Şeytanın Allah’tan dilekleri

Şeytanın Allah’tan dilekleri

Şeytan aleyh-il-lâ’ne der ki: Ne vakit ki, Hak teâlâ beni huzurundan kovdu, niyaz ettim: (Ya Rab! Ben de senden birkaç şey dilerim.) Hak teâla buyurdu: (Dile mel’un ne dilersen?) Dedim ki: (Evvelâ ban asker gerektir.) Hak teâlâ buyurdu: (Git, şu sokaklarda dolaşan kadınlar senin askerlerin olsun..)

Yine niyaz ettim: (Bana bir de duracak yer gerektir.) Hak teâlâ buyurdu: (Git, hamamlar ve içerisinde fisk-ü fücur işlenen evler senin durağın olsun.)

Yine niyaz ettim: (Bana, bir yer göster ki, benin ehlim oralarda bölük bölük toplansınlar, yalan, dolan, dedikodu, boş ve manasız sözler ve işlerle orada söyleşsinler. Hak teâlâ buyurdu: (Git, pazar yerleri senin ehlinin toplantı yerleri olsun.) Bundan dolayı, Salihler pazar yerlerinde oturarak boş ve faydasız sözlerle uğraşmazlar, ihtiyaçları her ne ise alır ve hemen oradan ayrılırlar. Zira, Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz: Sokak ehli, cehennem ehlidir, buyurmuşlardır.

 

Şeytan tekrar niyazda bulundu: (Yâ Rab! Bana, üzerine binmek için bir eşek gerektir.) Hak teâlâ buyurdu: (Emirlerimi tutmayan ve namaz kılmayanlar senin eşeğin olsun.) Onun için, Resûl-ü zişân efendimiz: Yahudiye ve hıristiyana selâm verin. Fakat, benim ümmetimin yahudilerine selâm vermeyin, buyurdukları zaman sordular: Yâ Resûlallah! Senin ümmetinin yahudileri kimlerdir?

Efendimiz buyurdular: Ümmetimin yahudileri, namaz kılmayanlardır. Ne zaman ki, yolda bir namaz kılmayana rastlarsanız, şeytanın onunla birlikte bulunduğunu muhakkak biliniz.

Evet, şeytan niyazlarına devam etti: (Ya Rab! Bana maskaralar da ver, onları kendime maskara edineyim, nasıl istersem öyle hareket ettireyim.) Hak teala buyurdu: (Git yâ mel’un, şu öfkelenenler ve öfkelerini yenip sabredemeyenler ve öfkelerine uyanlar da senin maskaran olsunlar..)

Müzekkin Nüfus

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir