Seyyidü’l-istiğfar Duası

İstiğfar duası nedir?

İstiğfar, işlenen günahlardan ve hatalardan dolayı Allah’tan af ve mağfiret niyaz etmek demektir. Kur’an-ı Kerim’de işledikleri kötülüklerden pişman olup tövbe-istiğfarda bulunanlar övülmektedir Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.” (Âl-i İmrân, 3/135). 

Kaynaklarda içeriği bakımından “istiğfar” anlamı taşıyan pek çok dua vardır. Hz. Peygamberin (s.a.s.) “Seyyidü’l-istiğfâr” (İstiğfârın en güzeli) diye nitelediği dua şöyledir:


اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّى ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ، خَلَقْتَنِى وَأَنَا عَبْدُكَ ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ ،


أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِى ، اغْفِرْ لِى ، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ


(Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben Senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla Senin ahdin ve va’din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden Sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim; günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü Senden başka hiçbir kimse günahları bağışlamaz.) (Buhârî, Deavât, 2)

Aslında kişinin Rabbine yönelerek içinden geldiği gibi dile getirdiği her türlü bağışlanma duası zaten bir istiğfardır. (DFK)

Seyyidü’l-istiğfar anlamını taşıyan bir başka dua

Peygamber Efendimiz namazın akabinde dualarına başlarken önce, “Rab olarak Allah’ı, din olarak İslamiyet’i, Peygamber olarak da Muhammed aleyhisselamı kabul ettim ve buna razı oldum.” der sonra da:

“Ey yer ve gökleri yaratan, gizli ve aşikare her şeyi bilip her şeye malik olan Allah’ım! Bir olduğuna ve senden başka ibadete layık kimsenin bulunmadığına şehadet ederim. Kendi kötülüklerimden şeytanın hile ve desiselerinden sana sığınırım.” dedikten sonra şöyle devam ederdi.

“Allah’ım!

Senden, din ve dünyam, mal ve ailem hakkında af ve afiyeti dilerim. Allah’ım, kusurlarımı ört ve beni tehlikelerden emin kıl. Hatalarımı azalt, önümden, ardımdan, sağımdan ve solumdan, beni koru ve azametinle alt Üzerinde yürüdüğüm şu topraklardan gelecek zararlardan beni koru.

Allah’ım beni mekrinden, gadabından emin olanlardan kılma. Bana başkasını musallat etme. Daima kusurlarımı ört ve beni zikrinden ayrılan gafillerden kılma.” Sonra üç kere “Seyyidü’l-istiğfar” denilen şu duayı ve diğer duaları okurdu: “Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete layık mabud yoktur.

Beni yaratan sensin. Ben senin kulunum, gücümün yettiği kadar sana verdiğim söz ve ahid üzerindeyim. Yaptığım kötülüklerden sana sığınır, verdiğin ni’metlere şükr eder, kusurlarımdan sana iltica ederim. Günahlarımı mağfiret eyle, senden başka mağfiret eden yoktur.” Sonra üç kere:

“Allah’ım!

Gözüme, kulağıma ve bütün bedenime sıhhat ve afiyet ihsan eyle. Senden başka hakiki mabud yoktur.” der;

“Allah’ım kaza ve kaderine rızayı, öldükten sonra huzur içinde ebedi saadeti ve cemalini müşahede zevkini, sana vasıl olma hevesini, dayanılmayacak zararlardan ve sapıtıcı fitnelerden beni korumanı, senden ister; zulmetmek ve zalim olmaktan, başkasına tecavüz etmek veya tecavüze uğramaktan veya affedilmeyecek bir günah irtikabından da sana sığınırım.”

“Allah’ım!

Din ve azmimde sebatı, rüşdümde azimeti, iyi işlere azmetmeyi senden isterim. Nimetine şükrü ve sana güzel ibadet edebilmeyi senden isterim. Nimetine şükrü ve sana güzel ibadet edebilmeyi senden isterim. Her şeyden salim ve huşu sahibi kalbi, dürüst ahlaka sadık ve zakir lisana sahib olmayı, nimetine şükür ile güzel ibadet ve makbul amellerde bulunmamı senden isterim. Bildiğin bütün iyilikleri senden ister ve bildiğin bütün kötülüklerden sana sığınırım. Bildiğin bütün günahlardan sana tevbe ederim. Sen bilirsin ben bilemem. Bütün gizli şeyleri en iyi bilen sensin. Allah’ım! Geçmiş-gelecek, gizli-aşikare ve senin bildiğin bütün kusurlarımı mağfiret et. İlk ve son, her şeye kadir ve her gizliyi bilen sensin.

Allah’ım!

İrtidadı kabul etmeyen imanı, tükenmeyen nimetleri, “Hüld” Cennetinde Resul-i Ekrem Muhammed aleyhisselama arkadaşlığı senden isterim.

Allah’ım!

Söz ve işlerin güzelini ve bütün iyilikleri, kötülüklerden uzak kalmağı, yoksulları sevmeyi, senden isterim. Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve sevgine yaklaştıracak her ameli sevmeyi senden isterim. Günahlarımı bağışlamanı, beni mağfiret edip merhamet etmeni senden isterim. Kavmimi iptila edeceğin zaman hemen beni kendine al ve fitne ile karşılaştırma.

Allah’ım!

Gaybı bilmen ve her şeye olan kudretin hürmetine, hakkımda hayat hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat; ölüm hayırlı olduğunda da ruhumu kabzeyle. Gizli ve aşikare haşyet üzere bulunmamı, hiddet ve sükunette adaletten ayrılmamamı, zenginlik ve fakirlikte itidali ve zatının cemaline bakmanın zevkini ve sana ulaşmanın aşk ve hevesini senden ister; zarar veren şeylerin mazaratından ve sapıtan fitnelerden sana sığınırım. Allah’ım iman cevheri ile bizi süslendir. Hidayette olup hidayete ulaştıranlardan eyle.

Allah’ım!

İsyan ile aramızda perde olacak şekilde bize haşyet ihsan eyle. Cennetine ulaştıracak taati, dünya ve ahiret musibetlerini ehvenleştirecek yakini bize ver. Allah’ım! Yüzümüzü haya, kalbimizi korku ile doldur. Sana kulluk edecek şekilde gönüllerimize heybet ve azametini yerleştir. En üstün sevgilimiz ve en çok korkacağımız sen ol. Allah’ım! İçine girdiğimiz bugünün evvelini salah, ortasını felah, matluba ermek, sonunu da saadet-i kamileye ulaştırmak kıl. Allah’ım! Bugünün evvelini nimet, ortasını rahmet, sonunu da mağfiret ve keramet kıl.

Allah’ım!

Bizi müttaki olan dostlarından, felaha ermiş cemaatinden ve salih kullarından eyle. Sevdiğin işleri bize tevfik eyle ve bizi lehimize olan iyi işlere teveccüh ettir.

Allah’ım!

İyilikleri toplayan evveli ve ahiri iyilik olan her şeyi senden ister, kötülükleri toplayan, evveli ve ahiri kötülük olan her şeyden sana sığınırız.

Allah’ım!

Benim üzerimde olan kudretin hakkı için bana rahmetinle teveccüh et. Sen tevbeleri kabul eden azim merhamete sahipsin Allah’ım hilm ü keremin hakkı için beni affeyle, bağışla. Sen mağfiret edici ve hilm sahibisin. Allah’ım, halimi bilirsin, merhamet et. Zira sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.

Allah’ım!

Bana olan malikiyetin hürmetine, beni nefsime hakim kıl ve nefsimi bana musallat etme. Zira dilediği gibi yapan melik ve Cebbar sensin.

Allah’ım!

Seni noksan sıfatlardan takdis, tesbih, tenzib eder ve sana hamd ederim. Senden başka Tanrı yoktur. Kötülükler İrtikâbıyla nefsime zulüm ettim, günahlarımı mağfiret eyle. Sen benim Rabbimsin, günahlarımı ancak sen bağışlarsın.

Allah’ım!

Sana gidecek doğru yola beni ilham et ve nefsimin kötülüklerinden beni koru. Allah’ım! Beni ıkab etmeyeceğin helal lokmayı bana rızk et. Beni taksimatına kani olanlardan eyle ve bana ayırdığın rızk ile, senin kabul edeceğin iyi şeylerde beni çalıştır.

Allah’ım!

Senden, günahlarımın affını, vücudumun afiyetini, hüsn-ü yakin ile dünya ve ahirette huzur, refah ve saadeti dilerim. Ey günah kendisine zarar vermeyen ve mağfiret kendisinden bir şey eksiltmeyen Allah’ım, sana zararı dokunmayan günahlarımı bana bağışla, senden bir şey eksiltmeyen mağfiretini de bana ver.”

“Ey Rabbimiz!

Bize sabır ver, müslüman olduğumuz halde ruhumuzu kabzeyle.”

“Sen dünya ve ahirette benim dostum, yardımcı ve koruyucumsun, benim canımı müslüman olduğum halde al ve salihlere kat.”

“Sen bizim velimiz ve dostumuzsun bizi affet ve bize rahmet et, mağfiret edicilerin en hayırlısı sensin.”

“Bizim için bu dünyada ve ahirette güzel olanı yaz. Biz sana teveccüh ettik.” “Ey Rabbimiz! Sana tevekkül ve sana teveccüh ettik. Rücu ve dönüş ancak sanadır.” “Ey Rabbimiz! Bizi bu zalim kavmin işkencesine uğratma.”

“Ey Rabbimiz! Kafirleri bize musallat etme. Bizi mağfiret eyle, sen muhakkak aziz ve hakimsin.”

“Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırı hareketlerimizi mağfiret eyle.”

“Ey Rabbimiz!

Bizi ve imanda bizden önce olan din kardeşlerimizi mağfiret eyle ve kalplerimizde mü’minler için kin ve hased bırakma. Ey Rabbimiz! Sen çok şefkat ve çok merhamet sahibisin.”

“Ey Rabbimiz!

Bize senin katından rahmet ver. İşimizde bize doğru bir yol tuttur.” “Ey Rabbimiz! Bize dünyada hasene ver, ahirette de hasene ver ve ateşin azabından bizleri koru.”

“Ey Rabbimiz!

Günahlarımızı mağfiret eyle. Kusurlarımızı ört ve bizi iyiler meyanında öldür. Ey Rabbimiz, resullerinin lisanı ile va’dettiklerini bize ver. Kıyamette bizi rüsvay etme. Muhakkak ki sen sözünden dönmezsin.”

“Ey Rabbimiz eğer unuttuk veya yanıldıysak bizi mes’ul tutma. Ey Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz takat getiremeyeceğimiz şeyleri bize yükleme. Bizi affet, hatalarımızı bağışla. Bize rahmet eyle. Sen Mevla’mızsın. Koruyucu ve yardımcımızsın. Kafirlere karşı bize yardım et ve nusret ver.”

“Rabbim!

Beni, anne ve babamı mağfiret eyle. Onlar, küçüklüğümde beni acıyıp baktıkları gibi, sen de onlara rahmet eyle. Kadın erkek bütün mü’min ve müslümanların ölü ve dirilerini affet. Rabbim, bana mağfiret ve merhamet et. İzzet ve kerem sahibi sensin. Merhamet edicilerin en hayırlısı, mağfiret edicilerin de en hayırlısı sensin. Biz Allah içiniz, Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz. Kuvvet ve kudret, ulu ve yüce olan Allah’’ndır. Allah bize yeter. En iyi koruyucu O’dur. Hatemü’l-Enbiya Hazret-i Muhammed ve aline salat ve selam olsun.”

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir