SIDK(DOĞRULUK)

Sıdk, doğru düşünce, doğru söz, doğru davranış manalarına gelir sıdk; Hak yolcusunun hilafı vaki her şeye kapanıp, hayatını doğruluğa göre planlaması, sadakatin emin bir temsilcisi olmasıdır. Söz ve davranışlarda doğruluğu tabiatının bir parçası haline getirmektir. Hayatının her safhasında doğruluğu arayıp onunla olmasıdır.

يَااَيُّهَاالَّذٖينَاٰمَنُوااتَّقُوااللّٰهَوَكُونُوامَعَالصَّادِقٖينَ

9.119 – Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

وَمَنْيُطِعِاللّٰهَوَالرَّسُولَفَاُولٰئِكَمَعَالَّذٖينَاَنْعَمَاللّٰهُعَلَيْهِمْمِنَالنَّبِيّٖنَوَالصِّدّٖيقٖينَوَالشُّهَدَاءِوَالصَّالِحٖينَوَحَسُنَاُولٰئِكَرَفٖيقًا

4.69 – Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.

Hz.Peygamber (sav): “Kul, sürekli sıdk söyler ve araştırırsa, Allah katında “sıddık” olarak yazılır. Yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında “Kezzab” (koyu yalancı) olarak yazılır. (Buhari, Rikak,38; Müslim, Birr,29

“sıdk özün söze uymasıdır.”

Cüneyd: “Sadık, günde kırk kez halden hale geçer, ilerler. Riyakar ise kırk yıl aynı halde kalır.” Yine şöyle demiştir. “ Sıdk: Ancak yalan söylediğin zaman kurtulabileceğin yerlerde doğruyu söylemektir.” Demiştir.

Vasıti: “Sıdk, temiz niyet ve kasd ile olan doğru tevhiddir.”

Sıdkın en azı, insanın içi ve dışıyla bir olmasıdır.

Şu söz güzeldir: “Sen Allah’tan samimi bir şekilde sıdkı istersen, O sana öyle bir ayna verir ki sen onunla dünyanın ve ahiretin bütün esrarını ve güzelliğini görürsün.” Ayna gönüldür kalbdir.

Üç şey sadık kimseyi yanıltmaz ve Ona hata yaptırmaz;

1-      Söz ve davranışlarında tatlılık

2-      Görünüşünde heybet ve etkileyicilik

3-      Yüzündeki nur ve güzellik

Allah teala Hz. Davud’a şöyle vahyettiği rivayet edilmiştir: “Ey Davud! Kimin batınında bana karşı sıdk olursa, ben de insanlar içerisinde onun sıdkla donatırım.”

Abdulkadir Geylani Ks:” Ey Allah’ın kulları sadık olunuz ki, felah bulasınız. Sadık asla geriye, eski kötü haline dönmez. Allah telanın tevhidinde sadık kimse, nefsininin hevasının ve şeytanın sözüyle geriye dönmez. muhabbetullahta sadık olan kimse, ne ayıp işitir, nede ayıp onun kulağına girer. Allahu Tealının, Resulunun, salih kullarının muhabbetinde sadık olan kimse ise, alçak ve günahkar bir münafığın sözüyle yoldan dönmez. Sadık sadığı, yalancı da yalancıyı tanır. Sadığın himmeti semada yücelerdedir; ona herhangi bir laf atan, onun hakkında ileri geri konuşan kimseni konuşması zarar vermez. Allah her işte galip gelendir (Yusuf.21) O senin için bir şey isterse sana o şeyi kolaylaştırır. Sadık, bir muhib samimi bir aşık, halktan kiminle karşılaşırsa karşılaşsın, mahbubundan başkasına nazar etmez. Resulullahın bir hadisini işitir, onunla amel ve onunla yakınlığını ashabına uymak yoluyla da güzelleştirirsen kalbin Rabbine doğru ilerler, Onun sözünü duyar. Allah’a taat ve ubudiyeti kamilen gerçekleştiren kimse Onun kelamını duyma gücüne erişir.

Ey Oğul! Rabbine itaatte bütün gayretinle çalış. Sana vermeyene sen ver. Sana gelmeyene sen git. Sana zulmedeni sen affet. Niyetinde kullarla, kalbinde ise Rabbi ile, beraber olmaya bak. Sadık olmaya, yalancı olmamaya gayret et. İhlaslı olmaya, münafık olmamaya çalış. Lokman Hekim şöyle dermiş: “Ey oğulcuğum! Kalbin fısk u fücür içerisinde olduğu halde, insanların senı takva sahibi gibi görmelerinden sakın!”  vah sana! Filan filan gibi ikiyüzlü, iki dilli, iki fiilli olmayasın.”(cilaul Hatır 1. Sohbet )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir