ŞİİLİK (ŞİA) NE DEMEKTİR

ŞİA NE DEMEKTİR?

Şia kelimesi Arapça bir isim olup şii kelimesinin çoğuludur. Lügat manası: Taraftar (Taraflılar, yardımcılar ve tabi anlamınadır. Şia kelimesi daha sonraları aynı lügat anlamında Hazret-i Ali (r.anh) taraftarlarına isim olmuştur.Hazret-i Ali’ye (r.anh) bütün mücadelelerinde haklı görerek savunan, ona yardımcı olan ve gerektiğinde onun tarafını tuttuğunu açıkça belirten kimselere şiatü Aliyyi Ebi Talib denilmiştir. Sonraları bu tabir daha kısaltılarak şia şeklinde kullanılmıştır.

ŞİANIN ORTAYA ÇIKIŞ  SEBEBİ NEDİR?

Hazret-i Peygamber’in vefatından sonra ensar ve muhacirinin Beni Saad gölgeliğinde halifeliğin kendilerinin hakkı olduğunu iddia etmelerine karşı, Hz. Ali taraftarları, hilafetin ehli beytin hakkı olduğunu ve Hz. Ali’nin halife olması gerektiğini savunuyorlardı. Bunlara göre Resulullah eğer miras bırakacak olsa idi muhakkak ki kendine en yakın varisleri olan ehli beyte bırakacaktı. Halifelik de aynen böyledir. Ve buna en uygun kimse de Hz. Ali (r.anh.)dir.

ŞİANIN BAŞKA İSİMLERİ VARMIDIR?

Şii, Rafızi,Galiyye ve Tayyare gibi isimleri mevcuttur.

HZ. PEYGAMBER KENDİNDEN SONRA HZ. ALİ RA. HALİFE TAYİN ETMİŞMİDİR?

Şiilerin ortaya atmış oldukları ve ısrarla, inat ederek savundukları, Hz. Peygamber’in Hz. Aliyi (r.anh) kendisine halife tayin ettiğine dair bir nâss veya bir hadis meydanda yoktur. Eğer böyle bir delil olsa idi, Hz. Ali (R.anh) bunu Ashabı kirama söyler ve onlar da kendisine biat etmekte kusur etmezlerdi.

HZ. ALİ RA. O ZAMAN NEDEN HZ. EBU BEKİR RA. HEMEN BİAT ETMEDİ?

Resulullah’ın vefatı üzerine Abbas) Ali’ye (r.anh) Elini uzat, biat edeyim. (Beni görerek) halk da biat edecektir, dediyse de Ali (r.anh) bu teklifi kabul etmedi» buyurmaktadır. Hazret-i Ali’nin (r.anh), Hazret-i Ebu Bekir’e (r.anh), halife seçilir seçilmez hemen biat etmemesidir. Bunun sebebini veya sebeplerini İslamı Tarihçileri açıkça ortaya koymaktadırlar. Hilafet ve imamet (devlet başkanlığı) hususunda, ehli beytin pek ısrarlı olmayışı hususu ayrıca dikkatleri çekmektedir. Bu hususta en isabetli sözü Hazret-i Hasan bin Ali, kardeşi Hüseyin’e söylemiştir. Hazreti Hasan, ölüm döşeğinde iken kardeşi Hüseyin’i yanına çağırıp ona: «Ey kardeşim, ben artık ceddime kavuşmak üzereyim. Hilafet meselesi üzerinde çok düşündüm ve danıştım. Anladım ki Cenab-1 Hak, biz ehli beyte hilafet vermeyi münasip görmüyor. Zira, birimiz bir hata yaptığı takdirde bundan dolayı ehli beyte halkın tan (kınama)e
meleri mümkündür. Sen de benim gibi hareket et» diye söylemişti.

ŞİA’YA RAFIZİ DENMESİNİN SEBEBİ NEDİR?

Rafızi denmesinin sebebi, onların sahabe-i kiramın çoğunu terk edip ayrılmaları ve hazret-i Ebubekir, ve Ömer’in (r.anhüma) halifeliklerini kabul etmemeleridir. Bazıları onlara Rafızi denmesinin sebebi. Zeyd bin Ali nin, Hazret-i Ebubekir ve Ömer’in (r.anhüma) halifeliklerini kabul ettiği için, onlar Zeyd bin Ali’yi terk eylemesi ve Zeyd bin Ali’nin onlar beni terk eylediler demek olan (Refeduni) buyurmasıdır. Çünkü onlar önceleri Zeyd bin Ali bin Tahsin bin Aliyyil Mürtedâ’ya (r.anh) biat edip, sonra Zeyd’in hazret-i Ebubekir ve Ömer’den uzaklaşmasını, ayrılmasını istemeleriyle: «Onlar yüksek ceddimin (sav) vezirleri idi, onlardan nasıl ayrılır, uzaklaşırım deyip, imtina’ eylediğinde, Zeyd’i terkedip, yanından dağıldıkları’ için onlara rafızi (terkeden) dendi.

ŞİA KAÇ FIRKAYA AYRILMIŞTIR?

Şia  klasik olarak bakılırsa dört ana  bölüme ayrılmıştır. bunlar; Keysaniyye, Zeydiyye, İmamiyye ve Galiyyedir. Genel olarak İslam dini esaslarından dışarı çıkmamışlar ve sadece küfrü icabettirmeyecek bazı hususlar ortaya koymuşlardır. Şiiler Allah’ın birliğine  ve Hz. Peygamberin SAV. peygamberliğine inanırlar. Kuranı kerimi ve hadisleri benimserler. fakat fıkıh, tefsir ve kelam konularında  Sünni görüşten uzaklaşırlar.

ŞİİLERDE İMAMET – HİLAFET NASIL YORUMLANIYOR

Hilafet ve imamet, ehli sünnet adını verdiğimiz selef mezhebine göre aynı şeydir. Şiilere göre ise imamet ve hilafet ayrı şeylerdir. İmamet, peygamber neslinden yani, Haşimi veya Alevi olması nas ile diğer bir ifade ile kendinden önce gelen imamın ve Allah’ın sözüyle tayin edilmesi masum olması yani, büyük ve küçük günah ve hatalardan beri bütün insanlardan Efdal olması şarttır. İmamın, idareye seçilmesi şart olmadığı için ki bu takdirde imam mefruz bir hayalden ibaret olmaktadır ekseriyetle imam gizlidir. Su halde Hz. Hüseyin (r.anh) ve evladı, yalnız imam olabilirler: Hz. Ali (r.anh) ve Hz. Hasan (r.anh) ise hem imam, hem de halife sayılabilirler. Ebubekir (r.anh) Ömer (r.anh) gibileri ise eğer büsbütün merdud sayılmazlarsa yalnız halife adını alabilirler.
Şiada imamet fikrini daima ön planda tutulmuştur. Bundan dolayı Ali evladının ve Alevi davetçilerinin bütün teşebbüsleri hep bu imam fikrinden çıkmıştır.

ŞİİLİK NERELERDE YAYGINDIR

Şiilik, tarih seyri içinde Afrika, Yemen, İran, Irak ve Azerbaycan bölgelerinde devlet olacak şekilde kendini göstermiştir.

KAYNAK: GUNYETÜ’T TALİBİN VE MEZHEPLER TARİHİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir