etmesinler. Kendi haklarına razı olsunlar. Ne zaman ki, Hak Teala beni huzurundan koydu dünya ve Cehennemi bana mülk eyledi. Cenneti ve kanaati insana verdi. Şimdi bunlar kendi haklarını bıraktılar, benim mülküme tamah ediyorlar. Ben de, onların imanlarını almayınca dünyayı kendilerine vermiyorum.” Müritler başlarını önlerine eğerek huzurdan çektiler

Şeytanın şerrinden emin olmak isterseniz varın dünyayı terk edin ve endişesini gönüllerden çıkartın… 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın