Şeytandan Korunmak

Bismillahirrahmanirrahim

İfrid Ve Şeytanların Tuzağından Korunmak:

Bişr b. Mansur, Vehb b. el-Verd’den şöyle nakleder: 

“Adamın biri kabristana gitti. Gece vakti idi. Adam: ”Bir ses işittim, bir oturak getirildi ve yanıma konuldu ve bir şey gelip o oturağın üzerine oturdu. Sonra onun etrafında bir ordu teşekkül etti. Oturağa oturan şey yüksek sesle şöyle bağırdı:

“Kim bana Urve b. Zübeyr’i getirebilir.?”

Ona hiç kimse cevap vermedi. Sesler birbirini takip etmeye devam ediyordu. İçlerinden  biri şöyle dedi:

“Sana onu ben getiririm.”

Sonra bu konuşan Medine-i Münevvere’ye doğru yöneldi. Ben de onu bakışlarımla takip ediyordum. Daha sonra: ”Ben Urve’yi getiririm” diyen (cin ya da şeytan) şöyle dedi:

“Urve’ye ulaşmak mümkün değil, yazıklar olsun size! Ben onu sabah ve akşam devamlı söyleyip durduğu birtakım kelimelerle buldum. O kelimeler sebebiyle ona yaklaşamıyoruz.

(Hadiseyi anlatan) adam şöyle dedi:

“Sabah olunca aileme gittim ve dedim ki:

“Beni hazırlayın (yol hazırlığı yapın).”

Medine-i Münevvere’ye geldiğinde Urve b. Zübeyr’i sordum. Bana onun adresini tarif ettiler. Verilen adrese geldiğimde ;Urve’yi gördüm. Yaşlı birisi idi. Ona dedim ki:

“Sen sabah ve akşam olunca bir duada bulunuyor musun?.”

Bana cevap vermekten çekindi. Ona başımdan geçen hadiseyi (duyduğumu ve gördüğümü) haber verdim. Urve şöyle dedi:

“Sabah olunca şu sözlerden başka bir şey dediğimi hatırlamıyorum: ”Ben büyük Allah’a inandım, tağutu ve batılı inkar ettim. Ve Urvetül Vüska’ya (sağlam ipe) tutundum. O öyle bir iptir ki, kopmaz. Allah işitendir, bilendir.” Bunu sabahlayınca üç kez söylerim, akşam olunca yine bunu üç kere tekrar ederim.”

“Eûzü bi kelimatillahi’t-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya’rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.”

Ebu Musa, Müslim el-Batin’den şöyle nakleder:

Cebrail (as) Peygamber efendimize şöyle dedi:

“Cinlerden bir ifrit sana zarar vermek istiyor. Yatağına uzandığında şöyle de: ”Allah’ın tam kelimelerine sığınırım.(o kelimeler ki, ne bir iyi, ne de bir kötü kişi o kelimeleri öte geçemez) Semadan inen ve semaya  çıkanın şerrinden, yerde olan ve yerden çıkanın şerrinden, gece ve gündüzün fitnelerinden, gece ve gündüz, ansızın gelenlerden (hayırla gelen hariç) ey Rahman, sana sığınırım!.”

İbrahim b. Hakem babasından o da İkrime’den şöyle nakleder:

Sefer halinde olan bir adam  uyan bir adama rastlar ve o adamın etrafında birçok şeytan görür. Sefer halinde olan adam şeytanlardan birinin diğer bir şeytana şöyle söylediğini işidir:

“Git ve uyuyan bu adamın kalbini ifsad eyle”

Şeytan uyuyan adama yaklaşır belli bir noktadan sonra bir adım daha öne geçemez ve geri dönüp arkadaşına şöyle der:

“Öyle bir ayeti kerime okuyup uyumuş ki, ona yaklaşmak mümkün değil”

Arkadaşı da adama yaklaşmaya çalışır fakat muvaffak olamaz.

“Doğru söylüyorsun ben de yaklaşamadım” der ve çekip giderler.

daha sonra seferinde olan adam uyuyan kimseyi kaldırır ve ona hadiseyi anlatır der ki:

“İşin sırrını bana haber ver şeytanlar sana hangi ayeti okumanın sebebiyle yaklaşamadı?”

Uyuyan kişi der ki:

“Ben şu ayeti kerimeyi okudum:

اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَث۪يثاًۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِه۪ۜ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۜ تَـبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ 

Şüphesiz ki rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden; geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allahtır. Bilesiniz ki, yaratma da buyurma da yalnız ona aittir. Alemlerin rabbi olan Allah yüceler yücesidir.” Araf:54

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir